Poli nedir, Poli ne demek

Poli; Anatomi, Veteriner, Biyoloji alanlarında kullanılan bir sözcüktür.

Veterinerlikte sözlük anlamı:

Çok, fazla.

Biyoloji'deki anlamı:

Bütün alt birimleri sitozin olan homopolimer.

Bütün alt birimleri timin olan homopolimer.

Bütün alt birimleri urasil olan homopolimer.

Poli ile ilgili Cümleler

  • Ne yazık ki, polis seri katil hakkında daha fazla bilgi bulmaya çalışmak için başka bir mağdur buluncaya kadar beklemek zorunda kaldı.
  • Ali cinayeti polise bildirdi.
  • Parmak izi olmadan polisin güveneceği bir şeyi yoktu.
  • Polis en sonunda Tom'u yakaladı.
  • Ali 13 yıldır polisti.
  • Suç yerinde üç tane üniformalı polis memuru vardı.
  • Ne zamandan beri politikayı önemsiyorsun?
  • Onlar politika konuştu.
  • Polis onun katil olduğundan şüphelenecek.
  • Polisler her yerde olamazlar.
  • Adam bir polisi görünce kaçtı.
  • Polis ve FBI birkaç ipucunu takip etti.
  • Polis yankesici sorununa dikkat çekti.

Poli ile ilgili Atasözü veya Deyim

poliçe çekmek : bir müşteriye ödeme yapması için bildiride bulunmak.

politik davranmak : belli bir amaca ulaşmak için uzlaşmaya, iyi geçinmeye önem vererek hareket etmek.

politika gütmek : politika izlemek.

politika yapmak : bir işi çözümlemek için politika yolunu kullanmak.

Poli anlamı, kısaca tanımı

Akdeniz politikası : Avrupa Birliği ülkelerinin Akdeniz ülkeleriyle yaptığı tercihli ticaret anlaşmaları arasında uyum sağlamak için oluşturulmuş ortak politika

 

Alfa polimeraz : Ökaryotlarda 5'-3' yönüne DNA sentezini sağlayan enzim. Ökaryotlarda 5ı->3ı yönünde DNA üretimini sağlayan enzim.

Amonyum polifosfat çözeltisi : Süperfosforik asid'in nötralizasyonundan elde edilen, % 9’dan az azot ve % 13’ten az fosfor, 100 kısım fosfora karşı bir kısım flordan fazla flor, 75 mg/kg’dan fazla arsenik ve 30 mg/kg‘dan fazla kurşun içermeyen bir ürün.

Appell polinomu : Olmak üzere özdeşliğini sağlayan polinomları. katsayıları cinsinden ifadesi . Özel olarak ise sırasıyle Bernouilli, Lagger ve Hermite polinomları elde edilir.

Aralarında asal polinomlar : En büyük ortak bölenleri sıfırına mertebeden bir polinom olan polinomlar, göreceli asal polinomlar.

Aşırı değerlendirilmiş kur politikası : Sabit kur sisteminde ulusal paranın yabancı paralar karşısındaki değerini yüksek tutma politikası. karşılığı eksik değerlendirilmiş kur politikası.

Atların polinöritisi : At kuyruğu nöritisi.

Avrupa birliği ortak tarım politikası : Üretim faktörlerinin, özellikle de emeğin enuygun kullanımı yoluyla tarımsal verimliliği artırarak, ürünleri tüketicilere uygun fiyatlarla sunmayı sürdürmek ve tarımsal üreticilerin gelirlerini belli bir düzeyde tutmak amacıyla ortak piyasa düzeni ve Avrupa Tarımsal Yönlendirme ve Garanti Fonu araçlarını kullanarak üye ülkelerin sahip olduğu farklı tarımsal yapı ve politikaları ortak tarım politikası ilkeleri doğrultusunda aynı potada eritmekle yükümlü düzenlemeler bütünü.

Avrupa birliği ortak tarım politikası ilkeleri : Pazar birliği, topluluk tercihi ve mali dayanışmadan oluşan, ortak tarım politikasının dayandığı ilkeler.

 

Banka poliçesi : Bir bankanın, gereksinimi olan bir başka bankaya fon sağlamasının ardından doğmuş olan bu alacağına ilişkin düzenlediği ödeme emri.

Besin polibi : Knidli hayvanların meydana getirdikleri kolonilerde iş bölümü sonucu beslenme görevini üzerine almış koloni bireyi.

Besin polipi : Knidli hayvanların meydana getirdikleri kolonilerde beslenme görevini üzerine almış olan koloni bireyi.

Bipolar politrik : Amfitrik.

Birincil polisitemi : Köpek, kedi ve seyrek olarak sığırlarda, total alyuvar sayısının bilinmeyen nedenlerle aşırı artışıyla birlikte egzersiz toleransında azalma, polidipsi, burun kanaması ve hematemezisle belirgin myeloproliferatif kalıtsal hastalık, polisitemi vera, eritremi.

Büyük sopa politikası : (Roosevelt).

Chamberlain politikası : [Bakınız: Yatıştırma Politikası].

Çevrim karşıtı politika : Bir çevrimde çevrimle ters yönde uygulanan, diğer bir deyişle çevrimin durgunluk aşamasında genişletici, canlanma aşamasında ise daraltıcı politika.

Çevrim yanlı politika : Bir çevrimde çevrimle aynı yönde uygulanan, diğer bir deyişle çevrimin durgunluk aşamasında daraltıcı, canlanma aşamasında ise genişletici politika.

Çevrime karşı maliye politikası : Çevrimin daralma döneminde genişleyici genişleme döneminde ise daraltıcı olarak uygulanan maliyet politikası.

Deflasyonist politika : Enflasyonun olduğu bir ekonomide toplam istemi kısma ve milli geliri düşürmeye yönelik daraltıcı maliye ve/veya para politikaları. karşılığı daraltıcı maliye politikası, daraltıcı para politikası.

Denkleştirme politikaları : Sabit kur sisteminde ödemeler bilançosunun çizgi üstü işlemlerinde ortaya çıkan bir açık veya fazlanın giderilmesi için hükümetce uygulanan harcama değiştirici ve harcama kaydırıcı politikalar. karşılığı harcama kaydırıcı politikalar, harcama değiştirici politikalar, otomatik denkleşme düzeneği.

Destekleme politikaları : Devletin üreticileri veya tüketicileri korumak amacıyla fiyatlara ya da fiyat dışı araçlarla piyasaya doğrudan ya da dolaylı olarak müdahale etmesi.

Dna polimeraz : DNA ve RNA kalıbı kullanarak deoksiribonükleotit birimlerinin eklenmesi ile DNA sentezlenmesini katalizleyen herhangi bir enzim. Nükleotitlerin 5'-3' yönünde birbirine eklenmesini katalizleyen, DNA'nın 3' ya da 5' ucundan nükleotitleri uzaklaştirabilen (ekzonükleaz aktivitesi) enzim. Pol I. Escherichia coli'den izole edilmiş, nükleotitlerin 5'-3' yönünde birbirine eklenmesini katalizleyen, DNA'nın 3' ya da 5' ucundan nükleotitleri uzaklaştirabilen bir enzim. Pol II. DNA replikasyonunda, yeni sentezlenen zincirin ucuna nükleotitleri ekleyerek zincirin uzamasını sağlayan bir enzim. Kalıp olarak DNA’nın bir iplikçiğini veya RNA’yı kullanıp deoksiribonükleotit birimlerini fosfodiester bağıyla bağlayarak DNA sentezlenmesini katalizleyen herhangi bir enzim.

Dnaya bağımlı rna polimeraz : DNA kalıbından RNA’yı oluşturan enzim.

Domuz poliomiyelitisi : Domuzların viral ensefalomiyelitisi.

Domuzların bulaşıcı poliartritisi : Domuzların poliserozitisi.

Domuzların enzootik polioensefalomiyelitisi : Domuzların viral ensefalomiyelitisi.

Domuzların poliserözitisi : Domuz eniklerinde Haemophylus parasuis’e bağlı olarak oluşan, yüksek ateş, topallık ve sinirsel bozuklukların yanı sıra beyin, göğüs, karın ve eklemlerin sinovyal zarlarında seröfibrinöz yangıyla belirgin perakut seyirli hastalık, Glasser hastalığı, domuz bulaşıcı poliartritisi. Etken üst solunum yollan normal florasında bulunur ve çoğunlukla pnömonik akciğerlerden ikincil invazyon oluşturan bir etken olarak izole edilir.

Döviz poliçesi : Dışsatımcının, dışalımcı adına çektiği ve belirli tarihte, belirli miktar dövizin ödenmesini emreden değerli kâğıt.

Duruma göre iktisat politikası : Ekonomide istikrarı sağlamak amacıyla uygulanan ve Keynesyen iktisatçılar tarafından benimsenen para politikası ve maliye politikasını içeren ince ayar ve toptan ayar politikaları.

Duruma göre maliye politikası : Ekonomide istikrarı sağlamak amacıyla mevcut duruma göre kamu harcamaları ve vergileri değiştirerek istemi etkilemeye yönelik olarak uygulanan genişletici maliye politikası veya daraltıcı maliye politikası. karşılığı duruma göre para politikası.

