Maces türkçesi Maces nedir

  • Matrak.
  • Yüze püskürtülünce insanı sersemleten bir kimyasal madde.
  • Ortaçağda kullanılan ağır topuz.
  • [#top Topuz].
  • Süslü asa.
  • Gürz.
  • Küçükhindistancevizi meyvesinin toz haline getirilmiş kabuk içi.
  • Tören asası.
  • Gözyaşartıcı bomba sıvısı.
  • Tören sopası.
  • Yüzüne mace püskürtmek.
  • Küçük hindistan cevizi kabuğu.

Maces ingilizcede ne demek, Maces nerede nasıl kullanılır?

Grimaces : Yüzünü buruşturmak. Suratını ekşitmek.

Make grimaces : Yüzünü buruşturmak. Suratını ekşitmek.

Reed mace : Hasırotu. Şeytan mumu. Su kamışı. Hasır otu. Geniş yapraklı kofa.

Mace : Matrak. Yüzüne mace püskürtmek. Gözyaşartıcı bomba sıvısı. Tören sopası. Küçükhindistancevizi meyvesinin toz haline getirilmiş kabuk içi. Gürz. Küçük hindistan cevizi kabuğu. Yüze püskürtülünce insanı sersemleten bir kimyasal madde. Süslü asa. Tören asası.

Maced : Yüzüne mace püskürtmek. Küçükhindistancevizi meyvesinin toz haline getirilmiş kabuk içi. Yüze püskürtülünce insanı sersemleten bir kimyasal madde. Ortaçağda kullanılan ağır topuz. Topuz. Süslü asa. Tören sopası. Matrak. Tören asası. Gürz.

Maceral : Çürüntü. Kömürlerin dokusunu yapan homojen, mikroskopik bileşenler.

Macer : Gürzcü.

Macedonians : Makedonyalılar. Makedonyalı.

Macerating : Zayıflatmak. Maserat. Suda bırakarak yumuşatmak. Sıvıda ıslatarak yumuşatmak. Islatarak yumuşatmak. Sindirilecek hale getirmek. Yumuşatmak.

 

Macedonian : Makedonca. Makedonya´ya özgü. Makedonya. Makedonyalı. Makedonyaca.

İngilizce Maces Türkçe anlamı, Maces eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Maces ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Amusing : Eğlendirici. Ahenkli. Hoş. Zarif. Zevkli. Güldürücü. Gülünç. Şaka yapan. Komik.

Family : Evlilik ve kan bağına, başka deyişle karı-koca, ana-baba-çocuklar, kardeşler vb. arasındaki ilişkilere dayalı olan bir toplum çekirdeği. Küme. Fasile. Erkeğin ve kadının çocuklarıyla oluşturdukları, iş bölümüne dayalı, küçük (çekirdek) ve büyük ya da dar ve geniş aile gibi tipleri olan toplumsal ve ekonomik temel birlik, a. bk. büyük aile, küçük aile. Ocak. Sülale. Ev. Familya. Akrabalar. Kodak.

Dink : Plase. Salak.

Chignons : Kafanın arkasında yüksekte giyilen sıkı saç rulosu.

Truncheon : Kısa ve kalın sopa. Cop. Çomak. Asa. Kalın sopa. Coplamak.

Pommeling : Eyer kaşı. Dövmek. Yumruklamak. Kılıç başı. Kılıç kabzasındaki top. Top.

Funny : Paskal. Gülünç. Gülünecek. Komik. Şüpheli. Garip. Eğlenceli. Zevkli. Güldürücü. Karanlık.

Cudgeled : Sopa. Sopa çekmek. Dayak atmak. Sopa atmak. Sopalamak. Sopa ile dövmek. Savurmak. Dövmek. Değnek.

Couple : Kuvvet çifti. Karı koca. Bağlamak. Eş. Bağlantı kurmak. Koşut yönelimli, karşıt, eşit iki kuvvet. İki. Bitiştirmek. Çiftleştirmek.

Nutmeg : Muskat. Hindistan cevizi. Küçükhindistancevizi. Küçük hindistancevizi ağacı. Haki. Küçük hindistan cevizi. Hint cevizi. Küçük hindistancevizi. Küçük hindistan cevizi ağacı. Hindistancevizi.

Maces synonyms : power couple, family unit, cudgel, knob, pummels, knobs, truncheons, topknots, spice, truncheoned, mace, knop, door knob, pommel, priceless, match, maced, macing, pommels, bun, topknot.