Polarisation curve türkçesi Polarisation curve nedir

  • Elektrikle ayrışıma dayanan çeşitli yöntemlerde devreden geçen elektrik akımı yeğinlik ya da yoğunluğunun, potansiyelle gerilimle değişimini gösteren çizge.
  • Kimya alanında kullanılır.
  • Ucaylanma eğrisi.

Polarisation curve ingilizcede ne demek, Polarisation curve nerede nasıl kullanılır?

Polarisation : Polarma. Ucaylama. Uyarılabilir hücre zarında değişebilen elektriksel potansiyel farkının varlığı. Kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Kutuplanma. Kutuplaşma. Polarizasyon. Işığın emtia üzerindeki etkisi. Ucaylanma. Bir molekülün artı ve eksi yükünlerinin ayrı bölgelerde toplanması. kimi özdeklerin içinden geçen ışığın titreşimlerini belirli bir biçime sokması. akım altındaki bir elektrotun potansiyelinin karma potansiyelden sapması bir molekülün bir elektrik alanında yönlendirilmesi.

Curve : Kavisleştirmek. Bükülmek. Kıvrılmak. Kavis. Kavis çizmek. Bükmek. Eğilmek. Kıvırmak. Eğmek. Dönemeç.

Polarisation mismatch : Polarma uyumsuzluğu. Ucaylanma uyumsuzluğu.

Polarisations : Ucaylama. Kutuplaşma. Işığın emtia üzerindeki etkisi. Ucaylanma. Polarizasyon. Kutuplanma. Polarma.

Abnormal curve : Normal olmayan eğri.

Accident curve : Kaza sayısını gösteren çizelge. Yol katliamı. Birçok kaza. Kaza virajı.

 

İngilizce Polarisation curve Türkçe anlamı, Polarisation curve eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Polarisation curve ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Additive : Katkı. Bir ürüne, kimyasal ya da fiziksel özelliklerini geliştirmek, kalımlı kılmak, çekici yapmak vb. nedenlerle eklenen özdek. Ek katkı. Katılan kimyasal madde. Eklenecek. Toplamsal. İlave. Katkı maddesi. Katık.

Activated coal : Etkinleştirilmiş kömür. Çözeltilerden renk giderme ya da gaz karışımlarından kimi gazlan ayırma amacıyla yüze yutma özelliği geliştirilmiş kömür. Aktif kömür. Etkin kömür.

Aliphatic saturated compounds : Alifatik doymuş bileşikler. Molekülündeki karbonlar arasında tek bağlar bulunan organik bileşikler. örn. propan (.

Alcohols : Alkol. İspirto. İçki. Alkoller. Bir ya da daha çok hidroksil kökü içeren ve (r) bir aril ya da alkil kökü olmak üzere, r—oh genel formülü ile gösterilen alifatik bileşikler. örn. etil alkol (c2h5oh).

Active metals : Etkin metaller. Demir, çinko gibi ölçün elektrot potansiyelleri hidrojeninkinden daha düşük olan metaller. Aktif metaller.

Acier inoxydable : Krom, nikel gibi uygun metallerin katkısıyla havanın, nemin ve pek çok kimyasal özdeğin etkisine karşı dayancı artırılmış olan çelik türü. Paslanmaz çelik.

Aliphatic compounds : Düz ya da dallanmış karbon iskeletinden türemiş olan hidrokarbonlar sınıfı. örn. Alifatik bileşikler.

Alcoholometry : Alkollü bir çözelti içinde yoğunluk ölçülmesi yoluyla alkol niceliğini belirleme yöntemi. Bir içkide saf alkol seviyesini ölçme ve doğrulama yöntemi. Alkol ölçüm. Alkolometri. Alkolölçüm.

 

Acidimetry : Asidimetre. Asit ölçme. Asit ölçümü. Bir asitli çözeltiyi, ölçün baz çözeltisiyle tepkimeye sokarak asitlik derecesini belirleme yöntemi. Bir asidin etkisinin ölçüldüğü süreç. Asitölçüm. Asidimetri. Asitimetre.

Acid salt : Aynı zamanda asit olan tuz. Sodyum klorit. Asit tuz. Asit tuzu. Bileşimindeki asit hidrojenlerinin bir bölümü metallerle yer değiştirmemiş olan tuz. örn. sodyum bikarbonat (nahco3).

Polarisation curve synonyms : additive properties, alicyclic compounds, active passive metal, alabaster, acid radical, aldehydes.