Duruma göre para politikası : Ekonomide istikrarı sağlamak amacıyla mevcut duruma göre para sunumunu değiştirerek istemi etkilemeye yönelik olarak uygulanan ve Keynesyen iktisatçılar tarafından benimsenen para politikası. karşılığı duruma göre maliye politikası.

Eksik değerlendirilmiş kur politikası : Sabit kur sisteminde ulusal paranın yabancı paralar karşısındaki değerini düşük tutma politikası. karşılığı aşırı değerlendirilmiş kur politikası.

Endometriyal polip : Döl yatağı mukoza epitelinden köken alan, yalnızca köpeklerde görülen iyicil, bağ doku stromasından zengin saplı tümör.

Farklılaştırılmış fiyatlandırma politikası : Aynı malın zamana, mekana veya alıcılarına göre farklı fiyatlardan satıldığı bir fiyatlandırma politikası. karşılığı tek fiyat politikası.

Fiyat politikası : Tam rekabet koşullarının geçerli olduğu bir piyasada; devletin piyasanın işleyişini etkilemek, yön vermek ve istenilmeyen bazı sonuçları önlemek amacıyla uyguladığı kararların tümü. İşletmenin, ürettiği malın fiyatını belli bir düzeyde tutmak için izlediği politika.

Gama polimeraz : Ökaryot mitokondrisinde bulunan ve mitokondri DNA'sının replikasyonunda görev alan bir enzim. Ökaryot mitokondrisinde bulunan ve mitokondri DNA’sının kendini eşlemesinde görev alan bir enzim.

Gangliyonik poliradikulonöritis : Ganglioradikulitis.

Gelirler politikası : İşsizliğin artmasına yol açmaksızın, fiyatların, ücretlerin, kiraların, faizlerin bir süre için dondurulması veya bunlardaki artışların enflasyon oranının altında tutulması yoluyla enflasyonu düşürmeye yönelik bir iktisat politikası. karşılığı heteredoks istikrar programları.

Genişletici gelirler politikası : Ekonomiyi canlandırmak veya deflasyondan kurtarmak amacıyla hükümetlerin vergileri azaltarak toplam istemi yükseltmeye yönelik olarak izlediği genişletici maliye politikası araçlarından biri.

Genişletici maliye politikası : Ekonomiyi canlandırmak veya deflasyondan kurtulmak amacıyla kamu alımları ve transfer ödemelerinden oluşan kamu harcamalarının artırılması ve/veya vergilerin düşürülmesi gibi araçlarla bütçe açığı yaratarak toplam istemi artırmaya yönelik politikalar. karşılığı daraltıcı maliye politikası, duruma göre maliye politikası.

Genişletici para politikası : Ekonomiyi canlandırmak veya deflasyondan kurtulmak amacıyla piyasadan doğrudan tahvil alınması biçiminde açık piyasa işlemleri, reeskont ve faiz oranlarının düşürülmesi gibi araçlarla para sunumunu artırarak toplam istemi yükseltmeye yönelik politikalar. karşılığı daraltıcı para politikası.

Gerçekçi kur politikası : Sabit ya da serbest dalgalanan döviz kuru sisteminde; ulusal paranın aşırı değerlenmesini önlemek amacıyla kurda sık sık ayarlamalar yapılmasına yönelik uygulamalar.

Geviş getirenlerin polioensefalomalasisi : Sığır, koyun ve keçilerde, tiyamin yetersizliğine bağlı olarak biçimlenen beyinde bakışımlı, gri ve beyaz maddede nekroz, körlük, diş gıcırdatma, aşırı tükürük salgısı, opistotonus ve çırpınmalarla belirgin bir hastalık, polioensefalomalasi, serobrokortikal malasi, serebrokortikal nekroz.

Glandula sublingualis polistomatika : Çok sayıda küçük akıtıcı kanal, ductus sublinguales minores ile salgısını plica sublingualis üzerinde ağız boşluğuna akıtan dil altı tükürük bezi.

Göreceli polisitemi : Aşırı su kaybına neden olan terleme, ishal, kusma gibi faktörlerden dolayı plazma hacminin azalmasıyla rölatif olarak alyuvar sayısı, hemoglobin miktarı % hematokrit değerin arttığı polisitemi tipi, rölatif polisitemi.

Gümrük politikası : Gümrük vergilerinin oran, kapsam ve bileşimlerinin planlanan iktisadi hedeflere ulaşmak amacıyla uluslararası mevzuat da dikkate alınarak düzenlenmesi.

Harcama daraltıcı politikalar : Bir ekonomide toplam istemi, reel geliri ve işlendirmeyi azaltmaya yönelik hükümet tarafından uygulanan daraltıcı maliye politikası ve daraltıcı para politikası.

Harcama değiştirici politikalar : Gelir düzeyini etkileyerek toplam yurtiçi harcamaları azaltmaya veya artırmaya yönelik uygulanan para politikası veya maliye politikası.

Harcama genişletici politikalar : Bir ekonomide toplam istemi, reel geliri ve işlendirmeyi artırmaya yönelik hükümet tarafından uygulanan genişletici maliye politikası ve genişletici para politikası.

Harcama kaydırıcı politikalar : Ödemeler bilançosu dengesizliğini gidermek amacıyla dış ticaret açığının olduğu durumda toplam harcamaları yurtiçine, dış ticaret fazlasının olduğu durumda ise toplam harcamaları yurtdışına kaydıran döviz kuru politikaları, gümrük tarife ve kota uygulamaları gibi koruyucu dış ticaret politikaları. karşılığı harcama değiştirici politikalar.

Heterotopik poliodonti : Bir veya daha fazla dişin, diş kemerinin dışında, yanlış yerde biçimlenmesi.

Hipokalemik polimiyopati : Kedilerin kronik böbrek rahatsızlıklarında şiddetli potasyum kaybından kaynaklanan kas zayıflığı, kabızlık, kusma ve boynun öne doğru bükülmesiyle belirgin bozukluk, kedilerin hipokalemik polimiyopatisi.

Hurwitz polinomu : Tüm köklerinin gerçel kısımları negatif sayı olan poiinom.

İdiopatik poliradikulonöritis : Akut, ilerleyici felç ve kas atrofisiyle seyreden, kesin nedeni bilinmeyen, rakunlar tarafından ısırılan köpeklerde ve seyrek olarak da kedilerde görülen, çevresel ve omurilik sinirlerinin ventral kökünde yangı, dejenerasyon, dört bacakta birden felç ve kas atrofisiyle belirgin insanlardaki akut idiopatik polinöritise benzer bir hastalık, akut poliradikulonöritis, poliradikulonöritis, rakun köpeği felci.

İkinci kırdırım politikası : Merkez bankasının ikinci kırdırım oranlarını değiştirerek ekonomideki para sunumunu ve kredi miktarını etkilemesi.

İkincil polisitemi : Kan yapıcı organlardaki bir bozukluğa bağlı olmaksızın, kalp yetmezliği, akciğer hastalıkları, böbrek yetmezliği gibi alyuvar yapımını uyaran doku hipoksisinin geliştiği durumlarda görülen polisitemi tipi, eritrositozis.

İktisat politikası : Devletin iktisat politikası araçlarını kullanarak iktisadi ve/veya sosyal hedeflere ulaşmak için gösterdiği çabalar bütünü.

İktisat politikası amaçları : İktisadi başarımı artırmaya yönelik önceden belirlenen iktisadi etkinlik, eşitlik, kalkınma, büyüme ve istikrarının sağlanması gibi temel amaçlar.

İktisat politikası araçları : Belirlenen iktisadi ve/veya sosyal hedeflere ulaşmak amacıyla hükümetlerin uyguladıkları para, maliye, gelirler ve dış ticaret gibi politika araçlarının tümü.

İnce ayar politikası : Ekonomide istikrarı sağlamak amacıyla mevcut durumun gereklerine göre anında uygulanan duruma göre iktisat politikası. karşılığı kurala göre iktisat politikası, toptan ayar politikası.

İndirgenmiş polinom : Dereceleri kendi derecesinden küçük polinomların çarpımı biçiminde gösterilmiş polinom.

İnorganik polimer : Karbon dışındaki atomlar ile doğrusal veya dallanmış zincirler şeklinde büyük moleküller, örneğin tekrarlanan silikat birimleri.

İstikrar politikası : İktisadi istikrarı sağlamaya yönelik olarak uygulanan iktisat politikası.

İşlendirme politikası : İşlendirmeyi artırmaya yönelik olarak uygulanan iktisat politikaları.

İyonik polimerleşme : Olefinler veya asetilenler gibi nötür türler dışında kalan, iyonik ara ürünler (karbonyum iyon veya karban iyon) yoluyla yürüyen polimerleşme.

Kalsiyum poli sülfür : Formülü CaSn olan bir madde.

Karesel polinom : İkinci mertebeden bir polinom, quadratik polinom.

Kaz poliyomavirozisi : Kazların kanamalı böbrek-bağırsak yangısı.

Kedi otonomik poligangliyonopatisi : Kedi disotonomisi.

Kedilerin hipokalemik polimiyopatisi : Hipokalemik polimiyopati.

