Predeceased türkçesi Predeceased nedir

  • Önce ölmüş.
  • Önce ölmek.
  • Daha önce ölmek.

Predeceased ingilizcede ne demek, Predeceased nerede nasıl kullanılır?

Predecease : Daha önce ölmek. Önce ölmek. Birinden önce ölmek.

Predeceases : Birinden önce ölmek. Daha önce ölmek. Önce ölmek.

Predeceasing : Birinden önce ölmek. Daha önce ölmek. Önce ölmek.

Predecessor : Ata. Eski. Öncel. Cet. Selef. Önce gelen. Aileden gelen. Önceki. Önceki kuşaklar. Öncelikli.

Predecessors : Önce gelen. Öncel. Aileden gelen. Öncelikli. Eski. Ata. Önceki. Önceki kuşaklar. Selef. Babadan gelme.

Immediate predecessor : Bitişik öncül.

İngilizce Predeceased Türkçe anlamı, Predeceased eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Predeceased ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Exit : Çıkmak. Ölmek. Sahneden çıkmak. Çıkış yeri. Vefat. Çıkış. Çıkma. Çıkıp gitmek. Gidiş. Gitmek.

Choke : Bastırmak. Baskılamak. Tıkabasa doldurmak. Nefesini kesmek. Durdurmak. Boğazını sıkmak. Kodes. Boğazlamak. Kısmak. Tıkamak.

Give up the ghost : Ölmek. Bozulmak (makine veya motor). Son nefesini vermek. Ruhunu teslim etmek. Tahtalıköyü boylamak. Hayaletlere karışmak. Öbür dünyayı boylamak.

Pop off : Bağırıp çağırmak. Mortoyu çekmek. Zıbarmak. Çekip gitmek. Ölmek. Nalları dikmek. Aniden çekip gitmek. Kakırdamak. Tahtalıköyü boylamak. Ortalığı birbirine katmak.

 

Perish : Mahvolmak. Kaybolmak. Donmak. Can vermek. Ruhunu teslim etmek. Çürütmek. Bozulmak. Bozmak. Perişan olmak. Helak olmak (hayvan).

Kick the bucket : Tahtalıköyü boylamak. Gebermek. Cehennemi boylamak. Kalıbı dinlendirmek. Nalları dikmek. Öbür dünyayı boylamak. Eşek cennetini boylamak. Zartayı çekmek. Ruhunu teslim etmek. Ölmek.

Croak : Karga gibi ötmek. Cavlamak. Gaklamak. Ölmek. Öldürmek. Vraklamak. Tahtalı köyü boylamak. Kurbağa sesi çıkartmak. Gümlemek. Nallamak.

Pass away : Göçmek. Bir avuç toprak olmak. Ölmek. Geçirmek (vakit). Vefat etmek. Dünyaya gözlerini yummak. Gitmek. Hayatını kaybetmek. Boşa harcamak. Yok olmak.

Pass : Uzatmak. Onaylanmak. Devretmek. Piyasaya sürmek. Dönüşmek. Geçiş. Geçit. Uç boylarında bulunan küçük kale. dağ geçitlerinde kurulan karakol ya da karakol binası. iki dağ arasındaki geçit yeri, boğaz. Geçirmek. Geçiş izni.

Go : Haline gelmek. Söylenmek. İddiaya girmek. Yapılmak. Canlılık. Enerji. Girmek. Yayılmak. Erişmek. Gitme.

Predeceased synonyms : cash in one's chips, buy the farm, expire, die before, predeceasing, drop dead, snuff it, conk, predeceases, decease, die, predecease.

Predeceased zıt anlamlı kelimeler, Predeceased kelime anlamı

Be born : Dünyaya gelmek. Dünyaya gözlerini açmak. Gözlerini açmak. Doğmak. Gözlerini dünyaya açmak.