Plug socket türkçesi Plug socket nedir

  • Dişi fış.
  • Dişi fiş.
  • Yuva.
  • Elektrik akımını almak için fişin sokulduğu yuva; fiş yuvası.
  • Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.
  • Priz.

Plug socket ingilizcede ne demek, Plug socket nerede nasıl kullanılır?

Plug : Tıpalamak. Ateş etmek. Tapalamak. Vurmak. Tıkaç. Reklamını yapmak (radyo). Yumruk atmak. Dolgu yapmak. Fiş.

Socket : Elektrik akımını almak için fişin sokulduğu yuva; fiş yuvası. Priz. İki boruyu birbirine eklemekte kullanılan bağlantı parçası. İçine bir şey geçirilen delik. Oyuk. Duy (elektrik). Göz çukuru. Kovan. Bilgisayar, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Reze yuvası.

Plug and go : Tak ve kullan.

Plug and go application : 'tak ve kullan' uygulaması. Tak ve kullan uygulaması.

Plug and play : Pnp. Yeni ekipmanların kolay yüklenmesine imkan veren donanım standartı. Tak-çalıştır. Tak ve çalıştır. Tak-işlet. Tak ve kullan.

Plug and play software device enumerator : Tak ve çalıştır yazılım aygıtı sıralayıcısı.

İngilizce Plug socket Türkçe anlamı, Plug socket eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Plug socket ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Creche : Yetimhane. Hazreti isa'nın doğumunu simgeleyen tablo. Bebekevi. Kreş. Bebek evi.

 

Day nursery : Süt çocuklarının genellikle gündüzleri ve kimi durumlarda geceleri bakılmak üzere bırakıldıkları yer. Kreş ve gündüz bakımevleri. Bebek bakımevi. Gündüz bakımevi. Oyun odası. Anne ve babaların çalışmakta olduğu saatlerde, çocukların bakım ve eğitimini sağlayan özel ya da kamusal kurum. Anaokulu. Kreş.

Hearth and home : Aile ocağı.

Day care center : Gündüz bakımevi. Kreş. Gündüz bakım evi. Günlük bakım merkezi. Gündüz çocuk yuvası.

Switch plug : Anahtar pimi. Anahtarlı priz.

Jack : Yükseltmek. Erkek fiş. Erkek eşek. Kriko ile kaldırmak. Jak. Kaldıraç. Köylü. Bilgisayar, gitar, madencilik alanlarında kullanılır. Erkek tavşan.

Creep : Sevilmeyen kimse. Sünmek. Sürünme. (sarmaşık vb) sarılmak. Sürünmek. Kaymak. Sızmak. Emeklemek. Emekleme. Sokulmak.

Stiffening : Berkitme. Takviye. Dik tutan şey. Priz alma. Kola. Katılaşma. Destek. Pekişme. Gerginleştirme.

Outlets : Açılma fırsatı. Ağız. Pazar. Satış yeri. Fiş. Çıkış. Yol.

Alveolus : Küçük boşluk, çukurluk. mikroskopik, epitel hücrelerinden oluşan memenin süt yapan küresel birimi. Akciğerlerde gaz değişiminin yapıldığı çok ince duvara sahip hava kesesi. memedeki kübik epitel ve miyoepitelden meydana gelen salgı bezi yapısı. küçük çukur. diş yuvası. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Hava keseciği. Diş çukuru. Alveolus. Alveol. Beze taneciği. Akciğerde bronşçukların sonlandığı küçük kese şeklindeki boşlukların son ucu. bez yapılarındaki küçük boşluklar. 3-küçük bir kese şeklinde olan herhangi bir boşluk.

Plug socket synonyms : bridge tap, wall plug, docs, daycare center, collet, creches, fireside, socket, power socket, collets, connector, outlet, receptacle, female connector, receptacles, power point, hearth, firesides, electric outlet, hearths, creeps.