Prehensile türkçesi Prehensile nedir
- Tutabilen.
- Tutma yeteneği olan.
- Prehensil.
- Kavrayabilen.
- Sarılıcı.
- Tutucu.
- Tutmaya yarayan.
Prehensile ingilizcede ne demek, Prehensile nerede nasıl kullanılır?
Prehension : Anlayış. Kavrama. İdrak. Kavrayış. Tutma. Yakalama. Anlama. Prehansiyon.
All comprehensive : Her şeyi kapsayan. Sınırsız. Yaygın. Geniş kapsama alanı olan. Her tarafını kuşatan.
Apprehensible : Anlaşılabilir. İdrak olunabilir. Anlaşılır.
Apprehensibly : Makul bir biçimde. Anlaşılır bir şekilde.
Apprehension : Kaygı. Düşünce. Kuruntu. Algı. Kavrama. Endişe. Korku. Anlayış. Görüş. Anlama.
Apprehensive : Müdrik. Çabuk kavrayan. Evhamlı. Endişeli. Korkulu. Vesvese. Vesveseli. Kuruntulu. Korkan. Kaygılı.
Apprehensively : Vesveseli bir şekilde. Vesveseli olarak. Endişeli bir şekilde. Korku ile. Kaygılı bir şekilde. Düşünceli bir şekilde.
Comprehensibly : Anlaşılabilir bir şekilde. Makul bir biçimde. Anlaşılır biçimde. Anlayarak. İdrak edilebilen bir şekilde.
Apprehensiveness : Endişe. Endişelililik. Vesvese. Sinirlilik. Kaygılı olma eğilimi. Anlayış. Akıllılık. Endişelilik. Hassasiyet.
Comprehension : Anlayış. İrfan. Kavrarlık. Anlama. Fehim. İzan. Kavrayış. Bir kavramın anımsattığı niteliklerin ya da taşıdığı anlamlı iz ya da davranışların tümüne verilen ad. Kavrama.
İngilizce Prehensile Türkçe anlamı, Prehensile eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Prehensile ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Clip : Hile yapmak. Makasla kesmek. Göz kapaklarını açıp kapamak. Sarılmak. Mandallamak. Bilgisayar, madencilik, tiyatro alanlarında kullanılır. İliştirmek. Tutturmak. Kısaltmak. Vurmak.
Conservationist : Yeşilci. Doğacı. Doğal kaynakları koruma yanlısı. Doğal çevreyi koruma yanlısı. Çevreci.
Fanatical : Mutaasıp. Sofu. Hasta. Fanatik. Aşırı meraklı. Bağnaz. Yobaz. Aşırı düşkün. Mutaassıp.
Dyed in the wool : Dokunmadan önce boyanmış. Gerçek. Önyargılı. Hammadde halinde boyanmış. Hakiki. Sabit fikirli. Şaşmaz. Rengi çıkmaz. Koyu.
Bluenose : Gerici kimse. Bağnaz kimse. Muhafazakar. Tutucu kimse. Sofu. Gerici. Bağnaz. Muhafazakar kimse.
Intelligent : Yetenekli. Kültürlü. Anlayışlı. İzan sahibi. Anlaklı. Zeki. Yaman. Anlaşılabilir. Akıllı. Kabiliyetli.
Hardliners : Sabit fikirli. Kendi görüşlerine sıkı sıkıya bağlı olan. Kendi fikir veya görüşlerine sıkı bir biçimde bağlı olan kimse. Muhafazakar. Boyun eğmeyi reddeden kimse.
Arrester : Tutuklayan kimse. Tutuklayan kişi. Durdurucu. Eklatör. Kesici.
Hardliner : Muhafazakar. Sabit fikirli. Kendi görüşlerine sıkı sıkıya bağlı olan. Boyun eğmeyi reddeden kimse. Kendi fikir veya görüşlerine sıkı bir biçimde bağlı olan kimse.
Bluenoses : Muhafazakar kimse. Bağnaz. Bağnaz kimse. Tutucu kimse. Muhafazakar. Sofu. Gerici kimse. Gerici.
Prehensile synonyms : fuddy duddy, blocker, hidebound, dye in the wool, conservationists, conservative, gripper.
Prehensile zıt anlamlı kelimeler, Prehensile kelime anlamı
Unintelligent : Zekasız. Kavrayışsız. Zeki olmayan. Aptal. Akılsız. Kalın kafalı.
Prehensile antonyms : nonprehensile.
Prehensile ingilizce tanımı, definition of Prehensile
Prehensile kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Seizing. As, the prehensile tail of a monkey. Adapted to seize or grasp. Grasping.

Bu kısımda Prehensile kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Prehensile ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Prehensile anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Prehensile ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.