Predications türkçesi Predications nedir
Predications ingilizcede ne demek, Predications nerede nasıl kullanılır?
Verb of predication : Ek-fiil. Eski türkçede er- yardımcı fiilinin er->ir->i- biçiminde ekleşmesinden oluşan, ad soylu kelimelerin yüklem olarak kullanılmasını sağlayan ve birleşik fiil çekimlerinde de görev alan fiil. şahıslara göre çekiminde +ım/+um, +sın/+sun, +sı-nız/ +su-nuz, dırıar/ +durlar şekillerine girer: çalışkan+ım, çalışkan+sın, çalışkan+dır, çalışkan+ız, çalışkan+sınız, çalışkan+dırlar gibi. yukarıdaki örneklerde görüldüğü üzere, ek-fiilin şahıs teklik ve çokluk çekiminde eski bir tur- yardımcı fiilinin ekleşmesinden oluşan +dır bildirme eki kullanılmaktadır. ek-fiilin olumsuzu değil kelimesi ile kurulur: eski değildir, rahat değildirler (değillerdir). ek- fiilin hikaye, rivayet ve şart biçimleri şahıs ekleri ile genişletilmiş -dı/ -du, -mış/-muş, -sa ekleri ile kurulur: çalışkan-dım (<çalışkan i-dim), çalışkan değildim (<çalışkan değil i-dim); çalışkan-mışım (<çalışkan i-mişim) çalışkan değilsem (<çalışkan değil i-sem) vb. krş. bildirme ekleri. Ekeylem.
Predication : Yüklemle. İsnat. Yüklemleme. Hüküm. Yükleme.
Predicating : Göstermek. İfade etmek. Belirtmek. Müsnet. Doğrulamak. Beyan etmek. Dayandırmak. Yüklem. Haber. Kaziyede hüküm ve isnad etmek.
Predicative : Yüklemin parçası olarak kullanılan. Doğrulayıcı. Verb ekeylem. Tasdik eden. Yüklemi oluşturan. Yüklemcil. Ek eylem.
Predicative verb : Ek-fiil. Ekeylem. Ekfiil. Eski türkçede er- yardımcı fiilinin er->ir->i- biçiminde ekleşmesinden oluşan, ad soylu kelimelerin yüklem olarak kullanılmasını sağlayan ve birleşik fiil çekimlerinde de görev alan fiil. şahıslara göre çekiminde +ım/+um, +sın/+sun, +sı-nız/ +su-nuz, dırıar/ +durlar şekillerine girer: çalışkan+ım, çalışkan+sın, çalışkan+dır, çalışkan+ız, çalışkan+sınız, çalışkan+dırlar gibi. yukarıdaki örneklerde görüldüğü üzere, ek-fiilin şahıs teklik ve çokluk çekiminde eski bir tur- yardımcı fiilinin ekleşmesinden oluşan +dır bildirme eki kullanılmaktadır. ek-fiilin olumsuzu değil kelimesi ile kurulur: eski değildir, rahat değildirler (değillerdir). ek- fiilin hikaye, rivayet ve şart biçimleri şahıs ekleri ile genişletilmiş -dı/ -du, -mış/-muş, -sa ekleri ile kurulur: çalışkan-dım (<çalışkan i-dim), çalışkan değildim (<çalışkan değil i-dim); çalışkan-mışım (<çalışkan i-mişim) çalışkan değilsem (<çalışkan değil i-sem) vb. krş. bildirme ekleri.
Predicatory : Vaiz niteliğinde olan.
Predicator : Vaiz. Tahminci. Hatip.
Predicate : Kurmak. İfade etmek. Doğrulamak. İsnat etmek. Bir nesneye yüklenen iş, eylem ya da durumu gösteren edimsel etkinlik. Haber. Göstermek. Müsnet. Beyan etmek.
Predicated : Dayandırmak. Beyan etmek. Belirtmek. Doğrulamak.
Predicates : Yüklem. İfade etmek. Kaziyede hüküm ve isnad etmek. Müsnet. Dayandırmak. Haber. Beyan etmek. Doğrulamak. Belirtmek. Göstermek.
İngilizce Predications Türkçe anlamı, Predications eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Predications ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Imposition : Haksız talep. Yük. Ceza (okul). Vergilendirme. Ceza. İstenmeyen misafir. Taciz. Uygulama.
Award : Karar vermek. İki yan arasındaki çekişme ve anlaşmazlığın çözümlenebilmesi amacıyla düzenlenerek yanlara sunulan yargıcı buyurusu. Ödül olarak vermek. Mahkeme kararı. Vermek (ödül). Ödüllendirmek. Resmi bir kararla vermek. Mükafat.
Anticipation : Umu. -den önce davranma. Beklenti. Önceden tahmin edip ona göre davranma. Bekleni. Önceden yapma. Önceden tahmin etme (bir şeyin olabileceğini). Belli çıkarım işlemleriyle bir olay ya da sürece ilişkin önkestirim. bk. kestirim, öngörü, öntanı. Umma. Öngörü.
Abstract thought : Soyut düşünce.
Postulation : Varsayma. Koyut. Koyutlama.
Arbitrament : İhtilafların hakem yoluyla çözülmesi. Hakemin karar vermesi. Karar verme yetkisi. Hakem kararı. Karar. Tahkim.
Attaintment : Mülkiyet haklarını yitirme. Mülkiyet haklarını kaybetme. Vatandaşlık hakkını kaybetme. Karar. İdam hükmü verilmesi üzerine medeni hukukun kaldırılması. Vatandaşlık hakkını kaybetme durumu.
Ascendancy : Üstünlük. Hüküm sürme. İtibar. Güç. Nüfuz. Egemenlik.
Declaration : İlan. Bilgi verme. Tebliğ. Bildirim. Bildirge. İfade. Malın, belli bir gümrük düzenine göre işleminin yapılması için gerekli olan bilgilerin, ilgililerce gümrüğe verilmesinde kullanılan gümrükçe düzenlenmiş formül. bu formülle anılan bilgilerin gümrüğe verilmesi. Kamu yönetim ve kuruluşları yükümlüler ya da yükümlülerle işlemlerde bulunan öteki gerçek ve tüzel kişilerin maliye bakanlığı ya da vergi incelemesi yapmaya yetkili olanlara vergilerine ilişkin isteyecekleri bilgileri vermeleri. Tanım. Beyanname.
Ascriptions : Hamil. Üstüne atma. Yakıştırma. Hamd. Atıf. İsnat.
Predications synonyms : logical thinking, conclusions, embarking, embarkations, adscription, adjudgement, attainture, impositions, projection, adjudication, adumbration, charging, advice, lading, adjudications, authority, ladings, attribution, prefiguration, embarkation, predication, embarkment, download, crowding, adjudgment, prognostication, conclusion, embarcation, prevision, arbitraments, decision, vaticination, foreshadowing.

Bu kısımda Predications kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Predications ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Predications anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Predications ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.