Prebends türkçesi Prebends nedir

  • Katedralden ödenek alan papaz.
  • Papaz ödeneği.

Prebends ingilizcede ne demek, Prebends nerede nasıl kullanılır?

Prebend : Katedralden ödenek alan papaz. Papaz ödeneği.

Prebendaries : Katedralden ödenek alan papaz. Katedrale bağlı rahip.

Prebendary : Katedrale bağlı rahip. Katedralden ödenek alan papaz.

Prebetalipoprotein : Çok düşük yoğunluklu lipoprotein. Prebetalipoprotein.

Prebetalipoproteinemia : Kanda prebetalipoproteinlerinin aşırı miktarda bulunması. Prebetalipoproteinemi.

Singer prebisch thesis : Birincil mallar üreten az gelişmiş ülkeler ile işlenmiş mal üreten gelişmiş ülkeler arasındaki ticarette, dış ticaret hadlerinin az gelişmiş ülkeler aleyhine döneceğini ileri süren ve ilk kez h. singer ile r. prebisch tarafından birbirlerinden bağımsız olarak geliştirilen sav. Singer-prebisch savı.

Prebless : New york eyaletinde yerleşim yeri.

Prebiotic : Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. İnsan ve hayvanın sindirim sistemindeki yararlı mikroorganizmaların büyümelerini ve çoğalmalarını hızlandıran, patojen mikroorganizmaların çoğalmalarını baskılayan, sindirilmeyen karbonhidrat veya yem ve gıda katkı maddeleri. Prebiyotik. Yeryüzünde hayatın başlamasından önceki dönem.

Preblessing : New york eyaletinde yerleşim yeri.

 

İngilizce Prebends Türkçe anlamı, Prebends eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Prebends ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Fake : Sahtekar. Sağ gösterip sol vurmak. Sahtesini yapmak. Uydurmak. Taklit. Ayak yapmak. Sahte. Uydurma. Takınmak.

Do : Eylemek. Rol üstlenmek. Ayağını kaydırmak. Temizlemek. Tamamlamak. Rolünü üstlenmek. Gezmek. Etmek. Yapmak. Dolandırmak (argo terim).

Belie : Gerçek olduğunu gizlemek. Ters düşmek. Çelişmek. Yalanlamak. Örtmek (sahte bir şey gerçek bir şeyi). Gizlemek. Yalancı çıkarmak. Maskelemek. Yanıltmak.

Make believe : Rolü yapmak. Olarak düşünmek. İnandırmak. Kendine ... süsü vermek. Gibi davranmak. Olarak hayal etmek.

Feign : Gibi görünmek (yapar). Numarası yapmak. Gibi yapmak. Vurmak. Taslamak. Uydurmak. Taklit etmek. Rol yapmak. Davranışta göstermek. Yalandan yapmak.

Bullshit : Hassiktir!. Saçmalık. Deli saçması. Zırva. Değersiz şey. Saçma!. Bok (argo terim). Saçma. Palavra sıkmak. Boş şey.

Behave : Hizaya gelmek. Görgülü davranmak. Terbiyesini takınmak. Terbiyeli olmak. Nazik davranmak. Çalışmak (mühendislik terimi). Davranmak. Davranış sergilemek. Hareket etmek.

Make : Hazırlamak. Verim. Yaratmak. Meydana getirmek. Yapı. Eylemek. Düzeltmek. Çeşit. Yapılış şekli. Zorlamak.

Dissemble : (gerçeği) gizlemek. Görmemezlikten gelmek. Örtbas etmek. Gizlemek. İki yüzlü davranmak. Saklamak. (gerçek duygularını) gizlemek. Gizlemek (gerçeği). Görmezlikten gelmek. Duygularını gizlemek.

Prebends synonyms : talk through one's hat, take a dive, prebend, sham, simulate, misrepresent, assume, act, mouth, bull, play possum, affect.

 

Prebends zıt anlamlı kelimeler, Prebends kelime anlamı

Forfeit : Yoksun kalmak. Ceza olarak kaybetme. Kaybetmek. Kayıp. Ceza olarak kaybetmek. İhmalden dolayı kaybedilen şey. Ceza. Ceza olarak vermek. Bir hakkınından mahrum kalmak. Zarar.

Disclaim : Tanımamak. Yadsımak. Yoksamak. Tekzip etmek. Danmak. Kabul etmemek. Onaylamamak. İddiadan vazgeçmek. İnkar etmek. Yalanlamak.