Pow türkçesi Pow nedir
- Düşman ordusu tarafından tutsak alınan asker.
- Savaş esiri.
- Savaş tutsağı.
Pow ile ilgili cümleler
English: Ali claims to have psychic powers.
Turkish: Ali psişik güçlerinin olduğunu iddia ediyor.
English: "That shan't happen again," Fortunatus said to himself, and they started to ride at each other again. This time, Fortunatus's spear met his foe so powerfully that he flew from his horse like a ball and lay dead on the earth.
Turkish: " O tekrar olmayacak. "Fortunatus kendi kendine söyledi, ve tekrar birbirlerine at sürmeye başladılar. Bu defa Fortunatus'un mızrağı düşmanına o kadar güçlü rastladı ki o atından bir top gibi uçtu ve yerde ölü yatıyordu.
English: A nation need not necessarily be powerful to be great.
Turkish: Bir ulusun büyük olması için mutlaka güçlü olması gerekmez.
English: Ali did everything within his power to save the children that were trapped in the burning building.
Turkish: Ali yanan binada sıkışmış çocukları kurtarmak için gücü dahilinde her şeyi yaptı.
English: Ali did everything within his power to keep Mary from being elected president of the student council.
Turkish: Ali Mary'nin öğrenci konseyi başkanı seçilmesini önlemek için gücü dahilinde her şeyi yaptı.
Pow ingilizcede ne demek, Pow nerede nasıl kullanılır?
Powder : Katıların fiziksel etkilerle ufalanması sonucu oluşan, tane irilikleri yaklaşık bir mikron büyüklüğünde parçacıklar. Toz haline getirmek. Kimya, tiyatro alanlarında kullanılır. Saçlara grilik vermekte kullanılan pudra. Saç pudrası. Asalak öldürücü olarak kullanılan katı bitkisel ya da madensel maddelerin öğütülmüşü. (ya etkilerine ya da yapılarına göre adlandırılırlar: böcek tozu, kene tozu, solucan tozu, pelin tozu, eğrelti tozu gibi.). Toz. Toz haline gelmek. Pudralamak. Pudra.
Powder covering : Toz örtü.
Powder flask : Barutluk. Barut mahfazası.
Powder horn : Korno. Barut mahfazası. Barutluk.
Powder magazine : Cephanelik (den.). Cephanelik. Barut deposu. Barut deposu (den.). Baruthane.
Powdered sugar : Pudraşeker. Pudra şekeri. Pudraşekeri.
Powderflask : Barutluk.
Powder pattern : Toz örnekçesi. Buzsul olmayan ya da ince toz durumuna getirilen buzsul özdeklerin verdikleri kırınım örneği.
Powder room : Bayanlara ait tuvalet. Bayanlar tuvaleti. Barut deposu. Tuvalet tazeleme odası. Buduvar.
Powdered milk : Süt tozu. Süttozu.
İngilizce Pow Türkçe anlamı, Pow eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Pow ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Captive : Mahkum. Esir düşmüş. Tutsak edilmiş. Köle. Esir. Baskı altında. Kapatılmış. Kısıtlanmış. Emir.
Prisoner : Tutsak. Hükümlü. Mahkum. Mahpus. Kapatımlı. Esir. Tutuklu. Hapis.
Internee : Gözaltına alınan. Enterne edilen. Gözaltına alınan kimse.
Prisoner of war : Esir. Harp esiri.
Pow synonyms : pows.

Bu kısımda Pow kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Pow ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Pow anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Pow ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.