Pneumocyte türkçesi Pneumocyte nedir

  • Biyoloji alanında kullanılır.
  • Pnömosit.
  • Akciğerlerin hava boşluklarını astarlayan epitel hücreleri.

Pneumocyte ingilizcede ne demek, Pneumocyte nerede nasıl kullanılır?

Granular pneumocyte : Granüler pnömosit. Tip ıı alveol hücresi.

Type i pneumocyte : Tip ı alveol hücresi. Tip ı pnömosit.

Type ii pneumocyte : Tip ıı pnömosit. Tip ıı alveol hücresi.

Pneumocytis pneumonia : Pnömosistis pnömonisi. Pneumocystis carini enfeksiyonu.

Pneumocystis carinii infection : İnsanlarda, köpek, kedi, tay ve laboratuvar hayvanlarında pneumocystis carini adlı mantarın meydana getirdiği yaygın, sinsi seyirli ve plazma hücreli interstisyel akciğer yangısıyla belirgin bulaşıcı hastalık, pnömosistis pnömonisi. bağışıklık yetersizlikleri ve diğer bulaşıcı pnömonilerle birlikte bulunur. Pnömosistitis karini infeksiyonu. Pneumocystis carini enfeksiyonu.

Pneumoderma : Deri altı amfizemi. Pnömoderma.

Pneumogastric : Akciğer ve mideye ilişkin. Onuncu kafa siniri. Akciğer-mide siniri.

Pneumocystography : Negatif kontrast sistografi. Pnömosistografi.

Pneumoarthrography : Pnömoartrografi. Eklem boşluğuna hava verilmesinden sonra görüntü alınması.

Pneumococcus : Bakteriyel pnömoninin en sık etkeni olarak kabul edilen, gram pozitif, streptococcus pneumoniae türü bakteri. İnsanda ve diğer memelilerde zatürree hastalığına yol açan bakteriler. Menenjit bakterisi. Pnömokok. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır.

 

İngilizce Pneumocyte Türkçe anlamı, Pneumocyte eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Pneumocyte ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abacus bodies : Abacus cisimcikleri. Dişteki odontoblast hücrelerinde içleri muntazam dizilmiş kalsiyum granülleri ve kollagen öncülerini içeren golgi kesecikleri.

A site : A yeri. Ribozomun üzerinde amino asit taşıyan taşıyıcı rna ların bağlandığı yer. aminoasil yeri, aminoaçil yeri.

A chromosome : Diploit bir kromozom takımındaki normal kromozomlar, b kromozomunun zıddı ve normalden fazla olan kromozomlar. A kromozomu.

A cell : A hücresi. Mayalarda eşeyli üreme sırasında alfa hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre.

A cells : Pankreasın langerhans adacıklarında glukagon salgılayan, içlerinde özel boyalarla boyanan, fevkalade parlak, alkolde çözünmeyen, kırmızı renkli granüller bulunan, az sayıdaki hücre. a hücreleri. hipofiz bezinin ön lobunda (pars distalis) yer alan, içlerinde asidofil granüller taşıyan, boyayı emen, büyüme hormonunu salgılayan bez hücreleri. asidofil hücreler. 3.mayalarda eşeyli üreme sırasında a hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. A hücresi. Alfa hücreleri.

Acacia : Mimoza. Akasya. Salkım ağacı. Arap zamkı. Küstüm otugiller (mimosaceae) familyasından, parçalı yapraklı, sarı çiçekli, çanak ve taç yaprakları 4-5 parçalı, park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen, ülkemizde doğal olarak yayılış gösteren çalı ya da ağaç formundaki bitkiler. Akasya sakızı.

 

Aardvarks : Damarlı dişliler. Memeliler (mammalia) sınıfının, damarlı dişliler (tubulidentata) takımından, vücutları aralıklı olarak kıllarla örtülü, parmakları ve kulakları büyük, kanca tırnaklı türleri içine alan bir familya. Yer domuzugiller. Yerdomuzu. Memeliler (mammalia) sınıfının, etenliler (placentalia) alt sınıfından, az sayıda ve sütun biçiminde sıralanmış ve her birinin bir kanalı olan minesiz ve köksüz dişleri olan, ağızları boru biçiminde uzamış, kulakları büyük, seyrek kıllı, parmaklarında büyük kanca şeklinde tırnakları olan türlere sahip bir takım.

Abramis zone : Abramis zonu. Akarsuların durgun akan ve abramis türlerinin baskın olduğu bölgesi. Akarsuların durgun akan bölgeleri.

Aardvark : Yerdomuzu. Yer domuzu. Borudişli. Damarlı dişliler (tubulidentata) takımının, yer domuzugiller (orycteropodidae) familyasından, 100 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, afrika'da kazdığı inlerde yaşayan bir tür. Karınca yiyen.

Abductor muscle : Bir bacak ya da herhangi bir bölgeyi dışa doğru çeken kas. abdüktör kas. Abdüktör kas. Uzaklaştırıcı kas.

Pneumocyte synonyms : abiotic environment, abiotic factor, abambulacral area, a protein, aardwolf, abo blood groups system.