Kemer sıkma politikası : Kaynak yaratmak, dışalımı azaltıp dışsatımı artırarak dış açıkları kapatmak, dış borçları ödeyebilmek gibi amaçlarla bir ekonomideki toplam istemi kısmak için uygulanan daraltıcı iktisat politikaları.

Klamidya poliartritisi : Buzağı ve kuzularda Chlamydia psittaci serotip 2 tarafından oluşturulan, eklemlerin yangısı, tendo kılıfı fibrozisi, sinovyal villusların hiperplaziyle belirgin sistemik enfeksiyon, klamidiya enfeksiyonu.

Komşuyu zarara sokma politikası : Ülkelerin kendi üretim ve işlendirme düzeylerini korumak ya da artırmak için dışalımı kısıtlayıcı önlemler ve devalüasyon uygulamalarıyla bir yandan toplam istemi yabancı mallardan yerli mallara doğru kaydırması diğer yandan dışsatımı artırması sonucu ticaret ortaklarında dış ticaret açığına ve işsizliğe yol açan politika.

Kredi dilimi politikaları : Uluslararası Para Fonu üyesi ülkelerin her bir kredi dilimini kullanım koşullarına ilişkin düzenlemeler bütünü.

Kronik polipoid endometritis : Kataral endometritis sonucunda bez kanallarının parmak gibi kalınlaşması biçiminde görülen endometriyum yangısı.

Kur politikası : İktisadi koşullara göre hükümetlerin kurlarla ilgili olarak aldıkları kararlar bütünü. karşılığı sabit kur sistemi, esnek kur sistemi.

Kur riski sigorta poliçesi : Kur riski sigorta programı çerçevesinde düzenlenen poliçe.

Kurala göre iktisat politikası : İktisadi hedeflere ulaşmak amacıyla her türlü iktisadi gelişme karşısında uygulanacak politikaların önceden belirlenen kurallar çerçevesinde yürütüleceğinin açıklandığı, bu yolla uygulanacak iktisat politikasının zaman tutarsızlığı ve gecikme sorunlarıyla karşılaşmayacağını ileri süren ve ilk kez parasalcı okul tarafından önerilen politika. karşılığı duruma göre iktisat politikası.

Kütle polimeri : Çözücü kullanmadan elde edilen polimer.

Kütle polimerleşmesi : Sadece monomer ve başlatıcı kullanılarak yapılan polimerleşme işlemi.

Lambrecht polimetresi : Meteoroloji aleti, nem skalasına sahip higrometre ve termometreden oluşan bir sistem.

Maliye politikası : Hükümetin tam istihdam, iktisadi büyüme, fiyat istikrarı, gelir dağılımının düzeltilmesi ve yoksulluğun azaltılması gibi iktisadi ve sosyal hedeflere ulaşabilmek amacıyla gelir, harcama ve borçlanmayla ilgili aldığı kararlar bütünü. karşılığı daraltıcı maliye politikası, genişletici maliye politikası.

Metabolik polinöropati : Üremi, hipotiroidizm ve şeker hastalığı gibi metabolik bir hastalığa bağlı olarak birçok sinirde biçimlenen dejeneratif değişim.

Metal polisakkarit kompleksi : Çözünebilir bir tuzun bir polisakkarit çözeltisiyle karıştırılmasıyla oluşan, belirli bir metalin kompleksi.

Mevsimsel poliöstrüs : Koyun, keçi, kısrak, kedi gibi hayvanlarda, kendilerine özgü üreme sezonu içinde, gebe kalmadıkları sürece belli aralıklarla kızgınlıkların yinelenmesi.

Monik polinom : En yüksek dereceli teriminin katsayısı 1 olan polinom.

Nişasta tabiatında olmayan polisakkaritler : Tane yemlerde bulunan selüloz, hemiselüloz, pentozanlar ve beta glukanlardan oluşan karbonhidratlar, NOP.

Ovis ammon poli : [Bakınız: tann dağı koyunu]. [Bakınız: Tanrıdağı koyunu].

Ölüm sigortası poliçesi : Ölüm sigortası için düzenlenen değerli kağıt.

Pahalı para politikası : Faiz oranını yükselterek kredi miktarını azaltmayı hedefleyen daraltıcı para politikası.

Para politikası : Bir ekonomide belirlenen iktisat politikası amaçlarına ulaşabilmek için para yetkelerinin para politikası araçlarını kullanarak para sunum miktarını değiştirerek uyguladığı politikalar.

Para politikası araçları : Para yetkeleri tarafından kullanılan açık piyasa işlemleri, zorunlu karşılık oranı, ikinci kırdırım oranları, kasa parası oranı, mevduat faiz oranı, dışalım güvence oranı ve/veya süresi, enaz ödeme oranı, seçici kredi denetimi, ahlaki ikna gibi para miktarını düzenlemeye yönelik araçlar.

Para politikası kurulu : Fiyat istikrarını sağlamak, hükümetle birlikte enflasyon hedefini belirlemek, Türk Lirasının iç ve dış değerini korumak ve kur rejimini belirlemekle görevli ve yetkili olan Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası başkanı başkanlığında çalışan kurul.

Poli a : Bütün alt birimleri adeninden oluşan homopolimer.

Poli a kuyruğu : Ökaryot mRNA' larının 3' ucuna eklenen ve mRNA' nın nükleazların sindirimine karşı direncini artırarak kararlılığını sağlayan, 20-250 kadar adenin nükleotidin oluşturduğu dizi. Ökaryotik mRNA’nın 3’ ucunda bulunan 20-200 kadar adenin nükleotitinden oluşmuş dizi.

Poli kesesi : Derisi dikenlilerde, halka kanallarla bağlı olan armut biçiminde küçük keseler. (G. S. Poli: İtalyan Tabii Bilimler bilgini), Derisidikenlilerde çember kanallarla bağlı olan armut biçimi küçük keseler.

Poliakrilamid jel elektroforez : Proteinlerin ve nükleik asitlerin, poliakrilamid destek tabakası üzerinde elektriksel bir akım etkisiyle moleküler ağırlıklarına göre göç ettirilmeleri ve görüntülenmeleri temeline dayalı biyokimyasal bir yöntem.

Poliakrilonitril : Akrilonitril yarı iletken polimeri.

Poliamin : Amino asitlerden oluşan ve kısa bir hidrokarbon zinciri ile bağlı, iki amino grubunun, bir ya da daha fazla bazik gruplarını kapsayan, pütresin, kadaverin, spermidin gibi herhangi bir grup bileşik.

Poliaminler : İki veya daha fazla amino grubu bulunduran bileşikler. Fizyolojik pH değerlerinde çok değerlikli katyonlar olarak bulunurlar ve anyonik uçlara bağlı olarak bulunurlar (örnek, DNA'nın anyonik uçları ile olduğu gibi). Putresin, spermin ve spermidini kapsayan hücre çoğalması ve büyümesi için gerekli olan, hücre bütünlüğünün, organellerin ve zarların stabilizasyonundan sorumlu birden fazla amino grubu içeren moleküller.

Poliamit : Ham maddesi poliamit 6.6 naylon ve poliamit 6.6 perlon olan sentetik madde.

Poliamitler : Yapıdaki sentetik poliamitler bir dikarboksilik asidin bir diamin ile kondenzasyonu veya bir amino asidin kendi kendine kondenzasyona uğraması sonucu oluşan naylon gibi lifler. En çok bilinenlerden Naylon-6, N-aminokaprolaktamdan, Naylon 6,6 ise hekzandioik asit ve 1,6-diaminohekzan'ın kondenzasyonundan elde edilir. Naylonlar termoplastik olup, yüksek erime noktalı, pek çok çözücüde çözünmeyen mekanik özellikleri iyi ve sürtünmesi düşük liflerdir.

Poliark : Dikotil bitkilerde, köklerin protoksilem kollarının sayısına göre sınıflandırılmasında, kol sayısı çok olduğunda verilen ad.

Poliarteritis : Vücudun çeşitli bölgelerindeki atardamar duvarında yangısal ve dejeneratif değişimlerle belirgin bozukluk.

Poliarteritis nodoza : Tüm vücuttaki küçük ve orta boy müsküler atardamarların özellikle dallanma noktalarında damar duvarlarında nekroz, yangı ve nodüler kalınlaşmalar ve buna bağlı infarktüslerle belirgin, bazı bakteriyel ve viral enfeksiyonları takiben ikincil olarak oluşan otoimmün hastalık, panarteritis nodoza, periarteritis nodoza, Kusmaul, hastalığı, Kusmaull-Maier hastalığı.

Poliartritis : Birden fazla eklemin birlikte yangısı. Göbek kordonu enfeksiyonu, bakteriyemi ve eklem gelişiminin tamamlanmamış olması gibi nedenlerle ve daha çok genç hayvanlarda görülür.

Polidaktili : [Bakınız: çok parmaklılık]. Parmakların normalden fazla sayıda olması. Tüm hayvan türlerinde rastlanır.

Polidipsi : Aşırı ve uzun süren susuzluk hissi, kronik ve aşırı susama. Aşırı su içme.

Polidispers : Birbirinden farklı büyüklüklerdeki taneciklerin oluşturduğu kolloidal sistem.

