Belie türkçesi Belie nedir

Belie ile ilgili cümleler

English: A fault common to scientists is mistakenly believing that every problem has a technical solution.
Turkish: Bilim adamlarına göre yaygın bir hata her problemin teknik bir çözümü var olduğuna yanlışlıkla inanmaktır.

English: "Do you know Tom?" "I don't believe I do."
Turkish: "Sen tom'u biliyor musun?" "Ben yapabileceğime inanmıyorum"

English: "Does anyone know what has caused this plague?" "The scholars of the University of Paris believe that the source of this evil is an especially unfavorable constellation of Jupiter, Saturn, and Mars."
Turkish: "Bu vebaya neyin neden olduğunu bilen biri var mı?" "Paris Üniversitesi bilim adamlarının bu kötülüğün kaynağının özellikle Jüpiter, Satürn ve Mars olumsuz takımyıldızı olduğuna inanıyorlar."

English: "My son, do you believe in God?" "Yes, my father."
Turkish: "Oğlum, Allah'a inanır mısın?" "Evet, baba."

English: Tom was whistling in the dark to belie how terrified he was to be alone in the house which was rumoured to be haunted.
Turkish: Tom, tekinsiz olduğu söylenen evde, karanlıkta yalnız başınayken, korkusunu bastırmak için ıslık çalıyordu.

 

Belie ingilizcede ne demek, Belie nerede nasıl kullanılır?

Belied : Örtmek (sahte bir şey gerçek bir şeyi). Maskelemek. Gerçek olduğunu gizlemek. Yanıltmak. Gizlemek. Çelişmek. Yalanlamak. Ters düşmek. Yalancı çıkarmak.

Belief : İman. Kanı. İtimat. Herhangi bir öneriyi doğru diye benimseme. Akide. Fikir. İtikat. Kişiliğin derinliğine sızmış ve tüm öteki süreçlerde yansıması olan en süreğen biliş ve inanışlardan her biri. Kanaat.

Belief fabulate : İnançların oluşturduğu bir halk anlatısı, bk. öykünce. İnanç öyküncesi.

Beliefs : İnanç. Fikir. İtikat. Güven. İman. Kanı. Düşünce. İnanış. İnanma. İtimat.

Belies : Yanıltmak. Maskelemek. Ters düşmek. Yalancı çıkarmak. Gerçek olduğunu gizlemek. Gizlemek. Yalanlamak. Örtmek (sahte bir şey gerçek bir şeyi). Çelişmek.

Believably : Makul bir şekilde. İnandırıcı bir şekilde. Akla yatkın bir şekilde. İnanılır bir şekilde. Akla yatkın şekilde. İnanılır şekilde.

Believability : Makullük. Akla yatkınlık. İnanılırlık. İnandırıcılık.

Believable : Güvenilir. İtimat edilir. İnanılır.

Believe in god : Allah'a inanmak.

Believe : Kanmak. Varsaymak. Kani olmak. İnanmak. Zannetmek. Yemek. İman etmek. Güven duymak. Sanmak. İnancı olmak.

İngilizce Belie Türkçe anlamı, Belie eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Belie ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Misrepresent : Saptırmak.

Dust : Katıların fiziksel etkilerle ufalanması sonucu oluşan, tane irilikleri yaklaşık bir mikron büyüklüğünde parçacıklar. Tozlanmak. Toz toprak. Tozunu almak. Fırçalamak. Çöp. Toz halinde bir maddeyle kaplamak. Serpmek. Toz serpmek. Silkmek.

 

Cache : Zula etmek. Zuladaki mallar. Gizli yerde saklanan şey. Gizleme yeri. Önbellek. Gizli yer. Zula. Saklamak.

Represent : Sunmak. Açıklamak. Bir kişinin iş iyesi adına yetkili aracı olarak imza atmak yeteneği. Vekalet etmek. Göstermek. Oynamak. Yansıtmak. Vekili olmak. -in adına hareket etmek.

Draw a veil over : Üstüne perde çekmek.

Falsifies : Belgede tahrifat yapmak. Tahrifat yapmak. Kalpazanlık yapmak. Taklit etmek. Tahrif etmek. Üzerinde oynamak. Yanlışlamak. Değiştirmek. Sahtesini yapmak.

Collided : Tokuşmak. Zıt düşmek. Çarpmak. Birbirine çarpmak. Çatışmak. Çarpışmak.

Impugns : Dil uzatmak. Aleyhinde olmak. Kuşkulanmak. Karşı olmak. Şüphe etmek.

Veil : Peçe ile örtmek. Peçelenme. Peçe takmak. Örtü. Perdelemek. Örterek saklamak. Peçe. Tül.

Belie synonyms : belies, caching, falsify, bosom, delude, vary, feints, be in contradiction with, contrasts, cover, warp, deviate, confuting, mask, disagreed, feinted, impugn, belied, confuted, juke, blot out, contradicting, bury, feign, impugning, be at variance with, sentimentalise, collides, diverge, sentimentalize, controverted, caches, depart.

Belie zıt anlamlı kelimeler, Belie kelime anlamı

Conform : Tevafuk etmek. Boyun eğmek. Uydurmak. Uygulamak. Alıştırmak. Uyumlu olmak. Uymak. İntibak etmek.

Belie ingilizce tanımı, definition of Belie

Belie kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To convict of, or charge with, falsehood. To show to be false.