Dudak eşlemesi nedir, Dudak eşlemesi ne demek

Dudak eşlemesi; sinema, tv alanlarında kullanılan bir terimdir.

  • Sözlendirmede, perdedeki görüntüde yer alan dudak hareketlerine uygun ses çıkarma

Sinema ve Televizyon dünyasındaki anlamı:

Konuşmalarda, ses ile görüntünün birlikte saptanması.

Sözlendirmede, görüntülükteki görüntüde yer alan dudak devinimlerine uygun ses çıkarma. (Bu eşleme, hem süre bakımından (yani sesin, dudak oynadığı vakit çıkıp durduğu vakit kesilmesi), hem de biçim bakımından (yani dudağın aldığı biçime uygun ses çıkarılması) yapılır).

İngilizce'de Dudak eşlemesi ne demek? Dudak eşlemesi ingilizcesi nedir?:

lip synchronization, lip sync

Dudak eşlemesi kısaca anlamı, tanımı:

Dudak : Ağzın, dişleri örten ve dışarıya doğru az veya çok kıvrılan üst ve alt kenarlarından her biri. Ağız.

Eşlem : Kopya.

Perde : İki yeri birbirinden ayıran bölme. Doğruyu görmeye engel olan şey. Üzerine bir cismin görüntüsü yansıtılan saydam olmayan yüzey. Katarakt. Kaz, ördek, martı gibi hayvanların parmaklarını birbirine bitiştiren zar. Bir sahne eserinin büyük bölümlerinin her biri. Görüşü, ışığı engellemek, bir şeyi gizlemek için pencereye veya bir açıklığın önüne gerilen örtü. Bir müzik parçasını oluşturan seslerden her birinin kalınlık veya incelik derecesi. Bu ses derecelerini sağlamak için çalgılarda bulunup parmaklarla basılan yer. Seste pes perde.

 

Görüntü : Bir film üzerinde sıralanmış resimlerin gösterici yardımıyla ekrana art arda düşürülmesi sonunda hareketin yeniden kurulmasıyla ortaya çıkan görünüş, görüntülük üzerindeki hareketli resimler bütünü. Manzara. Gerçekte var olmadığı hâlde varmış gibi görünen şey, hayalet. Herhangi bir nesnenin mercek, ayna vb. araçlarla oluşturulan biçimi, hayal. Sayı doğrusu üzerinde bir sayıya karşı gelen nokta. Gölge oyununda Karagözcünün perdeye yansıttığı görsel malzeme.

Hareket : Demir yollarında katarların düzenlenmesi ve hangi saatlerde yola çıkıp hangi duraklarda karşılaşacaklarını düzenleme işleri. Deprem. Bir cismin durumunun ve yerinin değişmesi, devinim, aksiyon. Belirli bir amaca varmak için birbiri ardınca yapılmış olan ilerlemeler, akım. Vücudu oynatma, kıpırdatma veya kımıldanma. Kas ve eklemlerin, belli doğal şartlar içerisinde işlemeleri sonucu vücut bölümlerinde düzenli ve olumlu etkilerle oluşturdukları yer değişimi. Davranış, tutum. Bir parçanın yavaşlık, çabukluk derecesi. Yola çıkma. Devinim.

Uygun : Elverişli, yarar, müsait, muvafık. Orantılı, oranlı. Yakışır, yaraşır, mutabık, mütenasip.

Çıkarma : Dört işlemden biri, çıkarmak işlemi, tarh. Düşman kıyılarına gemi, bot vb.nden asker indirme, asker çıkarma. Çıkarmak işi, emisyon.