Politicised türkçesi Politicised nedir

  • Siyasileştirilmiş.
  • Politikleştirilmiş.
  • Siyasallaştırılmış.
  • Siyasallaşmış.
  • Politikleşmiş.

Politicised ingilizcede ne demek, Politicised nerede nasıl kullanılır?

Politicise : Politikaya sokmak. Politikleştirmek. Siyasallaştırmak.

Depoliticise : Politika ile ilgisini kesmek. Siyaset alanından çıkarmak. Siyasi arenadan silmek. Siyasi kontrol veya etkiyi kaldırmak (depoliticize olarak da yazılır). (britanya ingilizcesi) apolitikleştirmek. Bir kimsenin siyasi bağlantılarını ortadan kaldırmak. Politik niteliğini yok etmek. Politika ile ilgilisini kesmek. Politika dışına çıkarmak. Siyasetle ilgilenmemesini sağlamak.

Politicisation : Siyasallaşma. Siyasal yönden farkındalık yaratma. Siyasallaştırma. Politikleştirme. Siyasi özellikler kazandırma.

Politicising : Politikaya sokmak. Politikleştirmek. Siyasallaştırmak.

Politicist : Siyasi konularda yazılar yazan kimse.

Depoliticisation : Apolitikleşme. Siyasi kontrol veya etkiyi kaldırma (depoliticization olarak da yazılır). (britanya ingilizcesi) apolitikleştirme. Politik yönlerini yok etme.

Politician : Çıkarcı politikacı. Devlet adamı. Siyasi. Siyasetçi. Siyaset adamı. Politikacı.

Politicizes : Siyasallaştırmak. Siyasileştirmek. Politikleştirmek. Politikaya sokmak. Politika ile ilgilenmek.

 

Politicized : Politikleştirmek. Siyasallaştırılmış. Politikleştirilmiş. Politika ile ilgilenmek. Siyasileştirilmiş. Politikleşmiş. Politikaya sokmak. Siyasallaşmış.

Hard boiled politician : Kurnaz politikacı. Sert bir politikacı. Tecrübeli politikacı. Pişkin bir politikacı.

İngilizce Politicised Türkçe anlamı, Politicised eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Politicised ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Politicize : Politikaya sokmak. Siyasallaştırmak. Politikleştirmek. Politika ile ilgilenmek. Politize etmek. Siyasileştirmek.

Alter : Başka türlü olmak. Hadım etmek (hayvan). Değişiklik geçirmek. Başkalaşmak. Kısırlaştırmak. Değişim geçirmek. Hadım etmek. Başkalaştırmak. Değişiklik yapmak.

Modify : Değişiklik yapmak. Tamlamak. Değiştirme. Tadil etmek. Üzerinde değişiklik yapmak. Hafifletmek. Çalgıların genel görünümlerini veya bazı parçalarını kişiye özel olarak değiştirme. Azaltmak. Bir tüzenin temelini, bir nesnenin biçimini, özelliğini değiştirme. Nitelemek.

Change : Bozmak. Haline gelmek. Değişim. Çiftlerde başlama atışı yapan oyuncunun bundan sonra karşıdakilerin yapacağı 5 atışı karşılayacak olan takım arkadaşı ile yer değiştirmesi. Çoğunlukla liradan küçük ufak madeni para. Yer değiştirme. Değiştirmek. Aktarmak. Değişmek. Ufak para.

Politicise : Politikaya sokmak. Siyasallaştırmak. Politikleştirmek.

Politicized : Politikaya sokmak. Politikleştirmek. Politika ile ilgilenmek.