Polidiyoksanon : Organizmada emilebilen, organik olmayan sentetik monofilament dikiş ipliği.

Polidonti : Doğuştan çok sayıda dişin olması.

Polidrozis : Aşırı ter salgısı, normalden fazla terleme.

Polielektrolit : Pekçok iyonlaşabilen grubu bulunan asidik (örnek, polistrensülfürik asit), bazik (örnek, polietenilpirinyum bromür) veya amfoterik (bk. proteinler) yapıda olabilen çözünebilir özellikte makromolekül. Suda elektrikle yüklü iyonlar oluşturan yüksek molekül ağırlıklı maddeler.

Poliembriyoni : [Bakınız: çok embriyonluluk]. Tek bir zigottan çok sayıda yavrunun gelişimi. Çok erken dönemde germ hücrelerinde görülen ve hala bir sonraki neslin embriyolarını içeren embriyoların oluştuğu mitotik bölünme. Aynı yumurta veya tohumdan iki veya daha fazla embriyonun oluşması.

Polienoik yağ asidi : Birden fazla çift bağ içeren yağ asidi.

Poliensefalitis : Beynin gri maddesinin yangısı, poliyoensefalitis, poliyoensefalopati.

Poliester : Tereftal asiti ve glikolün yoğunlaştırılmasıyla elde edilen sentetik bir materyal.

Poliestrus : Hayvanlarda birden fazla kızgınlık evresi geçirme durumu.

Polifag : Birçok çeşit besinle beslenen organizmalar.

Polifagos : Çok çeşitli besinler üzerinden beslenen.

Polifaji : Aşırı yeme.

Polifenol oksidaz : Moleküler oksijen kullanarak tirozini dihidroksifenilalanine oksitleyen tirozinaz, polifenolaz gibi enzimler.

Polifil : Değişik yumurtlama alanlarında üreme gerçekleştirebilen.

Polifiletik : Birden fazla atadan oluşma. Kan hücrelerinin en az iki ayrı hücre tipinden oluştuğunu açıklayan teori.

Polifiyodont : Köpek balıklarında ve birçok kemikli balıklarda olduğu gibi, hayatı boyunca birbirinin arkasından çıkan birçok seri dişe sahip olma. Köpek balıklarında ve birçok kemikli balıklarda olduğu gibi hayatı boyunca birbirinin arkasından çıkan birçok seri dişe sahip olma. karşıt monofiyodont, bk. difiyodont.

Poligala : Polygala senega bitkisinin kurutulmuş kökünden hazırlanan, glikozidik saponin içeren bitkisel bir drog.

Poligen : Kantitatif özellikleri kontrol eden birçok gen.

Poligen hipotezi : Kantitatif özelliklerin birden fazla gen tarafından kontrol edildiğini kabul eden hipotez.

Poligenez : (Yun polys: çok; genesis: soy) Birden çok kaynaktan türeme.

Poligenik mrna : Çok sistronlu mRNA.

Poliglaktin 910 ipliği : Organizmada emilebilen, organik olmayan vikril gibi hidrolize sentetik polimer multiflament dikiş ipliği.

Poliglandüler sendrom : Otoantikorların varlığı nedeniyle birden fazla organ veya iç salgı bezinin etkilendiği immün aracılı hastalık. Köpeklerde hipotiroidizm ve hipoadrenokortikosizm en sık görülen bulgularıdır, Schmidt sendromu.

Poliglikolik asit ipliği : Organizmada emilebilen, organik olmayan dekson gibi hidrolize sentetik polimer dikiş ipliği.

Poliglikonat ipliği : Organizmada emilebilen, organik olmayan makzon gibi hidrolize sentetik monofilament dikiş ipliği.

Poliglobuli : Alyuvar artışı.

Polihedron : Çok yüzeyli.

Polihibrid : Birden çok sayıda ale geni heterozigot olan organizma; birçok karakterleri bakımından değişik ana ve babalar arasında yapılan çaprazlama. bk. monohibrid, dihibrid.

Polihibrit : Birçok gen için heterozigot olan hibrit.

Polihidrik alkoller : Yapılarında pek çok hidroksil grubu bulunduran alkoller.

Poliizoprenoit : Uzun zincirler hâlinde izopren polimerlerinden oluşan çok çeşitli bileşikler.

Polik : Saç.

Polikarp : Çimlendikten sonra uzun yıllar çiçek açarak tohum meydana getiren bitkiler. Bazı rulumlularda (Ascidia) mantonun iç yüzeyinde bulunan gonad.

Polikarpik : Her yıl meyve veren bitki.

Polikaryon : Çok çekirdekli.

Polikemoterapi : Çok ilaçla yapılan kemoterapi.

Poliket solucanlar : [Bakınız: çok kıllılar]. Çok kıllılar.

Polikistik : Çok sayıda kistten oluşan, kistlerden ibaret yapı gösteren.

Polikistik böbrek hastalığı : Her iki böbrekte serpilmiş tarzda, 1-5 mm çapında, çok sayıda kistin bulunmasıyla belirgin kalıtsal böbrek hastalığı.

Polikistik yumurtalık hastalığı : Hiç yavrulamamış veya çok doğum yapmış erişkin köpeklerin, yumurtalıklarında 1-12 mm çapındaki çok sayıda ince duvarlı kistlerle ve hiperöstrojenizmle belirgin hastalığı.

Poliklimaks : Birçok farklı klimaks topluluklarından oluşan birlik.

Poliklonal : Temel bir grup hücreden gelişen doku ya da yapı. Birkaç hücre klonundan gelişen. 3.Bir hayvanın bağışıklığı ile elde edilen ve bu sebeple farklı antikor üreten hücre klonlarının ürünü olan özel antikorlar. Farklı hücrelerden elde edilen, türeyen, sağlanan. Bir kaç klona ait olan.

Poliklonal antikorlar : Birçok farklı B lenfosit klonuyla üretilen, hepsi aynı antijenin farklı determinantına bağlanan antikorlar.

Poliklonal gamopati : Farklı, birden fazla immünoglobulinin üretimiyle belirgin hipergamaglobulinemi. Bulaşıcı, immün aracılı ve yangısal hastalıklarda, yüksek düzeyde ve uzun süreli antijenik uyarımlardan kaynaklanır.

Poliklorlu dibenzo p dioksin : Dioksin.

Polikotiledon : Çok kotiledonlu olma.

Polikrom metilen mavisi boyası : Potasyum karbonat ve metilen mavisi kullanılarak plazma hücreleri ve mast hücrelerinin ortaya konmasında kullanılan histolojik boyama yöntemi.

Polikromatik ışın : Birden fazla dalga boyu içeren elektromagnetik ışın.

Polikromatofil alyuvar : Retikülosit.

Polikromatofil eritroblast : Alyuvar yapımında bazofil eritroblastlardan farklılaşan, sitoplazmalarında hemoglobin belirdiğinden kan boyalarıyla kırmızıya ve ribozomlar ise maviye boyanan hücreler.

Polikromazi : Alyuvarların farklı biçimde boya alması.

Poliksen : Parazitlerin birden çok konakta yaşamaya uymuş olması.

Polikültür : Çeşitli su ürünlerinin aynı ortamda üretilmesi veya yetiştirilmesi.

Polilesital yumurtalar : Çok olan vitellus maddesi hücrenin büyük bir kısmında yer alan ve az olan sitoplazma çekirdekle birlikte animal kutupta bulunan yumurtalar. Kanatlı hayvan ve balık yumurtaları bu gruptandır.

Polilinker : Bir takım endonükleaz dizelerini tanıyan, kısa sıklıkla sentetik DNA parçası.

Polimastigot : Birkaç adet veya daha fazla sayıda kamçıya sahip mastigot.

Polimeli : Bacakların normalden fazla sayıda biçimlenmesi. Fazla olan bacakların üzerinde genellikle kaslar bulunmaz ve bunların üzeri kemik, kıkırdak, yağ doku ve üzeri deriyle örtülüdür.

Polimer şerit : Yüksek derecede gerilen bantların büküldükleri zaman uzunluğuna liflere ayrılanları olup rafya olarak da adlandırılır.

Polimeraz : MRNA'nın 3' ucuna çok sayıda adenin nükleotit ekleyen enzim. DNA polimeraz ya da RNA polimeraz gibi, DNA ya da RNA sentezini katalizleyen enzimler. DNA veya RNA sentezini katalizleyen DNA polimeraz ve RNA polimeraz gibi enzimler. DNA veya RNA sentezini katalizleyen enzimler. Deoksiribonükleotit veya ribonükleotitlerden DNA veya RNA oluşumunu katalize eden enzim.

Polimeraz zincir reaksiyonu : DNA'nın istenilen bir parçasının in vitro koşullarda primer denilen 15-20 nükleotitlik bir oligonükleotit dizisi kullanılarak, sıcaklığa dayanıklı enzim yardımı ile çoğaltılması. DNA önce iki ipliğe ayrılır ve primerle birleştirilir, sonra da istenilen genlerin milyonlarca kopyası yapılır. DNA’nın istenilen bir parçasının in vitro koşullarda primer denilen 15-20 nükleotitlik bir oligonükleotit kullanılarak, sıcaklığa dayanıklı enzim yardımıyla çoğaltılması. Polimeraz zincir tepkimesi.

