Presample türkçesi Presample nedir

  • Bir anaörneğin büyüklüğünü saptamak ya da örnekleme tasarımının içerdiği kaçınıları kestirmek üzere bir kılavuz araştırmada kullanılan küçük boyutlu sınama örneği, bk. örnek büyüklüğü.
  • Önörnek.

Presample ingilizcede ne demek, Presample nerede nasıl kullanılır?

Presage : İstikbale ait belirti. Habercisi olmak. Önceden haber vermek. İçine doğmak. Önceden görmek. -e işaret etmek. Kehanette bulunmak. İçine doğma. -e alamet olmak. Kehanet.

Presaged : -e işaret etmek. İçine doğma. Önceden görmek. Malum olmak. İçine doğmak. Kehanet. Kehanette bulunmak. Önceden haber vermek. -e alamet olmak. İstikbale ait belirti.

Presages : Kehanette bulunmak. Önceden görmek. Kehanet. -e alamet olmak. Malum olmak. İçine doğmak. İstikbale ait belirti. Önceden haber vermek. İçine doğma. -e işaret etmek.

Presaging : Kötüye işaret. Önceden görmek. Kehanette bulunmak. Önceden haber vermek. İçine doğmak. Malum olmak.

Impresa : Amblem.

Impresario : Menejer. Temsil düzenleyen kişi. Menajer. Emprezaryo. İmpresaryo.

Impresarios : Temsil düzenleyen kişi. İmpresaryo. Menajer. Menejer. Emprezaryo.

İngilizce Presample Türkçe anlamı, Presample eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Presample ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Preface : -e ile başlamak. Önsöz ile başlamak. Önsöz yazmak. Önsözünü yazmak. Giriş yapmak. Kitabın amacını, konusunu, işleniş biçimini açıklayan ve (ya da) hazırlanmasında emeği geçen kişileri anan yazı. Mukaddeme. Başlangıç. Mukaddime.

Premise : Temel dayanak. Sayıltı. Dayanak çekidi. Mukaddem. Önerme. Terim. Öncül. Kaziye. Mukaddeme. Tümdengelimci bir dizgede kanıtsav ya da vargıların dayanağı olan ve daha önce kanıtlanmış savlardan ya da önsayıtlardan her biri.

Document : Genellikle kalıcı nitelikte ve kişi ya da makinece okunabilen bir veri ile bunun yazılı olduğu veri ortamı. Belge ile kanıtlamak. Dipnotlar koymak. Yazıyla kanıtlamak. Doküman. Belgelere dayandırmak. Bilgisayar, bilişim alanlarında kullanılır. Dokümante etmek. Belge. Bir araştırmada bilgi kaynağı olarak başvurulan ve çeşitli kamu ya da özel kişi ve kuruluşlarca derlenmiş, yayınlanmış ya da yayınlanmamış veriler.

Introduction : Girizgah. Tanıtma. Bilgisayar, edebiyat, ekonomi alanlarında kullanılır. Kılavuz kitap. Başlangıç. Tanıştırma. Önanamal. Önsöz. Takdim. Getirme.

Papers : Evrak.

Precede : Önünde gitmek. -den önde yer almak. Önünde olmak. -den üstün olmak. Önce olmak. Üstün olmak. -den önce gelmek. Önce davranmak. Önde olmak. Önce gelmek.

Introduce : Ortaya çıkarmak. İlk kez getirmek. Sunmak. Başlamak. İçeri sokmak. Tanıştırmak. Uygulamaya koymak. Uygulamak. Takdim etmek. Lanse etmek.

Presample synonyms : written document.