Postfaces türkçesi Postfaces nedir

  • Ek.
  • Dipnot.
  • Not.
  • Kitaba sonradan yazılan ek bölüm.
  • Ek yazı.

Postfaces ingilizcede ne demek, Postfaces nerede nasıl kullanılır?

Expostfacto : Karar veya kanun yürürlüğe girmeden öncesi için geçerli olan. Sonradan yapılmış olup öncekileride kapsayan.

Postfix : Son ek. Sonek.

Postfixes : Sonek. Son ek.

Postfixing : Sonek. Son ek.

Postfordist production : Müşteri istemine göre üretilen ürünün miktar ve niteliğinde kolay ve hızlı değişimine izin veren ve toplam kalite kontrolü, tam zamanında üretim ve kalite kontrol çemberlerinden oluşan üç temel ögeye dayalı siparişe göre üretim. Esnek üretim.

Postfrontal bone : Bazı omurgalılarda göz çukurunun gerisindeki kemik. Postfrontal kemik.

Postfrons : Postfrons. Böceklerin başının anten kaidesine kadar olan ön bölgesi.

Postfree : Posta verginine tabi olmayan.

Postfordist production system : Esnek üretim sistemi. Birbirine bir malzeme taşıma ağı ile bağlanmış, yarı bağımsız sayısal kontrollü tezgahlardan oluşan benzetim yöntemlerinden yararlanan bilgisayar kontrollü bir üretim sistemi. krş. fordist üretim sistemi.

İngilizce Postfaces Türkçe anlamı, Postfaces eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Postfaces ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Add on : Ek ücret. Üzerine eklemek. Ekleme. Bir şeye ekstra olarak eklenmiş olan eşya. Üzerine ekleme. (bilgisayar)performansını artırmak için bilgisayar eklenen parça. Aksesuar. Tamamlayıcı. Eklenmiş olan bir şey. Eklemek.

Accessorial : İlave. Yardımcı. Cezai suç ortağı. Aksesuar.

Additions : Katıntılar. Katılma. Zam. Eklenti. Katma. Artış. İktisadi karar birimlerinin belli bir dönemde yurtiçinde üretilen mal ve hizmetlere yapacakları harcamaların ve buna bağlı olarak da reel gayrisafi yurtiçi hasılanın artmasına yol açan dışsatım, yatırım ve hükümet harcamalarından oluşan kalemler. krş. sızıntılar. Katılan şey.

Chits : İngilizce'de nota. Memorandum vb dokümanlara halk arasında verilen isim. Çocuk. Yumurcak. Para makbuzu. Küçük çocuk. Mektup. Velet. Pusula.

Footnoted : Dipnot konulmuş (bir teks hakkında). Dipnot koymak. Hamiş. Dip not. Dipnot içeren. Haşiye. Alt yazı.

Billets : Pusula. Konaklama yeri. Vazife. Ödev. Çelik çubuk. Konaklatmak (askeri terim). Yerleştirmek. Kütük. Konaklatmak.

Addendum : İlave edilecek şey. Zeyilname. Ekleme. Ek sözleşme. İlave. Zeyl.

Message : İleti. Tezkere. Bildiri. Bilgisayar, bilişim alanlarında kullanılır. Haber. Resmi bildiri. Mesaj. Bir duraktan başka bir durağa bilgi iletmek üzere düzenlenmiş herhangi bir simgeler ya da damgalar birleşimi. Mektup.

Memorandum : Genelge. Uyarga. Duyuru. Bir görüşme sırasında beliren durumları saptamak ve ilerde anımsamayı sağlamak üzere tutulan yazım. Layiha. Nota. Muhtıra. Tecimde kullanılan yazılım kağıdı yarısı kadar bir kağıt üzerine genişlemesine ekleme biçiminde yazılan uyarı. Bildiri.

 

Postscript : Bir yazılımda imzadan sonra eklenen sözcükler. Postscript. Not (mektubun altındaki). Yazılım eki. Bilgisayar, ekonomi alanlarında kullanılır. Haşiye.

Postfaces synonyms : accessioning, footnotes, annotations, adjoint, cross reference, adhibit, footnote, accession, accretionary, memo, postscripts, memos, addenda, accretions, mark, memorandums, degree, accretion, memoranda, additament, accessive, billet, additional, accessional, footnoting, aide memoire, chit, annotation, grade.