Polimeraz zincir tepkimesi : Herhangi bir DNA molekülünün dış ortamda çoğaltılması işlemi, polimeraz zincir reaksiyonu, PCR, PZR.

Polimerizasyon : Küçük alt birimlerden ya da monomerlerden polimer oluşumu. Küçük moleküllerin birleşerek, genellikle büyük molekül ağırlıkta bir bileşik oluşturması işlemi. Birden fazla daha basit yapılı bileşiğin polimer hâlinde birleştirilmesi veya birleşmesi.

Polimerleştirilme : Polimerleştirilmek işi.

Polimerleştirilmek : Bir madde polimer durumuna dönüşmek.

Polimetilokarbamit : Üre ve formaldehit üretimindeki reaksiyonda elde edilen ve pelet yapımında bağlayıcı olarak kullanılan madde.

Polimiksin : Toprak kökenli Bacillus polymyxa tarafından üretilen ve Gram negatif bakterilere karşı etkili olan 5 polipeptitli antibiyotik.

Polimiktik göller : Çoğunlukla intertropikal bölgelerde ve yüksek yerlerde bulunan, çok sayıda sirkülasyon periyodu gösteren ve bütün derinliklerinde sıcaklığı +4 ºC’ nin biraz üstünde olan göller.

Polimiyozitis : Birçok kasın yangısı.

Polimorf : Bir tür ya da populasyonda iki ya da daha fazla farklı formun bulunması. Çok şekilli veya değişik evreli organizma veya böyle bir organizmanın şekillerinden biri, çok biçimli.

Polimorfik : Aynı popülasyon içerisinde ve aynı türe ait farklı eşeylerde, iki veveyaha çok belirgin farklılık gösteren. Çeşitli veya pek çok formu olan, gelişimin farklı evrelerinde farklı formlarda görülen.

Polimorfizm : Bir tür veya populasyon içinde farklı şekilli bireylerin bulunuşu. Kendiliğinden alelik varyasyonlar gösterme ya da DNA restriksiyon modelinde değişiklik gösterme. Bir maddenin sıcaklık, basınç, derişim veya yabancı maddelerin bulunması şartlarına bağlı olarak değişen,iki veya daha fazla kristal yapıda bulunması. Birkaç biçimde bulunma durumu, özellikle aynı canlı türünün birkaç değişik biçim gösterme durumu. Gelişim sürecinin değişik devrelerinde farklı biçimler gösterme hâli veya özelliği. Bir toplumda yalnızca tekrarlayan mutasyonlarla sürdürülemeyecek oranlarda var olan, seyrek sıklıktaki süreklilik göstermeyen iki veya daha fazla genetik özelliğin birlikte oluşumu. Birkaç farklı biçimde olma durumu, çok biçimlilik.

Polimorfnükleer : Parçalı çekirdek gösteren, parçalı çekirdekli. Parçalı çekirdekli lökosit.

Polimorfnükleer lökosit : Nötrofil lökosit.

Polinemik : Birden çok iplikten oluşan.

Polinom : Çok terimli.

Polinominal adlandırma : Hayvanların bazı özelliklerini ifade eden ve çok sayıda kelimelerle ifade edilen adlandırma.

Polinomlar halkası : Bir veya bir kaç değişkene bağlı polinomların oluşturduğu halka.

Polinomsal açılım : Verilen fonksiyonun bir polinomsal serinin toplamı biçiminde gösterilimi.

Polinomsal çözüm : Bir polinom biçiminde elde edilen çözüm.

Polinomsal fonksiyon : Polinom biçiminde bir fonksiyon.

Polinomsal gösterilim : Bir ifadenin polinomlar biçiminde gösterilimi.

Polinomsal operatör : Değerler kümesi polinomlardan oluşturulmuş operatör.

Polinomsal yaklaşım : Verilen fonksiyonun polinomlar dizisinin limiti biçiminde gösterilmesi.

Polinöritis : Birden fazla sinirin aynı anda yangısı.

Polinöropati : Birden fazla periferal sinirin aynı anda hastalığı.

Polinükleer : [Bakınız: çok çekirdekli]. [Bakınız: lopu çekirdekli].

Polinükleotit : Ondan fazla nükleotidin 3', 5'-fosfat diester bağlarıyla bağlanarak meydana getirdikleri bir polimer. Nükleotitlerin birbirine fosfodiester bağlarıyla bağlanmasıyla oluşan uzun nükleotit zinciri.

Polinükleotit fosforilaz : Yalnızca bakterilerde bulunan RNA kalıbı olmadan RNA zincirini sentezleyebilen enzim.

Polinükleotit kinaz : ATP' den bir fosfat grubunu RNA'nın ya da DNA çift sarmalının 5' ucuna ekleyen enzim.

Poliodonti : Çok dişlilik.

Polioensefalomalasi : Beyinde gri maddenin nekrozu. Geviş getirenlerin polioenfsefalomalasisi.

Polioklastik : Sinir sisteminin boz maddesini tahrip eden.

Poliol : [Bakınız: trihidrik alkol]. Aldoz ve ketoz şekerlerin karbonil grubunun indirgenmesiyle oluşan şeker alkolleri.

Poliorşidi : Poliorşidizm.

Poliorşidizm : Skrotum içerisinde veya karın boşluğunda, ikiden fazla sayıda testisin varlığıyla belirgin yapılış bozukluğu, poliorşidi.

Poliorşizm : Er bezlerinin ikiden fazla olması.

Poliostotik : Birçok kemikleri ilgilendiren veya etkileyen.

Poliozis : Lökotrikiya.

Poliöstrik : Gebe kalmadığı sürece belli aralıklarla kızgınlıkları tekrarlayan. Poliöstrüs gösteren hayvan. Kısrak, koyun, keçi, dişi kedi ve benzerleri hayvanlarda gebelik oluşmadığı sürece yıl boyu veya belirli mevsimlerde birkaç kızgınlık görülür.

Poliöstrüs : Gebe kalmadıkları sürece belli aralıklarla kızgınlıkları tekrarlama. Sığır, domuz ve mandalar yıl boyu poliöstrüs gösterirken, kısrak, koyun, keçi ve kedi mevsim içinde poliöstrüs gösterirler.

Poliparazitizm : Aynı konağın farklı türden parazitlerle enfeksiyonu. Birden fazla çeşit parazitin neden olduğu enfeksiyon veya enfestasyonlar. Aynı konağın farklı türden parazitlerle enfeksiyonu.

Poliparezis : Genel felç.

Polipati : Aynı zamanda birçok hastalığı olma, birçok hastalığın aynı anda oluşu.

Polipeptidemi : Kanda polipeptitlerin bulunması.

Polipeptit : Proteinlerin birincil yapısını oluşturan peptit bağlarıyla bağlanmış çok fazla sayıda amino asidin oluşturduğu bir polimer. Aminoasitlerin birbirlerine peptit bağlarıyla bağlanmasıyla oluşan aminoasit zinciri. Peptit bağıyla bağlanmış 10-100 amino asit içeren genellikle molekül ağırlığı 10 kDa’dan az olan peptit.

Polipeptit yapılı antibiyotik : Fazla polar olan peptit grubu bir yağ asidine bağlanmış, bu nedenle de moleküllerinde hidrofilik ve lipofilik nitelikte iki ayrı kutup bulunan, bakteri hücresinin sitoplazmik zarının geçirgenliğini artırarak bakterisit etki oluşturan karmaşık bir polisakkarit yapısına sahip antibiyotik.

Polipetal : Çok petalleri olan.

Polipleji : Çeşitli kasların felci.

Poliploidi : İkiden fazla kromozom takımı bulundurma durumu. Hücre çekirdeğindeki kromozom sayısının türe has haploit kromozom sayısının iki kattan fazla sayıda oluşu.

Poliploit : İkiden fazla kromozom takımı bulunduran organizma. Triploit (3 takım), tetraploit (4 takım) gibi.

Poliployid : Normal, haployid kromozom sayısına ikiden çok yani triployid, tetraployid v,b. bölüm olarak sahip olma.

Polipnö : Sık, yüzeysel ve kesik kesik olan solunum biçimi. Sıcak havalarda köpeklerin beden ısısını atmak için yaptığı solunum polipne tiptir.

Polipod larva : Lepidoptera ve Hymenoptera’larda bulunan tırtıl biçimindeki larva. Bu larvalarda belirgin bir baş, üç segmentli bir göğüs ve 10 segmentli bir karın, her göğüs segmentinden birer tırnakla sonlanan bir çift ayağı, karında farklı yapışma organelleriyle donatılmış etsi beş çift ayağı bulunan, çiğneyici ağız tipine sahip, üzerinde çok defa yakıcı kıllar bazen dikenler ve çıkıntıları bulunmaktadır.

Polipropilen : Petrol parçalanırken gaz olarak açığa çıkan ürünün polimerizasyonu sonucu oluşan sentetik madde.

Poliprotein : Biyolojik olarak aktif pek çok polipeptit ya da proteinin öncüsü olan ve polisistronik mRNA'nın ribozomlara taşıdığı bilgiyle sentezlenen, daha sonra da enzimlerle polipeptit dizisinin parçalarına ayrılacak olan çok yönlü görev yapan protein. Birden farklı fonksiyona sahip bireysel proteinleri içeren öncü translasyon ürünü.

