Predicting türkçesi Predicting nedir

  • Kehanette bulunmak.
  • Öngörme.
  • Önceden haber vermek.
  • Önceden haber verme.

Predicting ile ilgili cümleler

English: Do you know anything about predicting the weather?
Turkish: Havayı tahmin etme hakkında bir şey biliyor musun?

English: Ali did a good job predicting who would win the election.
Turkish: Ali seçimi kimin kazanacağını tahmin ederek iyi bir iş yaptı.

English: They're predicting rain.
Turkish: Onlar yağmur bekliyorlar.

English: They were predicting this would happen.
Turkish: Bunun olacağını tahmin ediyorlardı.

Predicting ingilizcede ne demek, Predicting nerede nasıl kullanılır?

Prediction : Geleceğe yönelik tahmin. Kehanet. Kestiri. Öndeyi. Genellik ve yasalara dayanılarak yapılan geleceğe yönelik çıkarım ya da öngörülen nedensel ilişkinin gerçekleşeceğine ilişkin beklenti, kestirim. Öngörü. Bir olay, bir deney ya da hesaplama sonucunu önceden kabaca bilme. Önceden haber verme. Tahmin. Gelecek bir zamanın herhangi bir noktasındaki istatistiksel tesadüfi değişkenlerin büyüklüğünü tahmin etme işlemi.

Prediction analysis : Bk. birlikte gidişim çözümlemesi. Öndeyi çözümlemesi.

Prediction correction method : Öngörme düzeltme yöntemi.

Prediction criterion : Öndeyi ölçütü.

Prediction error : Öndeyi hatası. Öngörü hatası.

 

Predictive decomposition : Öngörücü ayrışım. Kestirimci ayrışım.

Predictive inference : Öndeyisel çıkarsama.

Prediction variance : Öndeyi değişirliği.

Prediction interval : Tahmin aralığı. Kestirim aralığı. Öndeyi aralığı.

Predictive : Kestirimci.

İngilizce Predicting Türkçe anlamı, Predicting eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Predicting ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Auguring : İşareti olmak. Alamet olmak. Önceden bildirmek.

Prevision : Önceden görme. Önsezi. Önbiliş. Öngörüş. Sağduyu. Öngörü. Basiret.

Foretold : Mek. Gaipten haber vermek. Önceden haber verilmiş. Önceden belli.

Divining : Sezmek. Tahmin etmek. İçine doğmak. Gaipten haber vermek.

Prefiguration : Delalet etme. Önceden kafasında canlandırma. Önceden canlandırma. Önceden fikir edinme.

Prophesy : Önceden haber vermek (bir olayın gerçekleşeceğini). Kestirimde bulunmak. Önceden tahmin etmek. Gaipten haber vermek. Vahiyle haber vermek. Gelecekten haber vermek. Tahminde bulunmak.

Divined : İçine doğmak. Hissetmek. Gaipten haber vermek. Tahmin etmek. Sezmek. İlahi. Kutsal. Harikulade bulmak. Falcı.

Prognostication : İşaret. İşaret (gelecek hakkında). Kehanet. Tahmininde bulunma (gelecekte bir şey olacağı). Belirti. Tahmin. Alamet.

Augurate : Tahmin etmek.

Foreboded : Belirtisi olmak. Önceden sezmek. İçine doğmak. Önsezi. Önceden hissetmek (özellikle uğursuz bir şeyi).

Predicting synonyms : prognosticative, logical thinking, augured, foretells, prediction, prophecy, reasoning, forebode, denounces, anticipation, foreshows, vaticination, denounce, foretell, prophesying, foretelling, forebodes, forewarns, foreshowed, forecasting, projection, adumbration, foreran, foreshow, forewarn, foreruns, divines, predictions, augur, divine, abstract thought, forerun, foreshadowing.

Predicting zıt anlamlı kelimeler, Predicting kelime anlamı

Predicting antonyms : unprophetic.