Premeditated türkçesi Premeditated nedir

  • Önceden tasarlanmış.
  • Taammüdü.
  • Önceden planlanmış.
  • Taammüden yapılmış.
  • Planlamak.
  • Tasarlamak.
  • Kasti.
  • Önceden düşünmek.

Premeditated ile ilgili cümleler

English: It wasn't premeditated.
Turkish: O önceden planlanmış değildi.

English: This was a premeditated crime.
Turkish: Bu önceden tasarlanmış bir suçtu.

Premeditated ingilizcede ne demek, Premeditated nerede nasıl kullanılır?

Premeditated murder : Kasıtlı adam öldürme. Kasten öldürme. Planlanmış cinayet. Kasıtlı cinayet. Taammüden cinayet. Planlı cinayet. Taammüden adam öldürme.

Premeditatedly : Önceden tasarlayarak. Önceden düşünerek.

Unpremeditated : Önceden planlanmamış. Önceden tasarlanmamış. Kasıtsız.

Premeditate : Tasarlamak. Taammüden yapmak. Önceden tasarlamak. Planlamak. Önceden planlamak. Önceden düşünmek.

Premeditates : Planlamak. Önceden tasarlamak. Önceden planlamak. Tasarlamak. Taammüden yapmak. Önceden düşünmek.

Premeditation : Kasıt. Önceden tasarlama. Kurma. Taammüt. Kurma suç. Önceden düşünme. Önceden planlama. Taammüd. Tasarlama.

Premeditating : Önceden düşünmek. Taammüden yapmak. Tasarlamak. Önceden tasarlamak. Planlamak. Önceden planlamak.

İngilizce Premeditated Türkçe anlamı, Premeditated eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Premeditated ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Concerting : Bir araya gelerek karar almak. Birlik. Ahenk. Kararlaştırmak. Birlikte hareket etmek. Dinleti. Ses bütünlüğü. Anlaşmak. Konser.

Intentional : Bile bile yapılan. Kasıtlı. Yönelimsel. İsteyerek yapılan. Maksatlı. Bile bile. Mahsus. İçlemsel.

Arranges : Aranje etmek. Hazırlamak. Kararlaştırmak. Düzenlemek. Halletmek. Yoluna koymak. Ayarlamak. Sıralamak. Düzeltmek.

Conceptualise : Kafasında canlandırmak. Gözlemlerini kavram ile açıklamak (ayrıca conceptualize). Tasavvur emek. Hayal etmek. Kavramsallaştırmak. Canlandırmak.

Discounted : Fiyatı indirilmiş veya düşürülmüş. Kırdırmak (senet). Hesaptan düşmek. Iskontolu. Kırmak (senet). İndirim yapmak. Önemsememek. Hesaplamak.

Blueprints : Karalama. Prototip. Kılavuz. Ozalit kopya. Şablon. Plan. Taslak. Planı mavi kağıda çekmek. Proje. Mavi kopya çıkarmak.

Charts : Haritasını yapmak. Planını çizmek. Grafikler. Çizelge ile göstermek.

Cogitate : Kavram yaratmak. Düşünmek. Düşünüp taşınmak. İcat etmek. Dikkatle düşünmek. Enine boyuna düşünmek. Bulmak. İyice düşünmek. Ciddi olarak düşünmek.

Cast about : Düşünmek. Aranıp durmak. Arayıp sormak. Sıkıntıyla aramak. Volta vurmak. Dolanıp aramak. Çare aramak. Araştırmak.

Cogitated : Ciddi olarak düşünmek. Dikkatle düşünmek. Düşünmek. Kavram yaratmak. Düşünüp taşınmak. İcat etmek. Enine boyuna düşünmek. Bulmak. İyice düşünmek.

Premeditated synonyms : wilful, calculate, charted, aforethought, plotted, cut and dried, willful, premeditates, calculates, envisage, concert, arrange, chart, discounting, deliberate, blueprinted, conceive, conceives, contrives, cogitating, blueprinting, envisaged, think ahead, premeditating, cogitates, intendeds, envisaging, envisages, blue print, conscious, planned, prepense, contriving.

 

Premeditated zıt anlamlı kelimeler, Premeditated kelime anlamı

Unintended : Kasıtsız. İstemeden yapılan.

Unplanned : Planlanmamış. Plansız. Hesapsız.

Unpremeditated : Önceden planlanmamış. Kasıtsız. Önceden tasarlanmamış.