Poverty level türkçesi Poverty level nedir

  • Yoksulluk düzeyi.
  • Sosyoloji alanında kullanılır.
  • Fakirlik sınırı.
  • Yoksulluk sınırı.
  • Bir birey ya da ailenin bağımsız varlığını sürdürebilmesi için zorunlu olan en az ölçüde bile yeme, giysi ve barınma araçları sağlıyamaması durumu.

Poverty level ingilizcede ne demek, Poverty level nerede nasıl kullanılır?

Poverty : Parasızlık. Yokluk. İhtiyaç. Haybet. Eksiklik. Fakirlik. Mutlak yoksulluk. Yoksulluk. Düşkünlük. Yetersizlik.

Level : Seviyeli. Aynı seviyede. Düz. Makul. Düzey. Amaç olarak seçmek. Akılcı. Ufki bir yüzey sağlamak. Ölçülü. Bir nesnenin bir başkasına göre kimi niceliklerinde ya da konumunda gösterdiği ayrılık derecesi.

Poverty gap index : Yoksulluk açığı dizini. Yoksulların yoksulluk sınırının ne kadar gerisinde gelir elde etmekte olduklarını göstermek amacıyla kullanılan, yoksulluk sınırından her yoksul kişinin gelirinin çıkarılıp bu farkların toplanarak yoksul kişi sayısına bölünmesiyle hesaplanan yoksulluk dizinlerinden biri. krş. foster-greer-thorbecke dizini, kafa sayısı dizini, sen dizini.

Poverty indices : Yoksulluk dizinleri. Yoksulluğun ölçülmesinde kullanılan kafa sayısı dizini, yoksulluk açığı dizini, sen dizini, foster-greer-thorbecke dizini.

Poverty line : Mutlak yoksulluk konumundakilerin gelir düzeyi. türkiye’de yoksulluk sınırı dört kişilik aile için hesaplanmaktadır. Fakirlik sınırı. Yoksulluk sınırı. Yoksulluk hattı.

 

Poverty reduction and growth facility : Yoksulluğu azaltma ve büyüme kolaylığı. Uluslararası para fonu tarafından düşük gelirli üye ülkelere düşük faizli kredi sağlayarak yoksulluğu azaltmak ve büyümelerini artırmak amacıyla 1999 yılında yaratılan kredi mekanizması.

İngilizce Poverty level Türkçe anlamı, Poverty level eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Poverty level ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

All round development of individual : Tümsel gelişim. Bireyde tinsel niteliklerin, aktöresel arılığın ve fiziksel yetkinliğin uyumlu gelişimi.

Poverty line : Yoksulluk hattı. Mutlak yoksulluk konumundakilerin gelir düzeyi. türkiye’de yoksulluk sınırı dört kişilik aile için hesaplanmaktadır.

Age grade : Yaş katmanı. Üyeleri, çoğunlukla da erkek üyeleri belli ve aşama-sırah yaş kümelerine ayrılan toplumlarda belli bir yaşa ulaşmış olan bireylerin oluşturduğu dirimbilimsel toplumsal katman.

Adaptive behavior : Bireyin doğal ve toplumsal çevresinin gereklerine uyacak biçimde davranması. Bireyin çevreyle uyum ilişkileri geliştirmesine yarayan ya da toplumsal düzgülere uygun düşen davranış. Adaptif davranış. Uyumlayıcı davranış. Uyumcu davranış. Uyarlamacı davranış.

Age group : Yaş öbeği. Belli bir çoğanın yaşlara göre dağılımını göstermek ve sıklıkları değer aralıkları içinde dile getirmek üzere kullanılan alt-üst yaş sının belli aralık. Yaş kümesi. Üyeleri yaş ölçüsüne göre belirlenen toplumsal küme. Yaş grubu.

 

Aesthetical ideal : Güzelduyusal ülkü. Belli bir kümenin, bir halkın kendine özgü sanatsal tasarımlarında yansıyan ve bireyin fiziksel, tinsel yeteneklerinin belli somut tarihsel koşullar altında gerçekleşebilecek özgür, tam ve her yönde uyumlu gelişmesine ilişkin olan ülkü.

Acclimatation : Toplumsal kümelerin, dirimbilimsel bakımdan yeni bir ortamın iklim koşullarına uyum sağlaması süreci. İklimuyum.

Agression : Saldırı. Kişilerin, toplumsal kümelerin ya da toplumların, başka kişi, küme ya da toplumların doğal varlıklarını, eylemlerini ya da iyelikleri altındaki şeyleri, kendilerine çıkar sağlamak, onlara da zarar ya da acı vermek ve belli davranışlardan caydırmak amaçlarıyla denetim altına almaya girişmeleri.

Achievement motive : Amaç doğrultusunda engelleri ve güçlükleri aşma azim ve kararlılığı. Başarı güdüsü. Başarma güdüsü. Herhangi bir amacı gerçekleştirme güdüsü.

Acculturation : Çevresindeki kültürü kabullenme. Bir kültürün başka bir kültürden aldığı tesir. Ekinsel yozlaşma. Kültürlenme. Bir kültürün ya da bir kültür öğesinin başka bir kültüre girmesi sonucu her ikisinin de değişmeye uğraması süreci. Bir toplumun ekinine, başka (özellikle daha gelişkin) toplum ya da toplumların ekininden kimi özdeksel ve tinsel öğelerin geçmesi ve o ekinin göreli bütünlüğünün bozularak tutarsızlaşması olayı ya da süreci. Kültür etkileşimleri. Kültürel etkileşim. Kültürel uyum.

Poverty level synonyms : agnation, alienation, adjustment in marriage, aesthetic, abilities, affection, age distribution.