Pledgers türkçesi Pledgers nedir
- Rehinli borçlu.
- Rehneden.
- Rehin veren.
- İpotek veren.
Pledgers ingilizcede ne demek, Pledgers nerede nasıl kullanılır?
Pledger : Tutu karşılığı, borç para veren verdiği borç para karşılığı bir mal ya da özdeği tutulayan. İpotek veren. Tutulandıran. Tutu alan. Rehin veren. Rehinli borçlu. Rehneden. Kendisine verilen borç para karşılığında alacaklısı yanında malını tutulandıran kişi.
Pledgery : Kefalet.
Pledge of claim : Alacak üzerinde tutu hakkı. Alacak üzerinde rehin hakkı. Pay, borç ve alacak belgitlerini tutulayarak bunlara karşılık bankalarca kişiye tanınan borç para verilme hakkı.
By a pledge : Anlaşma ile.
Campaign pledge : Kampanya vaadi. Seçim kampanyası vaadi. Bir kampanya esnasında siyasi bir aday tarafından verilen spesifik bir söz.
Flag pledge : Sadakat yemini.
Take the pledge : (içki içmeye vb.) tövbe etmek. Yemin etmek. Söz vermek.
Implement a pledge : Bir sözü yerine getirmek. Bir andı uygulamak. Bir vaadi uygulamak.
Commercial pledge : Ticari işletme rehni. Ticari rehin. İşletmenin borcuna karşılık taşınabilir maddi veya maddi olmayan varlıkları veya bir bütün olarak işletmenin mülkiyetinin güvence olarak gösterilmesi.
Put in pledge : İpotek koymak. Rehnetmek. Rehin vermek. Rehin koymak. Rehine koymak.
İngilizce Pledgers Türkçe anlamı, Pledgers eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Pledgers ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Vow : Yerine getirileceğine söz verilen böcek yutma, mum yakma, oruç tutma, besin sunma, su dökme, kurban kesme, şenlik yapma gibi adamak eylemi ya da adanılan şeylerden her biri. bk. adak yapmak, yakarı, cancılık, tapıncak. Sayrılıktan sağalma, çocuk sahibi olma, evlenme, zor bir durumdan kurtulma vb. amaçlara yönelik isteklerin yerine getirilmesi için yüce varlıklara, ermişlere, tapınaklara, yatırlara, ziyaretlere adanan oruç, kurban, yiyecek, eşya vb. Yemin etmek. Adak yapmak. Doğaüstü güç, nesne ya da varlıklara dilekte bulunan birey ya da toplulukların, isteklerinin gerçekleşmesi durumunda, yerine getirmeye söz verdikleri adamak eylemi, bk. adak. Ant içmek. Yemin. Ant. Adak.
Pawners : Rehin bırakan. Rehin karşılığı borç alan kimse. Teminat veren.
Account book : Defter. Kişi, kurum ve kuruluşların, borç ve alacaklarını sistemli bir biçimde kaydettikleri defter. bk. hesap cüzdanı. Hesap cüzdanı. Hesap defteri. Cüzdan.
Guarantee : Aval. Borçlanımı, borcun ödenmesinin üçüncü bir kişi tarafından alacaklıya sağlanılması. kişisel inanca. Güvence altına almak. Tecim belgitlerinde üçüncü bir kişinin ödemeden sorumlu olanlar yararına alacaklılara karşı borçlanmada bulunması. Kefalet etmek. Garanti. Bir anlaşmada taraflardan birine ait sorumluluğun bir başkası tarafından söz, mal veya para biçiminde yüklenilmesi. bk. kefalet. Garantiye almak. Üçüncül inanca. Garanti altına almak.
Record : Tutanak yazmak. Not etmek. Seslendirme eylemi. Kayda almak. Atletizm, bilgisayar, bilişim, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Kaydetmek. Kayıt. Herhangi bir veri saklama ortamına, tutanak eklemek ya da günlemek amacıyla yazmak. Atletizmin herhangi bir dalında, yönetmeliğe uygun olarak o zamana değin elde edilmiş derecelerin en üstünü ya da eşiti. Bir bilgiyi, saklayabilmek ereğiyle, deftere, kağıda ya da fişe geçirme.
Debtor on pawn : Tutulu borçlu. Tutu karşılığı borç para alan kişi.
Mortgagor : Rahin. İpotek ettiren. İpotek borçlusu. İpotek ettiren borçlu. İpotek veren kişi. İpotekli borçlu.
Book : Liste. Deftere işlemek. Kitap. (yer) ayırtmak. Ayırtmak. Tutmak. Senaryo. Defter. Opera metni. Yer ayırtmak.
Subsidiary ledger : Yardımcı ana defter. Yardımcı hesaplar defteri. Muavin defter. Yardımcı defter.
Mortgagors : İpotek borçlusu. İpotek ettiren borçlu. Rahin. İpotekli borçlu. İpotek ettiren. İpotek veren kişi.
Pledgers synonyms : method of accounting, cost ledger, leger, journal, pawner, assure, accounting system, daybook, accounting, plight, mortgager, mortgagers, covenant, general ledger, pledger, book of account, vouch, promise.
Pledgers zıt anlamlı kelimeler, Pledgers kelime anlamı
Nonmember : Üye olmayan kimse. Üye olmayan kişi.
Dishonor : İki paralık etmek. Şerefini sarsmak. Şeref ve haysiyetini kırmak. Namusuna dokunmak. Kepaze etmek. Rezil etmek. Şerefini beş paralık etmek. Onursuzluk etmek. Sözünü tutmamak. Leke sürmek.

Bu kısımda Pledgers kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Pledgers ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Pledgers anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Pledgers ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.