Pommel türkçesi Pommel nedir

  • Dövmek.
  • Kılıç kabzasındaki top.
  • Kılıç sapının topuzu.
  • Yumruklamak.
  • Topuz.
  • Eyer kaşı.
  • Kılıç başı.
  • Top.

Pommel ingilizcede ne demek, Pommel nerede nasıl kullanılır?

Pommeled : Yumruklamak.

Pommeling : Kılıç başı. Topuz. Dövmek. Yumruklamak. Top. Eyer kaşı. Kılıç kabzasındaki top.

Pommelled : Yumruklamak.

Pommelling : Yumruklamak.

Pommels : Top. Yumruklamak. Kılıç kabzasındaki top. Kılıç başı. Eyer kaşı. Dövmek. Topuz.

Pomaded : Merhem sürmek. Pomad. Briyantin. Merhem. Pomat. Pomat sürmek. Saç merhemi.

Pomanders : Parfüm topu. Koku yayan baharat kutusu. Koku kesesi. Delikli baharat topu.

Pomace : Posa. Meyve ezmesi. Ezme. Üzüm posası.

Pom pom : Ufak seri ateşli top (den.). Ponpon.

Pomace fly : Deneysel genetik çalışmalarda yoğun olarak kullanılan genellikle kokuşmakta olan meyvelerin çevresinde bulunan sinek türlerini içeren sinek cinsi, drosophila. Meyve sineği.

İngilizce Pommel Türkçe anlamı, Pommel eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Pommel ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Clumping : Kümelenme. Ağır adımlarla yürümek. Kümeye eklemek. İndirmek (argo terim). Atın ayaklarını sert zemine vurduğunda çıkan ses. Yığmak. Kümeleşme.

Faggots : Homoseksüel erkek. Homoseksüel. Çalı-çırpı demeti. Sakatat yemeği. Çalı çırpı demeti. İbne (argo sözcük). İbne. Sevimsiz kimse. Çalı çırpı.

 

Bolus : Bolus. Topak. Bol. Kapsül. İri hap. Küme, kitle. bol. Nükleer enerji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Yoğunluğu ve atom numarası dokununkine eşdeğer olan ve radyoterapide kullanılan dolgu maddesi. Büyük hap.

Fagot : Götveren. Çalı çırpı. Sakatat yemeği. Demet. Demir çubuk demeti. Çalı çırpı demeti. Çalı-çırpı demeti. İbne (argo sözcük). Çıra demeti.

Bastinado : Sopa. Falakaya yatırmak. Dayak. Falakaya çekmek. Falaka.

Clumped : Ağır adımlarla yürümek. Küme. Kümeye eklemek. Kümelenmiş. İndirmek (argo terim). Yığmak.

Cannoned : Çarpmak. Karambol yapmak. Mil. Karambol bilardo. Borbardıman etmek. Çarpışmak. İncik kemiği. Bombardıman silahı. Bombardıman etmek.

Belabor : Pataklamak (argo terim). Pataklamak. Uzatmak. Lafı uzatmak. Üzerinde fazla durmak. Benzetmek. Çok uzatmak.

Maces : Küçük hindistan cevizi kabuğu. Tören asası. Gürz. Yüze püskürtülünce insanı sersemleten bir kimyasal madde. Yüzüne mace püskürtmek. Küçükhindistancevizi meyvesinin toz haline getirilmiş kabuk içi. Gözyaşartıcı bomba sıvısı. Ortaçağda kullanılan ağır topuz. Süslü asa. Matrak.

Pommel synonyms : saddle horn, give somebody snuff, knobs, saddle, topknot, beat out, beat up, door knob, cannoning, pummels, clumps, handle, hold, baste, biff, bastinadoes, bastes, biffing, bali, congeries, beating up, cannonballing, batter, buffet, macing, knob, pommeling, batter down, knop, hit, cannonballs, cannon, buffeted.

Pommel ingilizce tanımı, definition of Pommel

Pommel kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Hence, to beat with the fists. A knob or ball. An object resembling a ball in form. To beat soundly, as with the pommel of a sword, or with something knoblike.