Plumped türkçesi Plumped nedir

Plumped ingilizcede ne demek, Plumped nerede nasıl kullanılır?

Plumper : Oy. Buruşturulmuş kağıt. Yalan.

Plumpers : Yalan. Oy. Buruşturulmuş kağıt.

Plumpest : Semirtmek. Etine dolgun. Tombul. Pat diye oturmak. Pat diye söylemek. Tombullaşmak. Tıknaz. Etli. Küt diye bırakmak. Şişmanlamak.

Plump cheeks : Tombul yanaklar.

Fall plump : Çökmek.

Cherry plum : Kirazeriği.

Damson plum : Mürdümeriği. Mürdüm eriği.

Plumpness : Dolgunluk. Tıknazlık. Tombulluk.

Plum sawfly : Meyveyi oluşum sırasında kurtlandırıp dökerek özellikle caneriği bahçelerine büyük zarar veren zarkanatlı böcek. Erik yaprakarısı.

Plumping : Küt diye düşmek. Şişmanlatmak. Semirtmek. Pat diye söylemek. Küt diye bırakmak. Tombullaşmak. Pat diye oturmak.

İngilizce Plumped Türkçe anlamı, Plumped eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Plumped ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Batten : Çubuk askı. Uzun tahta. Tiriz. Tirizlerle sağlamlaştırmak. Tiriz çekmek. Tıkınmak. Üst lamba dizisi. Sahne üstündeki genel ışıklama lambaları.

Plumps : Gümbürtü.

Flesh out : (fiziksel anlamda) gelişmeye başlamak. Ayrıntılı hale getirmek. Dolgun olmak. Ayrıntılarıyla anlatmak.

 

Gain weight : Almak. Ağırlık kazanmak. Kilo almak. Et bağlamak.

Embonpoint : Toplu olma. Şişmanlık. Semizlik. Dolgunluk. İri göğüslü veya dolgun veya balıketinde veya tombul (kadın).

Fattier : Yağlı yiyecek. Şişko. Dobiş. Şişman. Yağdan oluşan. Yağlı. Yağ tulumu. Dombili. Semiz.

Lined : Astarlanmış. Kaplamalı. Kaplanmış. Astarlı. Buruşuk. Çizgili. Çizilmiş. Çizili. Kaplı.

Plumped synonyms : pipe fitter, fatten out, plumping, make fat, battened, goodly, blowzier, fleshed, filled, plump, blurt out, chubbier, snap, fattish, fating, chop, goodliest, chubby, fatten up, fleshier, artificer, goodlier, shoot from the hip, fleshes, put on weight, fatten, feed up, fleshing, buxom, flesh, snapping, battens, fat up.

Plumped zıt anlamlı kelimeler, Plumped kelime anlamı

Thin : Seyrekleştirmek. Cıvık. Cılız. İnce. Zayıf. İnceltmek. Seyrekleşmek. Seyreltmek (bitkileri). İnceltmek (sıvıyı). Güçsüz.

Relaxed : Yumuşamış. Gevşemiş (kişi). Rahatlamış. Gevşek. Gevşemiş.