Belies türkçesi Belies nedir

Belies ingilizcede ne demek, Belies nerede nasıl kullanılır?

Belie : Maskelemek. Yalanlamak. Gizlemek. Gerçek olduğunu gizlemek. Ters düşmek. Yalancı çıkarmak. Çelişmek. Örtmek (sahte bir şey gerçek bir şeyi). Yanıltmak.

Belied : Gerçek olduğunu gizlemek. Yalanlamak. Örtmek (sahte bir şey gerçek bir şeyi). Yanıltmak. Gizlemek. Çelişmek. Yalancı çıkarmak. Maskelemek. Ters düşmek.

Belief : Akide. İnanma. İnanç. Fikir. Güven. İman. İtimat. Herhangi bir öneriyi doğru diye benimseme. Kanı.

Belief fabulate : İnançların oluşturduğu bir halk anlatısı, bk. öykünce. İnanç öyküncesi.

Beliefs : İtikat. İnanç. Kanı. İnanma. Fikir. Düşünce. İnanış. İtimat. Güven. İman.

Believe in god : Allah'a inanmak.

Believe to be guilty : Suçlu olduğuna inanmak.

Believable : İnanılır. İtimat edilir. Güvenilir.

Believably : İnandırıcı bir şekilde. Akla yatkın bir şekilde. İnanılır bir şekilde. İnanılır şekilde. Akla yatkın şekilde. Makul bir şekilde.

Believe me : Sözüme inan!.

İngilizce Belies Türkçe anlamı, Belies eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Belies ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Argue against : Şiddetle karşı çıkmak. Aleyhinde olmak. Karşı çıkmak. Aleyhinde konuşmak. Ayak diremek. Boyun eğmemek. Tersini göstermek. Yanlış olduğunu göstermek. İtiraz etmek.

Veil : Örterek saklamak. Perdelemek. Yıldız resimlerinin alındığı plakların yüzeyinde görülen hafif karartı; gökyüzünün hafifçe aydınlık olmasından ileri gelir. Saklamak. Peçe takmak. Peçe. Örtü. Gökyüzü resimlerinde plakların hafifçe kararması. Peçe ile örtmek.

Veils : Peçe ile örtmek. Peçe. Peçe takmak.

Bosoming : Bağır. Kucaklamak. Balkon. Kucak. Döş. Göğüs. Saklamak. Orta. Merkez.

Concatenation : Birleştirme. Birbirine bağlı olaylar dizisi. Ardışıklık. Art arda bağlama. Birbirine bağlama. Bitiştirme.

Feints : Vuracak gibi yapmak. Aldatmak.

Controvert : Çürütmek. Tartışmak. İtiraz etmek. Tekzip etmek. Reddetmek. Karşı gelmek.

Camouflages : Alalama. Kamufle etmek. Peçelemek. Alalamak. Kamuflaj. Maskeleme. Kılıfına uydurmak. Kamufle yapmak.

Collides : Çarpmak. Çatışmak. Tokuşmak. Zıt düşmek. Birbirine çarpmak. Çarpışmak.

Sequence : Bir ya da daha çok görünçlük içinde geliştirilip, olgunun tamamlanmış bir parçasını veren film bölümü. tv. televizyon oyunlarında buna karşılık olan bölüm. Ayrım. Gidiş. Sekans. Ardaşlık. Dizi. Sıralanmış bir öğeler dizisi. Birbiri ardından gelme. Sıralamak. Seri.

Belies synonyms : believe in, electrochemical series, stations of the cross, helium group, lanthanide series, patterned advance, electromotive series, disagreed, falsify, actinide series, draw a veil over, progression, accept, cover, call into question, colliding, belying, be in contradiction with, call back, juked, stations, ordering, impugns, be contradictory, succession, belied, feint, dust, swear, belie, feinted, controverted, contrast.

 

Belies zıt anlamlı kelimeler, Belies kelime anlamı

Disbelieve : İnançsız olmak. İman etmemek. Güvenmemek. İnanmamak. Kuşkulanmak.

Mistrust : Kuşkulanmak. İtimatsızlık. Güvenmemek. Şüphe etmek. Sıtkı sıyrılmak. Güvensizlik. Şüphe. Sıdkı sıyrılmak. İtimat etmemek. Kuşku.

Distrust : Güvensizlik. Kuşkulanmak. Emniyet etmemek. Güvenmemek. İtimatsızlık. Şüphe duymak. -e itimat etmemek. Güveni sarsılmak. Güvenmeme. İtimat etmemek.

Belies antonyms : reject, unbelief.