Pleuroperitoneal shunt türkçesi Pleuroperitoneal shunt nedir

  • Göğüs boşluğundan peritonal boşluğa sıvı akımını sağlayacak kateter yerleştirilmesi.
  • Veterinerlik alanında kullanılır.
  • Plöroperitonal şant.

Pleuroperitoneal shunt ingilizcede ne demek, Pleuroperitoneal shunt nerede nasıl kullanılır?

Pleuroperitoneal : Plöroperitoneal.

Shunt : Yakasını sıyırmak. Hat değiştirme. Akımölçer gibi bir elektriksel aygıttan geçen akımı değiştirebilmek için, aygıtın uçları arasına bağlanan bir iletken. Şönt yapmak. Yerini değiştirmek. Hat değiştirmek. Bir yana veya tarafa dönme, uğramadan geçme. başta kan damarları olmak üzere kanallar arasında oluşan ve birinden diğerine kan akımını sağlayan normal dışı geçit veya anastomoz. bu tür bir değişim trombozu takiben olduğu üzere fizyolojik olarak veya bir yapılış bozukluğunda kaynaklanabilir. cerrahi olarak damarlar arasında anastomoz oluşturulması veya oluşan anastomoz. Makas değiştirme. Fizik, veterinerlik alanlarında kullanılır. Manevra yapmak.

Acquired portosystemic shunt : Kronik karaciğer lezyonlarında portal kan dolaşımının belirgin biçimde baskı altında kalması sonucu, kapı toplardamarının doğrudan sistemik dolaşıma karışması. Kazanılmış portosistemik şant.

Arteriovenous shunt : Kanın bir atardamardan toplardamara dolaysız geçişi. u biçiminde bir ucu atardamara, diğeri toplardamara bağlanan plastik tüp. hemodiyaliz amacıyla kullanılır ve kanın kılcal damarlara akışı engellenmiş olur. Arteryovenöz şant.

 

Cardiovascular shunt : Kalbin sağ ve sol bölümlerinde arasında veya sistemik ve pulmoner dolaşım arasında anormal olarak kan akımının yön değiştirmesi. Kardiyovasküler şant.

Congenital portal systemic shunt : Fetüste normal olarak vena cava caudalis ile vena porta’yı birbirine bağlayan ductus venosus, doğuma yakın bir dönemde veya doğumdan kısa bir süre sonra ortadan kalkmaması ve bu iki damar arasındaki bağlantı kesilmemesiyle belirgin yapılış bozukluğu. Doğuştan portal sistemik şant.

İngilizce Pleuroperitoneal shunt Türkçe anlamı, Pleuroperitoneal shunt eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Pleuroperitoneal shunt ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abaxial : Eksenden uzak, eksen dışı. Eksendışı. Eksen dışı. Abaksiyal. Eksenden uzak. Eksenden uzakta bulunan (biyoloji terimi). Aks kemiği dışında.

A amplitude mod : Ultrasonografide gönderilen ses dalgasının yayılımı doğrultusunda, farklı yüzeylerden yansıyan ses dalgalarının, yansımanın şiddetine göre çizgisel bir grafik olarak gösterilmesi. özellikle gözde biyometrik ölçümlerde kullanılır. A-mod görüntü.

Abdominal ovariectomy : Abdominal ovaryektomi. Laparotomi yoluyla gerçekleştirilen kısırlaştırma.

A clay : Sindirim kanalındaki zehirleri ve vitaminleri yüzeyde tutarak emilimlerini önleyen ve bağırsak duvarını kaplayarak koruyucu bir tabaka oluşturan doğal alüminyum silikat bileşiği, kaolin. Beyaz kil.

 

A band : Çizgili kas teli ışık mikroskobunda incelendiğinde görülen, kalın flamentlerle aralarına giren ince flamentlerin uçlarını içeren ve ışığı iki kez kıran koyu renkli bantlar, anizotrop bant, anizotropik bant. A bandı.

A c syndrom : Arnold-chiari yapılış bozukluğu. A-c sendromu.

A crochordon : Köpeklerde küçük, kılsız, hiperplastik bir epidermisle damardan zengin kollajen dokudan ibaret, saplı veya sapsız, deri eklentileri içermeyen, deri sarkmalarıyla belirgin iyicil tümör, fibrovasküler papillom, yumuşak fibrom, pendilöz yumuşak fibrom. Akrokordon.

Abamectin : Abamektin. Streptomyces avermitilis adlı bakteriden fermentasyon sonucunda elde edilen ve sığırlarda sindirim kanalı yuvarlak solucanları, akciğer kurtları, bit ve kenelerle mücadelede kullanılan, parazitlerde gaba salınımını artırarak ölümlerine neden olan bir ilaç.

A dna : Dna çift sarmalının sağ el sarmal yapısı gösterdiği ve çift zincirin bir tam dönüşünde yapıya 11 bazın girdiği dna biçimi. A dna.

Abdominal distention : Abdominal gerginlik. Karın gerginliği. Karın duvarının gergin olması, abdominal gerginlik.

Pleuroperitoneal shunt synonyms : abdominal palpation, abdomen, abdominal pain, abattoir, abdominal fat necrosis, a c deformity.