Polynomial türkçesi Polynomial nedir

Polynomial ile ilgili cümleler

English: No algorithm that can solve this problem in polynomial time has been found yet.
Turkish: Polinom zamanında bu problemi çözebilecek bir algoritma henüz bulunmadı.

Polynomial ingilizcede ne demek, Polynomial nerede nasıl kullanılır?

Polynomial cointegrating vector : Çok terimli eştümleşim yöneyi.

Polynomial curve : Çok terimli eğri.

Polynomial distributed lag : Çok terimli dağıtılmış gecikme. Pdl.

Polynomial function : Çok terimli fonksiyon. Çok terimli işlev. Çokterimli işlevi. Çokterimli fonksiyonu.

Polynomial specification : Çok terimli belirginleştirme.

Invertible polynomial : Evrilebilir çok terimli.

Characteristic polynomial : Özpolinom. Karakteristik polinom. Gizey çokterimlisi. Matrisin karakteristik polinomu.

Degree of a polynomial : Polinomun derecesi.

Polynomial trend : Çokterimli yönseme. Çok terimli trend. Çokterimli eğilim.

Irreducible polynomial : İndirgenemez çokterimli.

İngilizce Polynomial Türkçe anlamı, Polynomial eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Polynomial ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Series : Dizi. Konu, tutum, deyiş yönünden birbirine bağlı olan; aynı oyuncular, aynı çevirim takımıyla gerçekleştirilen filmler. tv. birbirinin devamı olan, aynı takım ve genellikle aynı oyuncular tarafından gerçekleştirilen televizyon izlenceleri. konusu kendi içinde bir izlence dolduracak biçimde parçalara ayrılmış, her biri öbürünün devamı olarak belirli aralıklarla yayınlanan televizyon izlencesi. Sıra. Sinema, televizyon, jeoloji alanlarında kullanılır. Grup. Genel olarak aynı kişi ya da kuruluşça yayımlanan, ortak bir konuyu değişik açılardan ya da değişik bölümleriyle inceleyen yapıtların oluşturduğu bütün. Gözlemleri bir sıra düzeni içinde sunan sıklık dağılımı. Silsile. Seriler. Yerbilimin zaman birimlerine ilişkin bir dönem süresince oluşmuş katmanlar.

 

Mathematical function : Matematiksel işlev. Matematiksel fonksiyon.

Polys : Çok. Poli-. V belt.

Polynomials : Polinomlar.

Quadratic : Dörtgen gibi. Karesel ikilenik. İkilenik. İkinci derece. Kare. Karesel. İkinci dereceden. Kareli. İkinci dereceden denklem.

Mapping : Haritacılık. Bir uzaydaki matematiksel nesnelere karşılık, başka bir uzayda kimi nesneler gösterme işlemi. Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Gönderme.

Biquadratic : 4'üncü kuvvetten olan (matematik). Dörtlenik. Çifte kuadratik. Dördüncü kuvvetten olan.

Homogeneous polynomial : Homojen. Türdeş polinom. Türdeş çokterimli. Homojen polinom.

Function : Amaç. Bir kümedeki değişimin başka bir kümede yol açtığı değişimi belirleyen bağıntı. Bir ekin öğesinin belli bir toplumsal düzenin uyumlu işleyişine yaptığı katkı. bir yapının gerçekleştirebileceği ve onu başka yapılardan ayırt etme olanağı veren eylem türü ya da türleri. Bir değişkenin değerlerine karşılık atanan sayılar topluluğu. Bir organ ya da bölgeye özgü olan doğal faaliyet. fonksiyon. Görev. Bilgisayar, biyoloji, eğitim, fizik, kimya, iktisat, sosyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. İş. İş görmek. Resmi ya da özel tören.

 

Map : Yeryüzünün ya da bir parçasının belli bir orana göre küçültülerek düzlem üzerine çizilen tasarı. Surat. Yeryüzünün ya da bir parçasının, belli bir ölçeğe göre küçültülüp kuşbakışı görünüşüyle bir düzlem üzerine geçirilmesi. Saptamak. Map. İşaret etmek. Haritalamak. Harita. Bilgisayar, coğrafya, ekonomi alanlarında kullanılır. Plan.

Polynomial synonyms : quartic polynomial, quadratic polynomial, biquadratic polynomial, trinomial, multinomial, single valued function, multinominal, poly, monic polynomial.

Polynomial ingilizce tanımı, definition of Polynomial

Polynomial kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : As, a2 - 2ab + b2. An expression composed of two or more terms, connected by the signs plus or minus. As, the polynomial theorem. Containing many names or terms. Multinominal.