Poliradikulitis : Sinir köklerinin yangısı.

Poliradikulonöritis : Akut idiopatik polinöritis. 2. İdiopatik poliradikulonöritis.

Poliribozom : [Bakınız: polizom]. Polizom. Hücre sitoplazmasında temel maddedeki bağımsız ribozomların bir araya gelmesiyle ortaya çıkan oluşum, bir mRNA molekülünde birden fazla sayıda ribozom içeren yapı, polizom.

Polis filmi : Karanlık bir olayın aydınlığa kavuşturulması, suçlunun ortaya çıkarılması temeline dayanan film türü. Bunu sağlamak için ortaya karanlık bir olay sürülür (bir öldürme, bir soygun, bir kaybolma, vb.); bu olayla yakın ilgisi bulunan kimseler tanıtılır; bu kişilerin kuşkulu olabilecek yönleri belirtilir; olayın aydınlatılmasına yarayacak bazı ipuçları verilir. Olaylar sıkı bir mantık çerçevesinde gelişir, sonunda bir çözüme ulaşılır.

Polis oyunu : Suçlunun ortaya çıkarılmasına dayanan oyun türü. Merak ve heyecan öğelerini dengeli bir biçimde kullanıp oyunun sonuna değin gerilim, sağlayan oyun.

Polis romanı : Konuları polisi ilgilendiren olaylardan ibaret olan roman. Konuları polisi ilgilendiren olaylardan oluşan roman türü.

Polisakkarit : Monosakkarit birimlerinin dallı ya da hat şeklinde birleşmesi ile oluşan, nişasta, glikojen, glikan ve benzerleri gibi yüksek molekül ağırlıklı karbohidrat sınıfı. Çok sayıda monosakkarit molekülünün birleşmesinden oluşan kompleks yapıdaki organik bileşik. Genellikle on monosakkarit ünitesinden daha fazla monosakkaritin glikozidik bağlarla bağlanmasıyla oluşan düz zincirli veya dallanmış, nişasta, glikojen, selüloz, inulin gibi yüksek molekül ağırlıklı karbohidrat sınıfı.

Polisakkaritler : Şekerlerden daha karmaşık yapıdaki karbonhidratlar olup, 10 ‘ dan fazla basit şeker (monosakkarit kalıntısı)içeren C6H10O5)x gibi poliheksozlar veya (C5H8O4)x gibi polipentozları da içeren bağıl mol kütleleri yüksek karbonhidratlar. (Nişasta, dekstrin, glikojen ve inülin gibi polisakkaritler hidroliz olduğunda monosakkaritler oluşur.).

Polisensitivite : Çok sayıda ve çeşitlilikte etkene karşı, aşırı şekilde duyarlılık gösterme durumu.

Polisentrik kromozom : Çok sayıda sentromeri olan kromozom.

Polisepal : Çok sepalleri olan.

Poliserözitis : Seröz zarların genel yangısı.

Polisiklik : İç içe birçok halkadan oluşan.

Polisiklik aromatik hidrokarbonlar : Etlerin ateş de kızartılması, dumanlanması, kahvenin kavrulması sırasında oluşan, birbirine kaynaşmış 3 veya 4 benzen halkası içeren, sadece karbon ve hidrojen atomlarından yapılmış maddeler, PAH.

Polisiklik balık : Üreme süresince yumurtalarını farklı zamanlarda döken balık.

Polisimetri : Bir canlının, birden çok eksen üzerinden, bilateral simetri parçalarına bölünebilmesi durumu.

Polisinuzitis : Çeşitli sinüslarin yangısı.

Polisistron : Birden fazla geni temsil eden kotlama bölgesi.

Polisistronik mrna : [Bakınız: çok sistronlu mRNA]. Çok sistronlu mRNA.

Polisitemi : Alyuvar artışı.

Polisitemi vera : Birincil polisitemi.

Polisomi : Normal kromozom sayısına ilave olarak sadece bir ya da birkaç tane kromozoma daha sahip olma durumu. Normal kromozom sayısına ilave olarak, sadece bir ya da birkaç tane kromozoma daha sahip olma durumu.

Polisorbat 60 : Polioksietilen 20 sorbitan monostearat olarak bilinen emülgatör gıda katkı maddesi.

Polispermi : [Bakınız: çok spermalılık]. Birkaç spermin aynı anda yumurta içine girmesi. 1. Bir ovumun birden fazla spermatozoon tarafından döllenmesi. Spermadaki spermatozoon sayısının normalden fazla oluşu, polispermizm.

Polispermizm : Polispermi.

Polispor : Çok sporları olan.

Polistamen : Bitkinin birden fazla stamen taşıması.

Polisülfürler : Sülfür çözeltilerinin kükürt ile kaynatılması sonucu oluşan polimerik [Sn]2- iyonları içeren, BaS3, BaS4, Ca2S6 gibi inorganik bileşikler.

Politeknik : Türlü teknik bilgilerin ve uygulamalı fen derslerinin öğretimine ağırlık tanıyan (program ya da okul). Birçok teknikleri kapsayan.

Politeknik okul : Uygulamalı fen bilimleri ile kılgılı sanatların türlü dallarında öğretim yapan okul.

Politeli : Çok sayıda meme başının bulunması.

Politen kromozomları : İki kanatlı (Diptera) larvalarının tükrük bezi, bağırsak, trakea, yağ dokusu, Malpighi tüpçükleri gibi kısımlarındaki vücut hücrelerinde görülen, normal kromozomlardan 1000 kat daha büyük, kromozomların endomitozla peş peşe replikasyonu sonucu oluşan 2000 u kadar boyda normal kromozomlardan çok daha büyük olan kromozomlar. Dev kromozomlar.

Politetrafloroetan : -(CF2)- tekrarlanan birimler içeren, kimyasal direnci yüksek, yüksek kaynama noktalı, iyi elektriksel yalıtkanlık özellikleri bulunan bir polimer. Teflon.

Politik iktisat : Toplumsal üretim ilişkilerinin gelişmesine bağlı olarak bu gelişmenin farklı evrelerinde mal ve hizmetlerin üretim, dağıtım ve değişim koşullarını etkileyen yasaları saptayan ve irdeleyen bir tür iktisat bilimi.

Politik iş çevrimleri : Tekrar seçilmek isteyen hükümetlerin seçim öncesi ve sonrasında farklı hedeflere yönelik iktisat politikaları uygulamaları sonucu ortaya çıkan iş çevrimleri.

Politik tiyatro : Ünlü Alman yönetmeni Erwin Piscator'un göstermeci nitelikteki kendi anlayışını içeren tiyatroya verdiği ad. Siyasal gelişimleri konu edinerek insanların daha iyi yaşamalarını savunan, seyircinin duyusundan çok usuna yönelen tiyatro anlayışı. Bu anlayıştaki tiyatroda sinema filmi, diya, hareketli sahne tabanı gibi biçimsel özellikler yer alır. Brecht'in epik tiyatro'sunu etkilemiştir. Alman rejisör Erwin Piscator'un kitabına bu başlığı vermekle ortaya attığı bir terimdir. Siyasal gelişimleri konu yaparak insanların daha iyi yaşamalarını savunan, seyircinin duygusundan çok usuna yönelen bir tiyatro türüdür. Bu türde, filim, projeksiyon, hareket eden sahne tabanı ya da şerit gibi araçlar kullanılır. Piscator'un "politik tiyatrosu" nu, Brecht'in Epik tiyatrosunu etkilemiştir.

Politika araçları : Belirlenen politikayı gerçekleştirmeye yönelik kullanılan unsurlar.

Politika değişkenleri : Bir politikanın sonul amaçlarının unsurları.

Politika etkinsizliği önermesi : İktisadi karar birimlerinin davanışları rasyonel beklentilere dayandığı için hükümet tarafından uygulanan iktisat politikalarının ekonominin üretim ve işlendirme düzeyi üzerinde herhangi bir etkisinin olmayacağını ileri süren ve Yeni Klasik Okul iktisatçılarından T, J. Sargent ve N. Wallace tarafından geliştirilen önerme.

Politiki : Politika - polikiye: politikaya.

Politip : Birçok tipi olma. Çok türü olan cins.

Politipik : Çeşitli alt taksonlara ayrılan takson.

Politize : “Politikaya bulaştırmak” anlamındaki politize etmek , “politikaya bulaşmak” anlamındaki politize olmak birleşik fiilinde geçen bir söz.

Politok : Bir doğumda birden çok yavru meydana getirme. Bir bitkinin tekrar tekrar meyve vermesi.

Politokoz : Kedi, köpek, domuz ve benzerleri bir doğumda birden fazla yavru doğuran.

Politriki : Aşırı kıllılık.

Politrofik ovaryol : Böcek ovaryumunda besleyici hücrelerin yumurta odası içinde yumurta hücresi (oosit) ile beraber ya da yumurta odasına bitişik ayrı bir oda içinde almaşık dizili bulunduğu ovaryol tipi.

Poliüri : Sık sık fazla miktarda idrar yapılması.

Poliürik : Poliüriyle ilgili, poliüriye neden olan.

