Transposition türkçesi Transposition nedir
- Biyoloji, fizik, kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır.
- Bir organın olmaması gereken bir yerde bulunması. bir doku parçasını kesip başka bir yere yapıştırma ameliyatı. bir genin veya genlerin hücrede bir kromozomdan diğerine veya aynı kromozom içerisinde yer değiştirmesi.
- Devirme.
- Kanuna.
- Denklemin diğer tarafına geçirme.
- Tersyüzleme.
- Yer değiştirme.
- Yerini değiştirme.
- Aktarma.
- Çaprazlama (kablo).
- Transpozisyon.
- Dna transpozisyonu.
- Yer değişikliği.
- Transpoziyon.
- Bir dizeyin diksıralarını yansıra, yansıralarını diksıra yapma işlemi.
- Yerdeğiştirme.
- Bir genin, bulunduğu kromozom üzerinde yer değiştirmesi. genomun bir parçasının bulunduğu yerden bir sıçrama ile başka bir yere kolaylıkla ve süratle yerleşmesi ve bu arada kromozom yapısında dikkate değer bir değişiklik olmaması olayı.
Transposition ingilizcede ne demek, Transposition nerede nasıl kullanılır?
Transposition cipher : Karılmaya dayalı kripto. Yer değiştirme şifresi. Sıra değiştirmeli kripto. Karılmalı kripto.
Dna transposition : Bir gen veya genlerin genomdaki bir yerden başka bir yere hareketi, transpozisyon. Dna transpozisyonu.
Parotid duct transposition : Kuru göz hastalığının tedavisinde parotis kanalının ameliyatla göz kapakları içine taşınması. Parotis kanalı transpozisyonu.
Transpositions : Yer değiştirme. Yerini değiştirme. Yerdeğiştirme. Devirme. Yer değişikliği. Denklemin diğer tarafına geçirme. Transpozisyon. Kanuna. Çaprazlama (kablo). Aktarma.
Transpositive : Ters çevrilebilir. Çevrilebilir. Yer değişikliğiyle ilgili. Denklemin diğer tarafına geçirmeyle ilgili.
Transposing : Sırasını değiştirmek. Sırayı değiştir. Yerini değiştirmek. Devrik. Devrik_dönüşüm. İşlemi tersine çevir. Aktarmak. Perdesini değiştirmek. Tanspoze. Denklemin öbür tarafına geçirmek.
İngilizce Transposition Türkçe anlamı, Transposition eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Transposition ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Knockdowns : Öldürücü darbe. Rakibin ayaklarını yerden kesen darbe. Ölümcül darbe. Son darbe. Yere deviren. Boz yap. Portatif. Portatif eşya. Yere serici.
Copy : Basımevinin bulunmasından önce yazmaların elle çoğaltılması işi. Kopya etmek. Taklit etmek. Kopya çekmek. Kopyalamak. (sınavda) kopya çekmek. Asıl kuşağın karşıt niteliğindeki benzeri. asıl filmin, çeşitli amaçlarla kullanılmak üzere hazırlanmış benzeri (bu anlamda hep pozitif eşlem anlatılır). (bir negatifin eşlemi pozitif, bir pozitifin eşlemi negatifidir.). Kopyasını yapmak. Bir yapıttan birden çok sayı elde etmek. Kaynak verilerde hiçbir değişiklik yapmadan, verileri bir veri ortamından okuyup, değişik de olabilen bir fiziksel biçimde, başka bir ortama yazma. örn. bir deste delikli kartı mıknatıslı kuşağa aktarma. sonuç, aktarmanın yapıldığı koşullara bağlı olarak, özgün kaynaktan belli ölçülerde değişik görünümlere de dönüştürülebilir. veri kaynağına ve sonucun amacına göre türlü bağlamlarda "aktarma" sözcüğünün çizelgede gösterilen eşanlamlıları kullanılır: aktarma türleri: ..tablo.
Relocations : Ripaj. Tehcir. Yeniden yerleştirme. Başka yerde iskan. Rölekasyon.
