Predicative türkçesi Predicative nedir

  • Yüklemi oluşturan.
  • Tasdik eden.
  • Ek eylem.
  • Yüklemin parçası olarak kullanılan.
  • Yüklemcil.
  • Doğrulayıcı.
  • Verb ekeylem.

Predicative ingilizcede ne demek, Predicative nerede nasıl kullanılır?

Predicative verb : Ekeylem. Ek-fiil. Eski türkçede er- yardımcı fiilinin er->ir->i- biçiminde ekleşmesinden oluşan, ad soylu kelimelerin yüklem olarak kullanılmasını sağlayan ve birleşik fiil çekimlerinde de görev alan fiil. şahıslara göre çekiminde +ım/+um, +sın/+sun, +sı-nız/ +su-nuz, dırıar/ +durlar şekillerine girer: çalışkan+ım, çalışkan+sın, çalışkan+dır, çalışkan+ız, çalışkan+sınız, çalışkan+dırlar gibi. yukarıdaki örneklerde görüldüğü üzere, ek-fiilin şahıs teklik ve çokluk çekiminde eski bir tur- yardımcı fiilinin ekleşmesinden oluşan +dır bildirme eki kullanılmaktadır. ek-fiilin olumsuzu değil kelimesi ile kurulur: eski değildir, rahat değildirler (değillerdir). ek- fiilin hikaye, rivayet ve şart biçimleri şahıs ekleri ile genişletilmiş -dı/ -du, -mış/-muş, -sa ekleri ile kurulur: çalışkan-dım (<çalışkan i-dim), çalışkan değildim (<çalışkan değil i-dim); çalışkan-mışım (<çalışkan i-mişim) çalışkan değilsem (<çalışkan değil i-sem) vb. krş. bildirme ekleri. Ekfiil.

 

Predicatively : Yüklem olarak.

Predicating : İfade etmek. Müsnet. Dayandırmak. Yüklem. Belirtmek. Göstermek. Beyan etmek. Haber. Kaziyede hüküm ve isnad etmek. Doğrulamak.

Predication : Yüklemle. Yüklemleme. Hüküm. İsnat. Yükleme.

Predications : Yüklemle. Yüklemleme. Yükleme. Hüküm.

Predicate noun : Yüklem oluşturan isim. Yüklemcil ad. Ad cümlesinde yargıyı bildiren, yani yüklem görevindeki ad soylu kelimelerin cümle bilgisindeki adı: bu, ne uzun, ne can sıkıcı yoldu (r.h karay, memleket hikayeleri: boz eşek, s. 82). insan kalbi, başkalarının duygularına ancak kendi tecrübeleri nisbetinde açıktır (a. h. tanpınar, yaşadığım gibi: yılbaşında düşünceler, s.66). mümeyyizler, asılacak masumlarının o son anlatılmaz heyecanlarını asla duymayan besut, kayıtsız cellatlar gibidir (ö. seyfettin, harem: gürültü, s. 231). her zaman gönüllerin güzel sanatlara medeni bir ihtiyaçları vardır (a. ş. hisar, boğaziçi mehtapları, s.40). evet, savcı yardımcısı benim (t.buğra, dönemeçte, s.20). dede’yi bugün bizim için, o kadar derin değişiklikler arasından bir nevi çağdaş yapan şey de, onda hayatın bu trajik duygusunun mevlevi tevekkülü ile beraber yürümesidir (a. h. tanpınar, yaşadığım gibi: ismail dede, s. 352) vb. Yüklem adı.

Predicator : Tahminci. Hatip. Vaiz.

Basic predicate : Tekli karşılaştırma belirtimi.

Predicated : Doğrulamak. Beyan etmek. Belirtmek. Dayandırmak.

Predicate : Bir nesneye yüklenen iş, eylem ya da durumu gösteren edimsel etkinlik. Yüklem. Dayandırmak. Doğrulamak. Belirlemek. Kaziyede hüküm ve isnad etmek. Belirtmek. İfade etmek. Müsnet.

İngilizce Predicative Türkçe anlamı, Predicative eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Predicative ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Assertory : İleri süren. Olumlu şekilde belirtilmiş olan. Onaylayıcı.

Corroborative : Onaylayan. Teyit edici.

Corroboratory : Tasdiksel. Onaylayan.

Confirmation : Onay. Kanıtlayıcı şey. Onama. Onaylama. Kiliseye kabul töreni. Tasdik. Doğrulama. İspat.

Validator : Yetki sağlayan kimse. Doğrulayan. Geçerli kılıcı. Geçerli kılan. Dokümanlar üzerine acente adı ve diğer ayrıntıları basan makine. Onaylayıcı. Geçerli kılan kimse. Onaylayan. Bilet ve belge basan makine (ulaşım sektörü).

Favoring : Yardımda bulunmak. Şereflendirmek. İyilik etmek. Desteklemek. Kayırmak. Benzemek. Dikkat göstermek. Doğrulayan. Kabul etmek.

Attestor : Şahit. Onaylayan kimse. Tasdik eden kimse. Onaylayan. Şahit olarak tanrı huzurunda yemin eden kimse. Tanık. Doğrulayan. Teyit eden kimse.

Attestors : Teyit eden kimse. Tanık. Tasdik eden kimse. Şahit. Onaylayan. Onaylayan kimse. Şahit olarak tanrı huzurunda yemin eden kimse. Doğrulayan.

Affirmatory : Olumlu. İfade eden.

Confirmatory : Teyidi. Vesika. Sağlamlaştırıcı. Teyit edici. Tasdik edici. Onaylayıcı.

Predicative synonyms : sanctioners, sanctioner, affirmatives, attestative, affirmative, attestant, favouring, confirmative, attestator.

Predicative zıt anlamlı kelimeler, Predicative kelime anlamı

Attributive : Niteleyen. Veren. Atfeden. Niteleyici. Niteleyici sözcük. Sıfat.

Predicative ingilizce tanımı, definition of Predicative

Predicative kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Affirming. Expressing affirmation or predication. Predicating, as, a predicative term.