Prepossessions türkçesi Prepossessions nedir

  • Taraf tutma.
  • Önyargı.
  • Aklını kurcalama.
  • Etki altında kalma.
  • Kafaya takılma.

Prepossessions ingilizcede ne demek, Prepossessions nerede nasıl kullanılır?

Prepossession : Meyil. Taraf tutma. Aklını kurcalama. Tarafgirlik. Peşin hüküm. Kafaya takılma. Önyargı. Etki altında kalma.

Prepossessing : Hoş. Tatlı. Alımlı. Cazibeli. Çekici.

Unprepossessing : Sevimsiz. Çekici olmayan. İtici. Cazibesiz.

Prepossess : Gönlünü çelmek. Çekmek. Olumlu bir şekilde etkilemek. Cezbetmek. Meşgul etmek. Aklını çelmek. Etkilemek. Zihnini meşgul etmek. Aklını kurcalamak. Kafasına takılmak.

Prepossessed : Cezbetmek. Etkilemek. Aklını kurcalamak. Kafasına takılmak. Aklını çelmek. Çekmek.

Prepossesses : Çekmek. Kafasına takılmak. Etkilemek. Olumlu bir şekilde etkilemek. Aklını kurcalamak. Zihnini meşgul etmek. Aklını çelmek. Cezbetmek.

Be prepossessed by : -den olumlu bir şekilde etkilenmek. Kendini kaptırmak.

İngilizce Prepossessions Türkçe anlamı, Prepossessions eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Prepossessions ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Prejudicing : Zarar vermek (hukuk terimi). Önyargı verdirmek. Önyargılı olmasına neden olmak. Haksız hüküm verdirmek. Kayırma. Zayıflatmak. Etkilemek. Peşin yargı. Etki altında bırakmak.

 

Parti pris : Peşin hüküm.

Favoritism : Kayırıcılık. İltimas. Adam kayırma. Kayırmacılık. Belli bir birey, küme, düşünce ya da uygulamayı, bir başkasıyla karşılaştırıp aralarında bir seçim yapmak gerektiğinde nesnellikten uzaklaşıp yan tutma. İltimasçılık. Adam kayırmacılık.

Prejudices : Zarar (hukuk terimi). Sakınca (hukuk terimi). Önyargılar. Peşin hüküm.

Sidings : Yan hat. Cephe giydirme. Kör hat. Manevra hattı. Binaların dış yüzünü kaplama. Binanın dış yüzünü oluşturan kaplama. Dış kaplama. Dış cephe kaplaması. Tarafçılık.

Retrieval : Yeniden alma. Tekrar ele geçirme. Yeniden düzeltme. Yeniden ele geçirme. Yeniden kazanma. Kurtarma. Bulup getirme. Bilgi bulma. Telafi etme. Bilgi çıkarma.

Prepossession : Peşin hüküm. Tarafgirlik. Meyil.

Prejudice : Etki altında bırakmak. Zayıflatmak. Önyargı verdirmek. Peşin yargı. Peşin hüküm. Zarar vermek. Önyargılı olmasına neden olmak. Etkilemek.

Opinion : Görüş. Kanı. Takdir. Fikir. Nazar. Teşhis. Adli davada bilirkişilerin verdikleri fikirler. Sosyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Kanaat. Düşünce.

Partialities : Tarafgirlikten ileri gelen haksızlık. Yeğleme. Asabiyet. Düşkünlük. Kısmilik. Kısmiyet. Özel sevgi. Yan tutma. Yanlılık.

Prepossessions synonyms : preconceived notion, preconceived opinion, preconceived idea, prejudgment, forejudgment, biassing, forejudgement, preoccupancy, tendentiousness, recovery, bias, preconceptions, prejudgement, advocacies, favouritism, advocacy, sentiment, jaundices, partiality, prejudgments, jaundice, preconception, siding, view, forejudge, thought, persuasion.

Prepossessions zıt anlamlı kelimeler, Prepossessions kelime anlamı

Unattractive : Çekici olmayan. Gösterişsiz. Sevimsiz. İtici. Albenisiz. Çirkin. Cazibeli olmayan. Tipsiz. Alımsız. Cazibesiz.