Playback türkçesi Playback nedir

  • Pleybek.
  • Yeniden oynatma.
  • Önceden seslendirme.
  • Pleybek yapmak.
  • Yeniden yürütmek.
  • Playback yapmak.
  • Banttan çalma.
  • Yeniden çalmak.
  • Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.
  • Yeniden oynatmak.
  • Geri oynatım.
  • Kayıttan yürütme.
  • Ses kuşağının çevirimden önce saptanması, bu kuşaktaki seslerin oyun, ek sesler ya da her ikisiyle birlikte eşlemeli olarak okunması durumu. tv. aynı yöntemin televizyonda uygulananı.

Playback ingilizcede ne demek, Playback nerede nasıl kullanılır?

Playback formats : Kayıttan yürütme biçimleri.

Playback head : Okuma kafası. Yeniden oynatma kafası. Geri sarma düğmesi. Okuyucu kafası.

Playback mix : Kayıttan yürütme kar. Kayıttan çalma karıştırıcı.

Input level control for playback mix : Kayıttan yürütme kar için giriş düzeyi denetimi.

Control bar on playback : Kayıt yürütme denetim çubuğu.

Playboy : Eğlence hayatına düşkün zengin erkek. Zampara. Eğlence peşinde koşan zengin delikanlı. Safa pezevengi. Çapkın. Mirasyedi. Pleyboy. Eğlence düşkünü erkek.

Playbacks : Yeniden oynatma. Yeniden oynatmak. Pleybek yapmak. Playback. Yeniden çalmak. Yeniden yürütmek. Playback yapmak. Önceden seslendirme. Banttan çalma. Geri oynatım.

Play a role : Rol yapmak. Payı olmak. Rol oynamak.

Playboys : Çapkın. Zampara. Safa pezevengi. Eğlence düşkünü erkek. Mirasyedi. Pleyboy. Eğlence peşinde koşan zengin delikanlı. Eğlence hayatına düşkün zengin erkek.

 

Playbook : Oyun kitabı. Tiyatro metni. Taktik tahtası.

İngilizce Playback Türkçe anlamı, Playback eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Playback ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Play back : Tekrarlamak. (plak vb) yeniden çalmak. Kayıttan dinlemek. Geriden çalmak. Banttan çalmak.

Replays : Tekrarlama maçı. Tekrar çalmak. Yeniden oynamak (maç). Tekrar oynanan maç. (maç) tekrarlamak.

Replaying : (maç) tekrarlamak. Tekrar oynanan maç. Tekrarlama maçı. Tekrar çalmak. Yeniden oynamak (maç).

Recorder : Kaydedici. Kayıt memuru. Yazıcı aygıt. Teyp. Flavta. Blokflüt. Her yarışın sonucunu, bitiriş sıralarını, süre, yükseklik, uzaklıklara ilişkin bilgileri yazıya geçiren görevli. Sonuç yazmanı. Hakim. Ses kayıt cihazı.

Lip synchronization : Sözlendirmede, görüntülükteki görüntüde yer alan dudak devinimlerine uygun ses çıkarma. (bu eşleme, hem süre bakımından (yani sesin, dudak oynadığı vakit çıkıp durduğu vakit kesilmesi), hem de biçim bakımından (yani dudağın aldığı biçime uygun ses çıkarılması) yapılır). konuşmalarda, ses ile görüntünün birlikte saptanması. Müziğe dudak hareketlerini uydurma. Dudak eşlemesi. Dudak senkronu. Dudak uydurma.

Playbacks : Playback.

Electronic equipment : Elektronik teçhizat. Elektronik donanım.

Replay : Yeniden oynamak (maç). (maç) tekrarlamak. Tekrar oynanan maç. Tekrar çalmak. Tekrarlama maçı.

Reproduction : Üreme. Eşeyli veya eşeysiz hücre bölünmesiyle hücre veya birey sayısındaki artış, üreme, reprodüksiyon. Eşeyli ya da eşeysiz hücre bölünmesi ile çoğalma. üreme, reprodüksiyon. Aslını bozmadan çoğaltma veya taklit biçimde yapılan üretim. Erişkin vücuttan yavru elde edilmesi. bir durum veya nesnenin benzerinin oluşturulması, çoğalma, duplikasyon, replikasyon. Özdeşbaskı. Film, mıknatıslı kuşak, mıknatıslı film gibi çeşitli gereç üzerine saptanmış optik ya da mıknatıslı sesin dinlenmesi amacıyla, bunların okuma kafasından geçirilmesi. tv. mıknatıslı görüntü kuşağının, görüntü ve ses imlerini okuyan kafadan geçirilmesi. Çoğaltma. Kopan organın tekrar çıkması.

 

Playback synonyms : sound reproduction, recording equipment, recording machine, pre recarding, lip sync, replayed.