Postoesophageal nerve fiber türkçesi Postoesophageal nerve fiber nedir

  • Biyoloji alanında kullanılır.
  • Çeşitli omurgasızlarda beyin gangliyonlarını özofagusun gerisine bağlayan sinir telleri.
  • Postözofagal sinir teli.

Postoesophageal nerve fiber ingilizcede ne demek, Postoesophageal nerve fiber nerede nasıl kullanılır?

Nerve : Sinir. Metanet. Asap. Kuvvet. Yüzsüzlük. Damar (yaprak). Cesaret vermek. Cüret. Cesaret.

Fiber : Lif. Doku. Tel. Teltik. İplik. Telcik. Yapı. Ham selüloz. Bağ dokusunda bulunan kollagen, elastik ve retiküler iplikler. lif. kas, sinir ve bağ dokusu gibi dokularda bant oluşturan uzun hücre ya da hücreler topluluğu. yünde ve saçtaki keratin gibi protein uzantılar. Humma.

Nerve fiber : Aksonla miyelin kılıfından meydana gelen yapı. bir grup sinir lifi bir sinir oluşturur. Sinir lifi. Sinir teli. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Demetler halinde birleşerek sinirleri oluşturan akson ile etrafındaki schwann hücresinden oluşan ve periferal sistemde yer alan yapılar.

İngilizce Postoesophageal nerve fiber Türkçe anlamı, Postoesophageal nerve fiber eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Postoesophageal nerve fiber ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A cells : Alfa hücreleri. Pankreasın langerhans adacıklarında glukagon salgılayan, içlerinde özel boyalarla boyanan, fevkalade parlak, alkolde çözünmeyen, kırmızı renkli granüller bulunan, az sayıdaki hücre. a hücreleri. hipofiz bezinin ön lobunda (pars distalis) yer alan, içlerinde asidofil granüller taşıyan, boyayı emen, büyüme hormonunu salgılayan bez hücreleri. asidofil hücreler. 3.mayalarda eşeyli üreme sırasında a hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. A hücresi.

 

Aardvark : Borudişli. Karınca yiyen. Yer domuzu. Damarlı dişliler (tubulidentata) takımının, yer domuzugiller (orycteropodidae) familyasından, 100 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, afrika'da kazdığı inlerde yaşayan bir tür. Yerdomuzu.

Abiotic environment : Organizmanın topografi, jeoloji, iklim ve inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim, inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Abiyotik ortam. Cansız çevre. Abiyotik çevre.

Aardvarks : Memeliler (mammalia) sınıfının, damarlı dişliler (tubulidentata) takımından, vücutları aralıklı olarak kıllarla örtülü, parmakları ve kulakları büyük, kanca tırnaklı türleri içine alan bir familya. Damarlı dişliler. Yer domuzugiller. Yerdomuzu. Memeliler (mammalia) sınıfının, etenliler (placentalia) alt sınıfından, az sayıda ve sütun biçiminde sıralanmış ve her birinin bir kanalı olan minesiz ve köksüz dişleri olan, ağızları boru biçiminde uzamış, kulakları büyük, seyrek kıllı, parmaklarında büyük kanca şeklinde tırnakları olan türlere sahip bir takım.

Abacus bodies : Abacus cisimcikleri. Dişteki odontoblast hücrelerinde içleri muntazam dizilmiş kalsiyum granülleri ve kollagen öncülerini içeren golgi kesecikleri.

 

A cell : A hücresi. Mayalarda eşeyli üreme sırasında alfa hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre.

Abramis zone : Abramis zonu. Akarsuların durgun akan ve abramis türlerinin baskın olduğu bölgesi. Akarsuların durgun akan bölgeleri.

Abductor muscle : Bir bacak ya da herhangi bir bölgeyi dışa doğru çeken kas. abdüktör kas. Abdüktör kas. Uzaklaştırıcı kas.

A protein : Tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. A proteini. Triptofan sentetaz enziminin bir protein alt birimi. laktoz sentetaz enziminin bir parçası. tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. olgunlaşma proteini. tütün mozaik virüsünün deneysel olarak meydana getirilen protein kılıfının bir oligomeri.

Abiotic factor : Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen iklim faktörleri, toprağın özellikleri, suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Abiyotik faktör. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen, iklim faktörleri, toprağın özellikleri ve suyun kimyasal yapısı gibi faktörler.

Postoesophageal nerve fiber synonyms : a chromosome, abo blood groups system, abambulacral area, aardwolf, acacia, a site.