Polivalan aşı : Bir mikroorganizmanın pek çok farklı alt tipleri veya serotiplerine karşı geliştirilen ve canlıya uygulandığı zaman, canlıyı bu mikroorganizmanın oluşturabileceği tüm enfeksiyonlara karşı koruyabilen aşılar.

Polivalent allosterik enzim : Birden fazla modülatör tarafından uyarılan veya baskılanan allosterik enzim.

Polivinil alkol : Polivinil asetatın hidrolizinden alkol içerisinde, asit veya baz katalizörlerle elde edilen suda çözünürlüğü iyi olduğunda emülsiyon ve süspansiyon polimerleşmesinde viskozlaştırıcı olarak ,kimyasal bir işlemle suda çözünmez hale getirildikten sonra elyaf olarak kullanılan ve yüksek derecede su absorplayan bir alkol. Polivinil asetatın sabunlaştırılmasıyla sentetik olarak elde edilen ve % 1.4’lük solüsyonları hâlinde gözyaşı akıntısını artıran bir vinilalkol polimeri.

Polivinil alkol çözeltisi : Yağ ortamlardan daha hızlı, sudan daha yavaş soğutucu ve Polivinil alkolün su-içindeki çözeltisinden oluşan, yağ ortamlardan daha hızlı, sudan daha yavaş soğutucu su verme ortamı.

Polivinil prolidon : Vinilpirolidonun polimerleştirilmesiyle hazırlanan çözücü bir madde.

Polivinilalkol : Doymamış alkol olan vinil alkolün polimerizasyonuyla elde edilen sentetik madde.

Poliviniliden klorid : Bir polimerizasyon ürününün ikinci bir elemanla kopolimerize edilmesiyle elde edilen sentetik madde.

Polivinilklorid : Vinilkloridin polimerizasyonuyla elde edilen sentetik bir madde.

Polivinilklorit : Bazı mıknatıslı kuşak tabanlarında ya da plaklarda kullanılan yoğruk çeşidi.

Polivoltin : Bir mevsimde birden çok döl verme.

Poliyoensefalitis : Poliensefalitis.

Poliyoensefalomeningomiyelitis : Beyin gri maddesi, omurilik ve beyin-omurilik zarlarının yangısı.

Poliyoensefalopati : Poliensefalitis.

Poliyoksalen : Tanelerin tavlanmasında uygulanan sıvıya, % 1'ini aşmayacak miktarda katıldığında tanenin pulcuklanması için sürfektan olarak kullanılabilen ve her bir ton taneye 1 litre katılan polioksipropilen-polioksietilen glikol.

Poliyomavirüs : Papovaviridea ailesinde yer alan kemirgenlerde tümör oluşturan DNA virüsleri.

Poliyomiyelitis : Omuriliğin gri maddesinin yangısı.

Polizoik : Birden fazla halka içeren strobila.

Polizom : Bir mRNA'yı tercüme etmek üzere S, Z harfi gibi ya da değişik şekillerde dizilmiş ribozomlar. Poliribozom. mRNA molekülü ve iki veya daha çok ribozomdan meydana gelmiş bir kompleks, poliribozom. Poliribozom.

Polizomi : Normal kromozom sayısına ek olarak bir ya da birkaç kromozoma sahip olma durumu.

Postenfeksiyöz polinöritis : Akut idiopatik polinöritis.

Reagan iktisat politikası : Amerika Birleşik Devletlerinde, 1981 yılında başkan seçilen Reagan yönetiminin federal hükümet bütçesini küçültme ve iktisadi büyüme artırma amaçlarıyla parasalcı maliye politikası, sunum yanlı vergi indirimleri ve bütçe harcamalarını azaltıcı politikaların bir arada uygulandığı iktisat politikası.

Reflasyon politikası : Deflasyonist bir ortamda, toplam istemi artırarak ekonominin yeniden dengeye getirilmesine yönelik uygulanan genişletici para ve genişletici maliye politikaları.

Rna bağımlı dna polimeraz : RNA molekülünü kalıp olarak kullanarak tek iplikli DNA sentezleyen enzim. Bu enzim kanserojen DNA virüslerinde oluşur. Revers transkriptaz.

Rna polimeraz : DNA'dan ya da bazı virüslerde RNA'dan RNA kopyalanmasını katalizleyen enzimlerden herhangi biri. DNA dan RNA sentezini gerçekleştiren enzim. Kalıp olarak DNA’nın bir iplikçiğini veya RNA’yı kullanıp ribonükleotitleri fosfodiester bağıyla bağlayarak RNA sentezleyen enzim.

Rna polimeraz ı : Ökaryotlarda, ribozomlardaki RNA tiplerini sentezleyen ve çekirdekçikte bulunan bir enzim.

Rna polimeraz ıı : Ökaryotlarda, bütün genlerin mRNA transkripsiyonundan sorumlu, çekirdekte bulunan bir enzim.

Rna polimeraz ııl : Ökaryotlarda çekirdekte bulunan, 5S RNA ve tRNA sentezinden sorumlu bir enzim.

Rölatif polisitemi : Göreceli polisitemi.%.

Seçici kredi politikası : Ülkenin iktisadi öncelikleri ve amaçları doğrultusunda kredilerin belli bölge veya kesimlere yönlendirilmesine ilişkin düzenlemeler bütünü.

Semptomatik poliglobuli : Hayvanın uzun süre susuz kalması veya su içememe nedeniyle su alımının azalması, ishal, kusma, aşırı terleme, fazla idrar yapma gibi organizmada fazla miktarda sıvı kaybına neden olan hastalık hallerinde ve su içmesini ve emiliminin engellenmesi sonucu ve şok olaylarında ortaya çıkan ve kan hacminin azalması, buna karşın hematokrit değer, alyuvar sayısı ve hemoglobin miktarının artışıyla belirgin bir sendrom, psödopoliglobuli.

Serbest ticaret politikası : Onsekizinci yüzyılda merkantilizme tepki olarak doğan, A. Smith ve D. Ricardo’nun öncülüğünü yaptığı serbest ticaret kuramlarına dayanan politika.

Simetrik polinom : Değişkenlerinin simetrik fonksiyonu olan polinom.

Sindiyotaktik polimer : Bir polimerde esas zincir üzerinde bir plânın her iki tarafındaki monomerlerinin R gruplarının düzgün şekilde değişmesi.

Steroregüler polimer : Stereospesifik polimerleşmede elde edilen polimerlere verilen ad.

Sterospesifik polimerleşme : Polimer zincirinde izotaktik veya sindiotaktik yapının belirmesine yol açan polimerleşme.

T4 dna polimeraz : T4 fajı tarafından kutlanan 5'-3' ve 3'-5' yönünde DNA sentezi yapan bir enzim.

Tag polimeraz : Thermus aquaticus bakterisinden elde edilen ve polimeraz zincir tepkimesinde sıklıkla kullanılan polimeraz enzimi.

Tak polimeraz : Thermus aquaticus bakterisinden izole edilen, polimeraz zincir reaksiyonunda kullanılan, ısıya duyarlı DNA polimeraz.

Taq polimeraz : Thermus aquaticus bakterisinden izole edilen ve polimeraz zincir reaksiyonunda kullanılan DNA polimeraz enzimi.

Tarım politikası : Hükümetin tarımsal üretim, işlendirme ve fiyatları düzenlemek için aldığı kararlar bütünü.

Tarımsal destekleme politikaları : Tarımsal ürünlerin sunum ve isteminin diğer kesimlere göre farklı özelliklere sahip olması nedeniyle hükümetlerin gerek üretici gelirlerinde gerekse ürün fiyatlarında istikrarı sağlamak amacıyla uyguladığı politikalar bütünü.

Tatlı su polibi : Çok hücrelilerin (Metazoa), sölenterler (Coelenterata) alt bölümünün, knidliler (Cnidaria) filumunun, hidralar (Hydrozoa) sınıfından, torba biçiminde vücutlu, üst kısmında bir ağız ve çevresinde dokunaçlar bulunan, tatlı su ve göllerde yaşayan, koloniler teşkil eden, medüz dölleri bulunmayan, yeşil hidra (Hydra viridis), kara hidra (H.fusca) gibi türleri bulunan bir cins. Sölenterler (Coelenterata) alt bölümünün, knidliler (Cnidaria) şubesinin, hidralar (Hydrozoa) sınıfından, torba biçiminde vücutlu, üst kısmında bir ağız ve çevresinde dokunaçlar bulunan, tatlı sularda yaşayan, koloniler teşkil eden, medüz dölleri bulunmayan bir cins, hidra.

Tatlı su polipi : (karşılık: hidra, Hydra) Çokgözeli hayvanlardan knidliler (Cnidaria) filumunun hidralar (Hydrozoa) sınıfından bir cins. Vücudu torba biçiminde olup üst bölgesinde bir ağız ve çevresinde dokunaçlar bulunur. Tatlı su ve göllerde yaşarlar. Koloniler yaparlar. Yeşil hidra (Hydra viridis), kara hidra (H. fusca) gibi birçok türleri vardır. Medüz dölleri bulunmaz.

Taylor polinomu : Taylor serisinin herhangi bir kısmi toplamı.

