Akdeniz politikası nedir, Akdeniz politikası ne demek

Akdeniz politikası; İktisat alanında kullanılan bir kelimedir.

İktisat terim anlamı:

Avrupa Birliği ülkelerinin Akdeniz ülkeleriyle yaptığı tercihli ticaret anlaşmaları arasında uyum sağlamak için oluşturulmuş ortak politika.

Akdeniz politikası anlamı, tanımı

Poli : Çok, fazla. Bütün alt birimleri sitozin olan homopolimer. Bütün alt birimleri timin olan homopolimer. Bütün alt birimleri urasil olan homopolimer

Akdeniz : Mersin iline bağlı ilçelerden biri.

Politik : Siyasal. Belli bi hedefe ulaşabilmek için uzlaşmayı, iyi geçinmeyi amaçlayan.

Politika : Devletin etkinliklerini amaç, yöntem ve içerik olarak düzenleme ve gerçekleştirme esaslarının bütünü, siyaset, siyasa. Davranış biçimi, düşünce yapısı. Bir hedefe varmak için karşısındakilerin duygularını okşama, zayıf noktalarından veya aralarındaki uyuşmazlıklardan yararlanma vb. yollarla işini yürütme.

Avrupa birliği : 1957 yılında Avrupa Ekonomik Topluluğu adıyla kurulan iktisadi bütünleşmeyi gerçekleştirdikten sonra Avrupa Topluluğu adını alan ve 1992 yılında Maastricht Anlaşması ile Avrupa Birliği’ne dönüşen, üye devletler arasındaki siyasal ve hukuki birleşmeyi amaçlayan birlik. Birliğin üye sayısı 1995 yılında Avusturya, Finlandiya ve İsveç’in katılımıyla on beşe, 2004 yılında ise Estonya, Litvanya, Letonya, Çek Cumhuriyeti, Slovakya, Slovenya, Polonya, Macaristan, Malta, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin katılımıyla yirmi beşe çıkmıştır.

 

Sağlamak : Bir işin olması için gerekli durumu, şartları hazırlamak, temin etmek. Bir işlemin doğruluğunu ortaya koymak. Öndeki aracın sağından ilerleyerek önüne geçmek. Elde etmek, sahip olmak.

Ticaret : Ürün, mal vb. alım satımı. Alışveriş sonucu elde edilen, yararlanılan fiyat farkı, kâr. Bu etkinlikle ilgili bilim. Kazanç amacıyla yürütülen alım satım etkinliği.

Anlaşma : Anlaşmak durumu. Devletler arası siyasal, ekonomik, kültürel vb. alanlarda yapılmış olan uzlaşma ve bu uzlaşmanın tespit edildiği belge, uyuşma, itilaf, antant, konvansiyon. Sözleşme.

Sağlama : Sağlamak işi. Bir problemin çözümü veya bir hesabın doğruluğunu denetlemek için yapılmış olan kontrol işlemi, mizan.

Avrupa : Dünya üzerinde yer alan kıtalardan biri.

Sağlam : Dayanıklı, kolay bozulmaz, yıkılmaz, stabil. Sakatlık veya hastalığı bulunmayan, sağlıklı, sıhhatli. Gerçek, inanılır bir temeli olan. (sa'ğlam) Her hâlde, muhakkak. Zarar görmemiş, bozulmamış. Güvenilir.

Tercih : Yeğleme.

Birli : Bir parçadan oluşan, kendinde herhangi bir şeyden bir tane bulunan. As (II).

Anlaş : Karşı, ön taraf, gözönü, her taraftan görülebilen yer, meydan, açıklık.

Ortak : Birlikte iş yapan, ortaklaşa yararlarla birbirlerine bağlı kimselerden her biri, şerik, hissedar, partner. Birden çok kimse veya nesneyi ilgilendiren, onlara özgü olan, onların katılmasıyla oluşan, müşterek. Kuma.

 

İçin : Amacıyla, maksadıyla. Düşüncesince, kendince, göre. Özgü, ayrılmış. Ant deyimleri yapan bir söz. Karşılığında, karşılık olarak. Oranla, göz önünde tutulursa. Uğruna, yoluna. -den dolayı, -den ötürü. Neden ve sonuç belirten bir söz. Hakkında. Süre belirten bir söz.

Diğer dillerde Akdeniz politikası anlamı nedir?

İngilizce'de Akdeniz politikası ne demek ? : mediterranean policy