Potential hole türkçesi Potential hole nedir

  • Bir noktadaki elektriksel erkilin, çevresindeki tüm noktalardan düşük olması.
  • Erkil deşiği.
  • Fizik alanında kullanılır.

Potential hole ingilizcede ne demek, Potential hole nerede nasıl kullanılır?

Potential : Gizil güç. Güç. İmkan. Kütle çekimi gibi bir kuvvet alanı içinde bulunan birlim kütleyi sonsuzdan, belirli bir noktaya getirebilmek için gerekli işle ölçülen erke değeri. Bir nesne ya da kaynakta saklı ya da gerçekleşmemiş olanaklı güce ilişkin olan. Erkil. Durum ya da konuma bağlı eylem yeteneği. toprak ya da bir yüksekten sonsuz uzaklık gibi ölçünlere göre belirlenen ve elektrik ya da mıknatıssal olan yeğinliğinin bir uzaklık boyunca eski tümleviyle verilen bağıl nicelik. Gerilim. Uzaklığa göre türevi, ters yönde kuvveti veren işler. İhtimal.

Hole : Deşik. Delik açmak. Hücre. Bir yarıiletkenin buzsul örgüsünde bir eksicik yerinin boş kalması; örgüden başka eksiliklerin; buyeri doldurması bir akım oluşmasına eşdeğerdir. Köşesine çekilmek. Boşluk. Çukur. Yuvasına girmek. Delik. Derin yer.

Potential time curve : Süre-potansiyel eğrisi. Sürelpotansiyelölçüm yönteminde, potansiyelin süreyle değişimini gösteren eğri.

Potential acidty : Potansiyel asitlik. Asitlik değeri.

Potential balance of payments deficit : Potansiyel dış ödemeler dengesi açığı. Bir ülkede uygulanan dış ticaret ve kambiyo uygulamalarının kaldırılması durumunda ödemeler bilançosunda ortaya çıkabilecek açık. krş. dış ödemeler dengesi açığı.

 

Potential barrier : Erkil engeli. Potansiyel erk engeli. Bir alan içinde devinen yüklü bir parçacığın devimsel erkeyle aşamadığı enkil duvarı. Potansiyel engeli. Enerji engeli.

İngilizce Potential hole Türkçe anlamı, Potential hole eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Potential hole ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abampere : On amperlik çıngı cereyan birimi. On amper. 10 ampere eşit akım birimi. Saltık ampere. 10 amper birim. Saltık birim dizgesindeki elektrik akımı yeğinliği birimi.

Accelerometer : İvme ölçer. İvmeyi ölçen aygıt. Akselerometre. İvme ölçme aleti. Hızlanma ölçer. Devinen bir cismin ivmesini ölçen aygıt. İvmelenmeyi ölçen cihaz. Hızlanmayı. Gösteren ve kaydeden bir cihaz (havacılık).

Absorptivity : Emme sığası. Emme yetkesi. Yutuculuk. Bir ortamın, bu ortamın sınırlarının hiç bir etkisi olmamak koşulu ile, birim kalınlığının iç yutma çarpanı. Bir yüzeye vuran ışınım erkesinin yüzeyce soğurulan bölüğünün ölçüsü. Soğurabilirlik. Soğurganlık. Soğurma katsayısı. Emme kapasitesi.

Acoustic feedback : Hoparlör geri beslemesi. Ses geribeslemesi. Bir ses aygıtı çıktısının birazının aygıtın girdisine ulaşarak çıktıyı etkilemesi. Akustik geribesleme.

Absolute units : Salt birimler. Temel birimler olarak uzunluk, zaman ve kütleyi alan birimler kümesi. Temel kütle. Saltık birimler.

 

Absolute zero : Mutlak sıfır noktası (eksi 273 derece santigrat). Saltık sıcaklık ölçeğinde sıfır noktası : -273°c. Mutlak sıfır. Saltık sıfır. Salt sıfır.

Absorption band : Soğurma bandı. Absorpsiyon bandı. Bir soğurum izgesinde belirtken karanlık bir kuşak. Soğurum kuşağı.

Abnormal reflection : Olağandışı yansıma. Üşeryuvar (iyonosfer) katmanının dönüşül sıklığının üstündeki telsiz dalgalarının yansıması.

Absorption edge : Soğurum kıyısı. Absorpsiyon kenarı. Bir x-ışmı izgesinin birden kesildiği dalga boyu. bu tür izgenin resminde keskin bir kıyı görülür. Soğurum kenarı.

Accumulation coefficient : Bir yüzeyde yüzerilen özdecik yoğunlaşması artış hızının, söz konusal özdeciklenin değişim evresindeki yoğuşumuna oranı. Birikim katsayısı.

Potential hole synonyms : absorptiometer, acoustic absorptivity, absorption loss, abcoulomb, absolute concentration, absolute magnitude.