Fake türkçesi Fake nedir
- Dolandıran.
- Uyduruk.
- Sahte.
- Vurmak.
- Uydurmak.
- Ayak yapmak.
- Bir oyuncunun karşı takım oyuncusunu şaşırtmak ve kendi hareketini gizlemek için yaptığı değişik hareket.
- Aldatıcı.
- Sağ gösterip sol vurmak.
- Takınmak.
- Taklit.
- Numara yapmak.
- Taklit etmek.
- Sahtekar.
- Sahtesini yapmak.
- Basketbol alanında kullanılır.
- Aldatma.
- Uydurma.
Fake ile ilgili cümleler
English: I don't need fake friends.
Turkish: Sahte dostlara ihtiyacım yok.
English: Ali used a fake ID.
Turkish: Ali sahte bir kimlik kullandı.
English: Ali removed his fake beard.
Turkish: Ali sahte sakalını çıkardı.
English: Ali showed the bartender a fake ID card.
Turkish: Ali barmene sahte kimlik kartı gösterdi.
English: He used a fake I.D.
Turkish: O sahte bir kimlik kartı kullanıyordu.
Fake ingilizcede ne demek, Fake nerede nasıl kullanılır?
Fake good : Güvence altına alınan fikri veya sınai mülkiyet hakkının ihlal edilerek, hak sahibinden izin alınmaksızın model alınan eşya yerine aynı marka ve ambalajla benzer özellikte ve biçimde üretilen eşya. Sahte eşya.
Fake it : Yapar gibi görünmek. (argo) numarası yapmak. Blöf yapmak. Yalandan yapmak.
Fake money : Sahte para.
Fake orgasm : Orgazm taklidi. Orgazm numarası. Sahte cinsel zevk veya heyecan. Sahte orgazm.
Fake product : Güvence altına alınan fikri veya sınai mülkiyet hakkının ihlal edilerek, hak sahibinden izin alınmaksızın model alınan eşya yerine aynı marka ve ambalajla benzer özellikte ve biçimde üretilen eşya. Sahte eşya.
Fakeries : Kalpazanlık. Sahtecilik. Dolandırıcılık. Sahtekarlık. Sahtesini yapma.
Faked up : Yalandan. Uydurulmuş. Uydurmak.
Faked up evidence : Yalancı şahit.
This is a fake bill : Bu para sahte.
Faked an accident : Olmadığı halde bir kaza olmuş gibi göstermek. Bir kaza taklit etmek.
İngilizce Fake Türkçe anlamı, Fake eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Fake ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Postiche : Takma saç. Yapma. Takma. Postiş.
Apocryphal : Doğruluğu şüpheli. Sonradan uydurulmuş. Doğruluğu kabul edilmeyen.
Adulteration : Tağşiş. Hile katma. Madensel paralarda bulunan değerli maden niceliğini azaltma. bazı özdeklere değeri çok düşük bazı özdekler katılması. Dürüstlük ilkelerine aykırı olarak bir malın içine konulan değersiz başka bir madde ile tüketiciyi aldatma. Malın niteliğini sorma. Yemde doğal olarak bulunabilen fakat hayvanlara zararlı etki yapmayacak düzeylerde olanların dışında yemlere zehirli ve zararlı olabilecek madde, yabancı ot tohumu, besleme değeri olmayan madde, emniyetli olmayan pestisit veya kimyasal madde; tolerans sınırını aşacak miktarlarda boya, konservatif vb. katkı maddelerinin katılması; yemdeki değerli maddelerin tamamı veya bir kısmı yerine daha az değerli maddelerin katılması işlemi. herhangi bir gıdanın veya malzemenin özelliklerini bozacak bir şeyle karıştırılması, hile. Kandırma. Niteliği bozma. Ekonomi, veterinerlik alanlarında kullanılır. Hile.
Adjust : Standartlaştırma. Alıştırmak. Halletmek. Parlamak. Ayarlama. Bilgisayar, uzay, veterinerlik alanlarında kullanılır. Uyarlamak. Adapte olmak. Uymak.
Adjustment : Düzeltme. Ayarlama. Hukuk, eğitim, sinema, televizyon, ekonomi alanlarında kullanılır. Halletme. Kendini alıştırma. Görünge kurallarına dayanılarak, varlıkları ve nesneleri uzayda en uygun biçimde yerleştirme yoluyla görüntüye derinlik kazandırma çabası. işlikteki ışık kaynaklarının, görünçlüğün gereklerine, oyuncuların ve alıcının devinimlerine göre yer, yön, yeğinlik bakımından hazırlanması. Bireyin, çevresel koşullara ya da değerlere ruhsal bakımdan kendini uydurması süreci. organizmanın, varlığını sürdürebilmesi için gerekli değişmelerle kendini çevre koşullarına göre ayarlaması. İntibak. Güvence için ödenecek paranın saptamı; gemi, yük ve taşıma ücreti gibi konularda ilgililerin sayışımlarını tanıtlayan işlemli belge.
Cozenage : Hile. Dolandırıcılık. Sahtekarlık.
Cammed : Dolambaçlı. Dürüst olmayan. Kaypak. Hilebaz. Dönek.
Bad faith : Kötü kasıt. Suiniyet. Aldatma kastı. Kötü niyet.
Basketball : Basketbol topu. Basket. Sepettopu. Basketbol. Basket topu. Beşer kişilik iki takımla oynanan bir oyundur. her iki takımın amacı topu karşı takımın sepeti içine atmaktır.
Charged time out : Ara işareti. Hakem ya da bir çalıştırıcı tarafından ara almak için yapılan işarettir. yere koşut olan sağ elin parmakları altına sol el işaret parmağının dikey olarak konulmasıyla gösterilir.
Fake synonyms : potemkin village, fake book, echoes, con man, double foul, bastard, drag dribble, circumventions, confidence man, acted, beats, take on, adulterations, falsifying, performs, basket, bastardly, catchy, artificials, counterfeits, falsifies, circumvention, affectations, copy, crooked, birched, baleful, debasing, coloreds, forges, attunes, candied, taking on.
Fake zıt anlamlı kelimeler, Fake kelime anlamı
Genuine : Hakiki. Samimi. Asıl. Hilesiz. Halis muhlis. Gerçek. Saf. İçi dışı bir. Özgün. Sahici.
Natural : Doğal. Hılki. Bilgisayar, fizik alanlarında kullanılır. Doğuştan. Yapmacıksız. Doğanın kendi düzeni içinde oluşan; yapay olarak hezırlanmamış olan. Tabii. Normal. Doğuştan hünerli kimse. Asıl.
Fake ingilizce tanımı, definition of Fake
Fake kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To coil (a rope, line, or hawser), by winding alternately in opposite directions, in layers usually of zigzag or figure of eight form,, to prevent twisting when running out. A single turn or coil. To rob. To swindle. A trick. A swindle. To cheat. To steal. One of the circles or windings of a cable or hawser, as it lies in a coil.

Bu kısımda Fake kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Fake ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Fake anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Fake ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.