Relocation : Rölekasyon. Yeniden yerleştirme. Başka yerde iskan. Başka yere yerleştirme. Özellikle hükümetlerce uygulanan yöneltiler sonucunda yerinden, yurdundan, barkından edilen bireylerin ve ailelerin yeni yerleşim yerlerine taşınmaları, oralarda konutlandırılıp çalışma olanaklarına kavuşturulmaları, bk. yeniden konutlandırma. Tehcir. Yeniden yerleştirim. Ripaj.
Motioned : Hareket ettirmek. Önerge. Kımıltı. Güdü. İşaret etmek. El ile işaret etmek. Hareket. Devinim.
Permutations : Olasılık kuramında birden çok biçimde gerçekleşebilen bir olay için aynı biçimin birden çok yinelenmemesi durumunda belirebilecek tüm olanaklı düzenlerin sayım kuralı. Değişim. Değiş tokuş. Permutasyon. Olanaklı düzenler kuralı.
Variation : Mikroorganizmaların kültürel, morfolojik, fizyolojik, biyokimyasal ve antijenik karakterlerinde bazı koşullar altında oluşan değişikliklere verilen ad. ortak atalara sahip canlıların gösterdiği farklılık, değişim. İstatistikte, bazı karakterler bakımından farklı olma, orta durumdan sapma. esas tür tipine göre belirli karakterlerde görülen ayrılıklar. mikroorganizmaların kültürel, morfolojik, fizyolojik, biyokimyasal ve antijenik karakterlerinde bazı koşullar altında oluşan değişiklikler. Değişiklik. Değişme derecesi. Çeşitleme. Çeşitlilik. Bir özelliğe ilişkin değerin belirli koşullar altında azalıp çoğalması. Manyetik sapma. Bir niceliğin değerinin, artışı ya da azalışı. Klasik dans ikilisinde kadın ve erkek dansçının solo dansları.
Motion : Bir nesnenin konumunun zamana bağlı olarak değişimi; olay çatkısına göre incelenir. Önerge. Her türlü değişimi gösteren özdeğin bir varlık biçimi. ötelenme, dönme, titreşim gibi konum değiştirme. Fizik, kimya, sinema, televizyon, sosyoloji alanlarında kullanılır. Çalışma. Hareket. Güdü. Devinim. Kımıltı. Hareket ettirmek.
Tipping : Uç kılıfı. Bahşiş. Bahşiş verme. Bir yana yatırma. Uç. İma. Çöpün açık alanlara dökülmesi. Eğilme. Boşaltma. Çöp boşaltma.
Diastasis : Kırmaya neden olmadan gerçekleştirilen kemik ayırması. Diyastazi. Diyastazı. Diyastaz. Yüreğin kasılmasında sistolden hemen önceki istirahat devresi. bağlı bulunan kısımların normal olmayan ayrılması. Yerinden oynatma.
Transposition synonyms : heterotaxy, citation, displacement, overturning, removal, transumption, alienism, carryover, interchange, adaptations, changeovers, assignment, tipped, motioning, subversion, migration, abnormality, changeover, turnover, transpositions, knockdown, change of scene, attornment, excerpt, fluctuation, clearing, substitution, removals, dislocation, permutation, displacements, shift, change of location.
Transposition zıt anlamlı kelimeler, Transposition kelime anlamı
Normality : 1 litre çözeltide çözünen özdeğin eşdeğer - gram sayısı. Dikeylik. Düşeylik. Biyoloji, kimya, sosyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Normalite. Düzgülülük. Düzgünlük. Bir litre çözeltideki çözünen maddenin eşdeğer gram sayısı, normal çözelti, normal konsantrasyon, n. Bir toplumsal olgunun, içinde yer alıp bütünleştiği genel yapı ile uyumlu olması, bu yapının akıcı biçimde işleyişini sağlaması durumu. Olağanlık.
Transposition ingilizce tanımı, definition of Transposition
Transposition kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The act of transposing, or the state of being transposed.

Bu kısımda Transposition kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Transposition ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Transposition anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Transposition ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.