Pounder türkçesi Pounder nedir
Pounder ile ilgili cümleler
English: Do you know what they call a quarter pounder with cheese in Paris?
Turkish: Paris'te çeyrek librelik bir peynirliye ne dediklerini biliyor musun?
Pounder ingilizcede ne demek, Pounder nerede nasıl kullanılır?
Pounders : Ufalayıcı. Librelik şey. Tokmakçı. Librelik. Tokmak. Ezici. Dövücü.
Compounder : İlaçlar veya tedavi amaçlı maddeler karıştıran kimse. Birleştiren kimse. Borç tasfiyesi için anlaşma yapan borçlu. Uzlaşan kimse.
Compounders : Borç tasfiyesi için anlaşma yapan borçlu. Birleştiren kimse. Uzlaşan kimse. İlaçlar veya tedavi amaçlı maddeler karıştıran kimse.
Expounder : Açıklayan kimse. Açıklayan. Yorumlayan. Açıklayıcı. Şerh eden. Tefsir eden. Yorumlayan veya değerlendiren kimse. Yorumlayıcı. İzah eden.
Expounders : İzah eden. Açıklayan. Yorumlayıcı. Yorumlayan. Tefsir eden. Yorumlayan veya değerlendiren kimse. Şerh eden. Açıklayıcı. Açıklayan kimse.
Tenpounder : Olta avı balığı.
Pound a beat : Taban tepmek. Volta atmak.
Propounded : Ortaya koymak. Arzetmek. İleri sürmek. Onaya sunmak. Teklif etmek. İleri sürülen. Önermek.
Pounded : Çarpmak. Vurmak. Yumruklamak. Ağıla kapamak. Dövmek. Topa tutmak. Küt küt atmak. Havanda dövmek. Ezmek. Dövülmüş.
Uncompounded : Birleştirilmemiş. Bileşik oluşturmamış. Karıştırılmamış.
İngilizce Pounder Türkçe anlamı, Pounder eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Pounder ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Oppressive : Basıcı. Zulmedici. Can sıkıcı. Sıkıcı. Ağır. Baskıcı. Zalim. Kasvetli. Bunaltıcı.
Damning : Aleyhinde. Tahrip edici. Zıt. -e son derece karşı. Şiddetle karşı çıkan.
Hammerer : Çekiş ile döven veya vuran kimse.
Trouncers : Döven kimse. Döven (kimse). Derbeleyici. Hayrete düşüren kimse. Şaşkına çeviren kimse. Cezalandırıcı. Cezanlandırıcı.
Gavel : Tokmak (toplantıda oturumun açıldığını ilan etmek için başkanın masaya vurduğu). Oturum başkanının tokmağı. Duvarcı çekici. Senelik kira. Yargıç tokmağı.
Gigolos : Jigolo.
Knob : Budak. Çük (argo sözcük). Penis. (ağaçta) budak. Saç topuzu. Baş. Düğme. Kafa. Yumru.
Pestle : Havanda dövmek. Havaneli. Havan eli. Havan tokmağı. Dibek tokmağı.
Beaters : Mikser. Vurucu. Döven. El mikseri. Çırpıcı. Çırpan şey.
Knocker : Kapı tokmağı. Far. Kapı kapı dolaşan satıcı. Uyarı çanı. Ampul. Çan. Batakçı.
Pounder synonyms : trouncer, gaveled, masher, muller, beater, gavels, overbearing, steamrollered, banger, beetled, crusher, disintegrator, devastating, gaveling, beetles, fucker, shattering, comminator, overwhelming, sport coat, hammerers, pounders, hammerman, force unit, crushing, brake, breaker, bully head, gigolo, knobs, granulators, hammer, mashers.
Pounder ingilizce tanımı, definition of Pounder
Pounder kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : One who, or that which, pounds, as a stamp in an ore mill.

Bu kısımda Pounder kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Pounder ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Pounder anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Pounder ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.