Tazı poliartritisi : Genç tazılarda, bacakların alt kısımlarındaki eklemlerde, erozyonlarla belirgin, nedeni bilinmeyen eklem yangısı.

Tek fiyat politikası : Aynı malın, tüm alıcılara tek bir fiyattan satıldığı fiyatlandırma politikası. karşılığı farklılaştırılmış fiyatlandırma politikası.

Tekelleşme karşıtı politika : Tekelleşmeye engel olmak ve tekelleşmenin yol açacağı zararları önlemek ya da azaltmak amacı güden hükümet politikası.

Tontin sigorta poliçesi : Katılımcıların belli bir ödemeyle katıldıkları fonun işletilmesi sonucu elde edilen getirinin katılımcılara kâr payı olarak ödendiği, katılımcının ölmesi durumunda ise kendisine düşen kâr payının diğer katılımcılara dağıtıldığı ve tek yatırımcı hayatta kalıncaya kadar sürecin devam ettiği, grup yaşam sigortası, grup ödemeleri ve şans oyunlarından oluşan ve bu fikri ortaya atan banker Lorenzo de Tonti’den esinlenerek bu isimle anılan bir tür yatırım aracı. Bu tür sigorta poliçesi Türkiye’de yasayla yasaklanmıştır.

Trigonometrik polinom : [Bakınız: polinom].

Ucuz para politikası : Faiz oranını düşürerek kredi miktarını artırmayı hedefleyen genişletici para politikası.

Üreme polibi : Knidli hayvanların meydana getirdikleri kolonilerde, üreme görevini yüklenmiş koloni bireyi.

Üreme polipi : Knidli hayvanların meydana getirdikleri kolonilerde, üreme görevini üzerine almış olan koloni bireyi.

Vergi politikası : Belirli iktisadi ve sosyal amaç ve hedeflere ulaşmak için vergilerin miktar ve bileşiminde yapılan düzenlemeler bütünü.

Yatırım politikası : Yatırım kararlarının alınmasında veya yatırım projeleri arasında seçimde, yatırım planı doğrultusunda alınan kararlar bütünü.

Yığın polimerleşmesi : Çözücü kullanılmadan monomerin polimerleştirilmesi.

Yıl boyu poliöstrik : Gebe kalmadığı sürece belli aralıklarla kızgınlıkları sürekli tekrarlayan inek, domuz gibi hayvanlar.

Yurtiçi poliçe : Bir ülke içinde çekilen ve aynı ülkede ödenen poliçe.

Zincir polimerleşmesi : Zincir reaksiyonu ile polimerleşmenin oluşması.

Zincir tepkime polimerleşmesi : Başlama basamağı karbon-karbon çift bağlarından birinin açılması basamağı olan ve serbest radikal ara ürününe monomer bağlanarak uzun zincirlerin meydana geldiği tepkime.

Açık kapı politikası : Yabancı malları bir ülkeye serbestçe sokma politikası, açık kapı siyaseti.

Açık poliçe : Eksik bilgileri sonradan tamamlanmak üzere düzenlenen poliçe.

Açıklık politikası : Siyasette açık, şeffaf olma, glasnost.

Adli polis : Adliye içerisinde güvenliği sağlayıp cumhuriyet savcısına bağlı olarak çalışan kolluk gücü.

Adli polislik : Adli polisin yaptığı iş.

Bağlantısızlık politikası : Bağlantısızlık siyaseti.

Belediye polisi : Belediye zabıtası.

Dış politika : Bir devletin sınırları ötesindeki devletlere uyguladığı siyaset.

Ek poliçe : Sigorta bedelinin yükseltilmesi durumunda önceden hazırlanmış bir poliçeye ek olarak düzenlenen belge, zeyilname.

Ekonomi politik : Toplumsal üretim ilişkilerinin gelişmesine bağlı olarak bu gelişmenin farklı evrelerinde mal ve hizmetlerin üretim, dağıtım ve değişim koşullarını etkileyen yasaları saptayan ve irdeleyen bir tür iktisat bilimi.

İç politika : Bir devletin kendi sınırları içinde kamu işlerinin örgütlenmesine ve yönetime ilişkin uyguladığı siyaset.

İdareimaslahat politikası : Bir işi, gerektiği gibi değil de günün şartlarına göre yapma tutumu. İşi oluruna bırakma tutumu.

Koruma polisi : Can güvenliği tehlikede olduğu düşünülen bir kimseyi korumak üzere eğitilmiş ve bazı özel aletlerle donatılmış emniyet görevlisi.

Poliandri : Çok kocalılık.

Poliasit : Birleşiminde birçok asit fonksiyonu bulunan madde.

Poliçe : Belirli bir sürenin sonunda belirli bir parayı kendi adına veya bir başkasının emrine ödemesi için alacaklının borçluya yazdığı bildiri. Sigorta senedi.

Polietilen : Etilenin çeşitli yöntemlerle polimerleştirilmesinden elde edilen, dayanıklı, parlak, birçok kimyasal madde etkisiyle bozulmayan saydam katı.

Polifoni : Çok seslilik.

Polifonik : Çok sesli. Çok yönlü. Çok seslilikle ilgili, çok sesliliğe ilişkin.

Poligam : Çok eşli.

Poligami : Çok eşlilik.

Poligon : Atış yeri. Çokgen.

Polijini : Çok karılılık.

Poliklinik : Hastalıkların ön tanılarının ve hastaların ayakta tedavilerinin yapıldığı özel klinik.

Polimer : Tekrarlanan yapısal kümelerin oluşturduğu yüksek molekül ağırlıklı (birleşikler).

Polimeri : Polimerlik.

Polimerleşme : Polimerleşmek işi.

Polimerleşme derecesi : Bir plastiğin makromolekülünü hazırlamak için gerekli olan molekül sayısı.

Polimerleşmek : Benzer veya farklı birçok küçük molekül "polimer" denilen büyük moleküller biçiminde birleşmek.

Polimerleştirme : Polimerleştirmek işi.

Polimerleştirmek : Bir maddeyi polimer durumuna dönüştürmek.

Polimerlik : Biri, diğerinin polimeri olan iki molekül arasındaki bağıntı, polimeri.

Polip : Sölenterlerden, toplu veya tek başına yaşayabilen basit yapılı hayvan. Mukoza ile kaplı boşluklar içinde gelişen, yumuşak, telsel, genellikle saplı bir armut biçiminde ur.

Polis : Şehirde kamu düzenini, huzur ve güvenliği sağlayan kuruluş, kolluk, zabıta. Bu kuruluşta yer alan görevli, kollukçu.

Polis arabası : Polislerin görev sırasında kullandığı araba.

Polis hafiyesi : Dedektif.

Polis karakolu : Güvenliği sağlamakla görevli polislerin görev yaptığı bina.

Polis noktası : Polisin karakol dışında konuşlandığı yer.

Polisaj : Dokunmuş kumaşlardaki tarak izlerini yok etmek için bu kumaşları bir bıçaktan geçirme işlemi. Parlaklık verme.

Polisevi : Emniyet mensuplarının dinlenmek ve barınmak amacıyla kullandığı bina.

Polisiye : Konusu polisin ilgilendiği alanlarda olan (olay, roman, film vb.).

Polisiye film : Konusunu polisin görev alanına giren olaylardan seçen film.

Polisiye roman : Konusunu polisin görev alanına giren olaylardan seçen roman.

Polislik : Polis olma durumu. Polisin görevi.

Politeist : Çok tanrıcı.

Politeizm : Çok tanrıcılık.

Politik : Siyasal. Belli bi hedefe ulaşabilmek için uzlaşmayı, iyi geçinmeyi amaçlayan.

Politika : Devletin etkinliklerini amaç, yöntem ve içerik olarak düzenleme ve gerçekleştirme esaslarının bütünü, siyaset, siyasa. Davranış biçimi, düşünce yapısı. Bir hedefe varmak için karşısındakilerin duygularını okşama, zayıf noktalarından veya aralarındaki uyuşmazlıklardan yararlanma vb. yollarla işini yürütme.

Politikacı : Politika ile uğraşan kimse, siyasetçi. Karşısındakinin duygularını okşayarak çıkar sağlayan kimse, siyasetçi.

Politikacılık : Politika ile uğraşma işi veya tutkusu.

Poliüretan : Yoğunluğu çok düşük cam, vernik, kauçuk veya köpük görünüşündeki lastiğe benzeyen madde.

Sabit polinom : Sıfırdan farklı bir gerçek sayıdan oluşan polinom.

Sıfır polinomu : Bütün katsayıları sıfır olan polinom.

Sigorta poliçesi : Sigortalı ile sigorta şirketi arasında tarafların karşılıklı hak ve borçlarını gösteren ve sözleşmenin kanıtlanması amacıyla düzenlenen belge.

Sivil polis : Emniyet teşkilatında görevi gereği üniformasız çalışan polis, sivil.

Süvari polisi : Atlı polis.

Toplum polisi : Toplumsal olayları izlemek ve denetlemek amacıyla oluşturulmuş polis birimi ve polisiye güç.

Diğer dillerde Poli anlamı nedir?

İngilizce'de Poli ne demek ? : poly (c), poly (t), poly (u)