Gürz nedir, Gürz ne demek
Gürz; kökeni farsça dilinden gelmektedir.
- Silah olarak kullanılan ağır topuz

Yerel Türkçe anlamı:
Yaraları iyileştirmekte kullanılan iri yapraklı bir ot.
Gürz hakkında bilgiler
Gürz, topuz veya bozdoğan, düşmanı yaralamak ve zırhını parçalamak amacıyla yakın çatışmada kullanılan, üzerinde boğumlar olan ve bir ucu öbüründen çok daha kalın bir silahtır. Demir, bakır, pirinç veya bronzdan yapılıyordu. Piyadelerin kullandıkları daha hafifti. Sultan Alparslan, Malazgirt Savaşı'nda hem kılıç hem de gürz kullanmıştır. Sultan IV. Murad'ın 200 okkalık gürzleri kullandığı söylenmektedir
Gürz anlamı, kısaca tanımı:
Silah : Savunmak veya saldırmak için kullanılan nesne, etken araç. Bir konuda etkili her şey. Savunmak veya saldırmak amacıyla kullanılan araç.
Topuz : Ucu top biçiminde eski bir silah. Bir şeyin elle tutulabilen çıkıntısı. Top biçiminde toplanmış saç.
Düşman : Birbirleriyle savaşan devletler ve bu devletlerin asker, sivil bütün uyrukları. Bir şeyin yaşamasına, barınmasına engel olan (güç, tutum vb.). Bazı şeylerden nefret eden, tiksinen kimse. Bir şeyi büyük ölçüde kullanıp tüketen kimse. Birinin kötülüğünü isteyen, ondan nefret eden, ona zarar vermeye çalışan kimse, yağı, hasım, antagonist, dost karşıtı. Aralarında birbirleriyle çatışmaya varacak ölçüde anlaşmazlık olan taraflar.
Yaralamak : Silah, bıçak vb. bir araçla yara açmak. Gücendirmek, incitmek, kırmak.
Zırh : Herhangi bir yeri, aracı vb.ni kuvvetlendiren, zararlı etkilerden koruyan özel madde. Savaşlarda ok, kılıç, süngü vb. silahlardan korunmak için giyilen, demir ve tel levhalardan yapılmış giysi. Savaş gemilerinin veya bazı araçların dışına kaplanılan çelik levha.
Parçalamak : Birliği bozmak amacıyla bölmek. Parçalara ayırmak, bütünlüğünü bozmak, parça parça etmek.
Yakın : Az bir ara ile ayrılmış olan (zaman veya yer), uzak karşıtı. Küçük, önemsiz değişikliklerle birbirinden ayrılan. Uzak olmadan. Benzeyen, andıran, yaklaşan. Uzak olmayan yer. Erişmesi, olması zaman bakımından yaklaşmış olan. Aralarında sıkı ilişki olan arkadaş, dost veya akraba. Aralarında sıkı ilgi bulunan.
Çatışma : Savaş maksadıyla düşmana karşı ilerleyen bir birliğin karşı tarafın keşif ve güvenlik kollarıyla arasındaki ilk silahlı vuruşma. Türlü yönlerden uzanan kıvrımlı dağ sıralarının, bir yerde dar bir açı ile birbirine yaklaşıp kaynaşması veya düğümlenmesi. Çatışmak işi. Silahlı büyük kavga, arbede.
Ağır : Kısık, alçak. Dokunaklı, insanın gücüne giden, kırıcı. Yavaş. Tartıda çok çeken, hafif karşıtı. Çetin, güç. Değeri çok olan, gösterişli. Yavaş bir biçimde. Davranışları yavaş olan. Sıkıntı veren, bunaltan. Çapı, boyutu büyük. Sindirimi güç (yiyecek). Fiziksel sebeplerden dolayı güç işiten (kulak). Ağırbaşlı, ciddi. Ağır sıklet. Keskin, boğucu (koku). Ciddi. Yoğun.
Gürzbaz : Türk seyirlik oyunlarda çeşitli ağırlıkları kaldırarak güç gösterisinde bulunan beceri sanatçısı. (Sey. O.) Eski meydan ya da sahnede oynanan eğlencelik (körmük) oyunlarında ağırlıklar kaldırarak hüner gösteren oyuncu.
Gürze : Ağaçtan yapılan su kabı.
Diğer dillerde Gürz anlamı nedir?
İngilizce'de Gürz ne demek? : n. mace, iron club
Almanca'da Gürz : n. Streitkolben

Bu kısımda Gürz nedir? Gürz ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Gürz tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Gürz hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.