Polycyclic türkçesi Polycyclic nedir

  • Biyoloji alanında kullanılır.
  • Polisiklik.
  • Çokhalkalı.
  • İç içe birçok halkadan oluşan.

Polycyclic ingilizcede ne demek, Polycyclic nerede nasıl kullanılır?

Polycyclic fish : Polisiklik balık. Üreme süresince yumurtalarını farklı zamanlarda döken balık.

Polycyclics : Moleküllerinde birden çok halkalı kümeler bulunan bileşikler. örn. naftalin. Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Çokdolamlılar. Çokhalkalılar. Birbirine bitişik birkaç dolamdan yapılı özdecikler.

Polycylic aromatic hydrocarbons : Polisiklik aromatik hidrokarbonlar. Etlerin ateş de kızartılması, dumanlanması, kahvenin kavrulması sırasında oluşan, birbirine kaynaşmış 3 veya 4 benzen halkası içeren, sadece karbon ve hidrojen atomlarından yapılmış maddeler, pah. Pah.

Polycystic : Polikistik. Çok sayıda kistten oluşan, kistlerden ibaret yapı gösteren.

Polycystic kidney disease : Her iki böbrekte serpilmiş tarzda, 1-5 mm çapında, çok sayıda kistin bulunmasıyla belirgin kalıtsal böbrek hastalığı. Polikistik böbrek hastalığı.

Relative polycythemia : Rölatif polisitemi. Aşırı su kaybına neden olan terleme, ishal, kusma gibi faktörlerden dolayı plazma hacminin azalmasıyla rölatif olarak alyuvar sayısı, hemoglobin miktarı % hematokrit değerin arttığı polisitemi tipi, rölatif polisitemi. Göreceli polisitemi. Göreceli polisitemi.%.

 

Polycythemi : Polisitemi. Alyuvar artışı.

Polycystic ovarium diseae : Polikistik yumurtalık hastalığı. Hiç yavrulamamış veya çok doğum yapmış erişkin köpeklerin, yumurtalıklarında 1-12 mm çapındaki çok sayıda ince duvarlı kistlerle ve hiperöstrojenizmle belirgin hastalığı.

Polycythemia : Polisitemi. Alyuvar artımı.

Primary polycythemia : Birincil polisitemi. Köpek, kedi ve seyrek olarak sığırlarda, total alyuvar sayısının bilinmeyen nedenlerle aşırı artışıyla birlikte egzersiz toleransında azalma, polidipsi, burun kanaması ve hematemezisle belirgin myeloproliferatif kalıtsal hastalık, polisitemi vera, eritremi.

İngilizce Polycyclic Türkçe anlamı, Polycyclic eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Polycyclic ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abacus bodies : Abacus cisimcikleri. Dişteki odontoblast hücrelerinde içleri muntazam dizilmiş kalsiyum granülleri ve kollagen öncülerini içeren golgi kesecikleri.

Abambulacral area : Derisi dikenlilerin tüp ayak taşımayan ve genellikle madreporitin de yer aldığı vücut bölgesi. Abambulakral bölge.

A cells : Alfa hücreleri. A hücresi. Pankreasın langerhans adacıklarında glukagon salgılayan, içlerinde özel boyalarla boyanan, fevkalade parlak, alkolde çözünmeyen, kırmızı renkli granüller bulunan, az sayıdaki hücre. a hücreleri. hipofiz bezinin ön lobunda (pars distalis) yer alan, içlerinde asidofil granüller taşıyan, boyayı emen, büyüme hormonunu salgılayan bez hücreleri. asidofil hücreler. 3.mayalarda eşeyli üreme sırasında a hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre.

 

Aardwolf : Bir sırtlanın özelliklerine sahip ve esas olarak böceklerle özellikle termitlerle beslenen güney ve doğu afrika yerlisi çizgili memeli. Etçiller (carnivora) takımının, sırtlangiller (hyaenidae) familyasından, 80 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, bütün sırtı boyunca uzanan bir yelesi olan, kuzey afrika'da yaşayan bir tür. Yeleli sırtlan.

Abductor muscle : Bir bacak ya da herhangi bir bölgeyi dışa doğru çeken kas. abdüktör kas. Uzaklaştırıcı kas. Abdüktör kas.

A chromosome : A kromozomu. Diploit bir kromozom takımındaki normal kromozomlar, b kromozomunun zıddı ve normalden fazla olan kromozomlar.

Abiotic environment : Organizmanın topografi, jeoloji, iklim ve inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Cansız çevre. Abiyotik ortam. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim, inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Abiyotik çevre.

Abramis zone : Abramis zonu. Akarsuların durgun akan ve abramis türlerinin baskın olduğu bölgesi. Akarsuların durgun akan bölgeleri.

Abo blood groups system : Abo kan grupları sistemi. Dokuz numaralı insan kromozomunda bulunan ve kırmızı kan hücresinde belli antijenleri gösteren bir alel sistemi.

A protein : Triptofan sentetaz enziminin bir protein alt birimi. laktoz sentetaz enziminin bir parçası. tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. olgunlaşma proteini. tütün mozaik virüsünün deneysel olarak meydana getirilen protein kılıfının bir oligomeri. Tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. A proteini.

Polycyclic synonyms : aardvark, aardvarks, a site, a cell, acacia, abiotic factor.