Replaying türkçesi Replaying nedir

  • (maç) tekrarlamak.
  • Tekrarlama maçı.
  • Tekrar çalmak.
  • Yeniden oynamak (maç).
  • Yeniden çalmak.
  • Tekrar oynanan maç.

Replaying ingilizcede ne demek, Replaying nerede nasıl kullanılır?

Replay head : Okuma kafası.

Action replay : Tekrar. Tekrar (ingiltere ingilizcesi).

Replay : Önceden seslendirme. Yeniden çalmak. Tekrarlama maçı. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Tekrar oynanan maç. Yeniden oynamak (maç). (maç) tekrarlamak. Tekrar çalmak. Ses kuşağının çevirimden önce saptanması, bu kuşaktaki seslerin oyun, ek sesler ya da her ikisiyle birlikte eşlemeli olarak okunması durumu. tv. aynı yöntemin televizyonda uygulananı.

Replayed : Tekrarlama maçı. (maç) tekrarlamak. Tekrar çalmak. Yeniden oynamak (maç). Tekrar oynanan maç. Yeniden çalmak.

Replays : (maç) tekrarlamak. Yeniden çalmak. Tekrar oynanan maç. Tekrarlama maçı. Yeniden oynamak (maç). Tekrar çalmak.

Replace all : Tümünü değiştir.

Replace file : Dosyayı değiştir. Silinecek dosya. Değiştirilecek dosya.

Replace by : Yer değiştirmek.

Replace : Yerine koymak. Vekalet etmek. Ahizeyi yerine koymak. Hastalanan ya da gelmeyen bir oyuncunun rolünü oynamak. Yenisini takmak. Yenisiyle değiştirmek. Başkasıyla değiştirmek. Geri ödemek. İade etmek.

Foreplays : Ön sevişme. Peşrev. Önsevişme. Cinsel ilişkiden önce oynaşma. Ön oyun.

 

İngilizce Replaying Türkçe anlamı, Replaying eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Replaying ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Stopping : Durma. Tıkama. Tevkif. Dolgu. İstop. Kesilme. Diş dolgusu. Tevakkuf. Seyahat programı. Durdurma.

Transposition : Yer değişikliği. Transpozisyon. Transpoziyon. Çaprazlama (kablo). Bir genin, bulunduğu kromozom üzerinde yer değiştirmesi. genomun bir parçasının bulunduğu yerden bir sıçrama ile başka bir yere kolaylıkla ve süratle yerleşmesi ve bu arada kromozom yapısında dikkate değer bir değişiklik olmaması olayı. Tersyüzleme. Bir organın olmaması gereken bir yerde bulunması. bir doku parçasını kesip başka bir yere yapıştırma ameliyatı. bir genin veya genlerin hücrede bir kromozomdan diğerine veya aynı kromozom içerisinde yer değiştirmesi. Yerini değiştirme. Aktarma. Denklemin diğer tarafına geçirme.

Playing : Oyun. Oynak. Yürütülüyor. Okunuyor. Oynama. Okuyor. Oynayan. Oynanmak üzere yazılan bir yapıtın sahnede tiyatro sanatçıları tarafından oynanması. Çalma.

Playacting : Oynamak. Rol yapmak.

Playbacks : Banttan çalma. Kayıttan yürütme. Playback. Önceden seslendirme. Yeniden oynatmak. Yeniden oynatma. Geri oynatım. Yeniden yürütmek. Playback yapmak.

Playback : Önceden seslendirme. Banttan çalma. Yeniden oynatmak. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Playback yapmak. Pleybek yapmak. Ses kuşağının çevirimden önce saptanması, bu kuşaktaki seslerin oyun, ek sesler ya da her ikisiyle birlikte eşlemeli olarak okunması durumu. tv. aynı yöntemin televizyonda uygulananı. Yeniden oynatma. Yeniden yürütmek.

 

Bowing : Bir kemancının yayı tutma şekli. Eğilme (kaplama). Yaylama. Yay ile keman çalma. Yay tutma. Eğrilik.

Acting : Sinema, televizyon, tiyatro alanlarında kullanılır. Oyunluktaki belli bir kimseyi canlandırma işi. bu işin yapılış biçimi. Hareket eden. Oynanmak üzere yazılan bir yapıtın sahnede tiyatro sanatçıları tarafından oynanması. Vekalet eden. Davranan. Oyunun kişilerini, olayın çevresini, havasını canlandırma. bu işin yapılışı. Oynama. Oyunculuk. Yerine bakan.

Play back : Geriden çalmak. Tekrarlamak. Kayıttan dinlemek. (plak vb) yeniden çalmak. Banttan çalmak.

Replaying synonyms : musical performance, piping, replayed, replay, replays, performing.

Replaying zıt anlamlı kelimeler, Replaying kelime anlamı

Restless : Hareketli. Erinçsiz. Vesveseli. Uykusuz (gece). Tez canlı. Kararsız. Huzursuz. Yerinde duramayan. Dalgalı. Rahatsız.

Discontinuance : Ara. Duraklama. Devam etmeme. Son verme. Aralık. Devamsızlık. Fasıla. Sona erdirme. Bir süreç ya da gidişin aralıklı olarak süregelmesi. Kesiklilik.

Discontinuation : Son verme. Ara. Devamsızlık. Kesme. Fasıla. Sona erme. Duraklama. Kesilme. Vazgeçme. Aralık.