Powwows türkçesi Powwows nedir

  • Toplantı.
  • Kuzey amerikalı kızılderililer arasında yapılan toplantılara verilen isim.
  • Kızılderili toplantısı.
  • Görüşmek.
  • Büyücü doktor.
  • Toplantı yapmak.

Powwows ingilizcede ne demek, Powwows nerede nasıl kullanılır?

Powwow : Kuzey amerikalı kızılderililer arasında yapılan toplantılara verilen isim. Toplantı. Büyücü doktor. Görüşmek. Toplantı yapmak. Kızılderili toplantısı.

Powwowed : Kızılderili toplantısı. Toplantı yapmak. Kuzey amerikalı kızılderililer arasında yapılan toplantılara verilen isim. Görüşmek. Toplantı. Büyücü doktor.

Powwowing : Görüşmek. Kızılderili toplantısı. Büyücü doktor. Kuzey amerikalı kızılderililer arasında yapılan toplantılara verilen isim. Toplantı yapmak. Toplantı.

Pow : Savaş tutsağı. Savaş esiri. Düşman ordusu tarafından tutsak alınan asker.

Powder : Pudra. Toz serpmek. Saç pudrası. Kokain. Makyajda saçlara grilik ya da aklık vermek için kullanılan pudra. Saçlara grilik vermekte kullanılan pudra. Pudralamak. Katıların fiziksel etkilerle ufalanması sonucu oluşan, tane irilikleri yaklaşık bir mikron büyüklüğünde parçacıklar. Toz halinde şey. Toz.

Powder magazine : Barut deposu (den.). Baruthane. Cephanelik. Cephanelik (den.). Barut deposu.

Powder metallurgy : Toz metalürjisi. Toz metal bilimi. Toz metalbilimi. Toz metalurjisi.

 

Powdered flux : Toz dekapan. Toz eritken. Tozlandırılmış eritken.

Powder puff : Pudra ponponu. Ponpon. Pudra pomponu.

Powdered : Toz haline getirmek. Pudralamak. Toz haline getirilmiş. Toz. Tozlandırılmış. Toz serpmek.

İngilizce Powwows Türkçe anlamı, Powwows eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Powwows ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Assemblage : Toplanma. Küme. Bir araya toplanma. Bir araya toplama. Kalabalık. Toplama. Topluluk. Montaj. Meclis.

Called a meeting : Toplantı ayarlamak. Toplantı organize etmek.

Confer on : Akademik derece vermek. Görüşünü almak. Unvan vermek. Vermek. Fikrini almak.

Approach : Yaklaşmak. Yanaşmak. Varmak. Ulaşmak. Benzemek. Ele almak. Andırmak. Yaklaşma. Başvurmak.

Huddle : Bir işi acele ve üstünkörü yapmak. Aceleyle giyinmek. Birbirine sokulmak. Bir araya toplamak. Birbirine sokulmuş insanlar. Tıkıştırmak. Yığın. Toplanmak. Toplamak. Birbirine sokulup sarılmak.

Canvass : Seçmenleri dolaşarak oy istemek. Reklam yapmak. Sipariş toplamak. Propaganda yapmak. Soruşturmak. Tartışmak. Kamuoyu yoklaması yapmak. Gözden geçirmek. Oy toplamak.

Amassments : Birikim. Yığma.

Medicine man : Kızılderili büyücüsü. Sihirbaz hekim. Hastalıkları, doğaüstü yöntemlerle sağaltma gücünde olduğuna inanılan erkek ya da kadın sağaltıcı, bk. halk sağaltmanlığı. Ocaklı. İlkel kabilelerde sihirbaz.

Approaches : Başvurmak. Benzemek. Yaklaşmak. Girişler. Ulaşmak. Temasta bulunmak. Yaklaşımlar. Girişmek. Koyulmak. Ele almak.

Powwows synonyms : group discussion, powwow, powwowed, amassment, voodoo priest, argue, argues, voodoo doctor, confer, huddler, call a meeting, congregates, argued, assemble, foregather, council, companies, foregathered, conference, meet in council, congregated, assembles, concourse, confers, congregations, conferred, conferences, company, assembly, arguing, concourses, canvassed, congregation.