Presaged türkçesi Presaged nedir

  • Malum olmak.
  • -e işaret etmek.
  • Önceden haber vermek.
  • İstikbale ait belirti.
  • Kehanet.
  • -e alamet olmak.
  • Kehanette bulunmak.
  • Önceden görmek.
  • İçine doğmak.
  • İçine doğma.

Presaged ingilizcede ne demek, Presaged nerede nasıl kullanılır?

Presage : İçine doğmak. -e alamet olmak. Önceden görmek. İçine doğma. Kehanet. Önceden bildirmek. İstikbale ait belirti. Habercisi olmak. -e işaret etmek. Malum olmak.

Presages : Kehanet. İçine doğma. -e işaret etmek. İçine doğmak. Kehanette bulunmak. Malum olmak. İstikbale ait belirti. Önceden haber vermek. -e alamet olmak. Önceden görmek.

Presaging : Önceden görmek. Önceden haber vermek. Kehanette bulunmak. İçine doğmak. Malum olmak. Kötüye işaret.

Presample : Bir anaörneğin büyüklüğünü saptamak ya da örnekleme tasarımının içerdiği kaçınıları kestirmek üzere bir kılavuz araştırmada kullanılan küçük boyutlu sınama örneği, bk. örnek büyüklüğü. Önörnek.

Impresa : Amblem.

Impresarios : Menajer. Menejer. Emprezaryo. Temsil düzenleyen kişi. İmpresaryo.

Presbyopic : Presbit. Yaşlanmadan dolayı miyoplaşmış.

Cottonseed pres flats : Pamuk tohumu pres pulcukları. Pamuk tohumundan bir mekanik işlem (pres) yoluyla yağ ayrıldıktan sonra geriye kalan, tohum içi, bir miktar linter, kabuk ve yağdan oluşan, en az % 36 ham protein içermesi gereken öğütülmemiş bir ürün.

 

Presbyopia : Presbitlik. Yaşlılarda miyopluk.

Fermentation pres cake : Fermantasyon pres keki. Pencillium, streptomyces, sitrik asit vb. fermantasyonlarından elde edilen miselyumun süzülüp kurutulmasından oluşan bir ürün.

İngilizce Presaged Türkçe anlamı, Presaged eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Presaged ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Foreshows : Önceden göstermek. İlahi ilham vasıtasıyla önceden haber vermek. Belirtisi olmak. Tahminde bulunmak.

Divination : Geleceği görme veya tahmin etme. Fal. Sezme. Uzak bir yerde ya da gelecekte oluşacak olayları önceden saptayarak gerekli önlemleri almak amacıyla, yetenekli ya da yeteneksiz kişi ve toplulukların büyüsel, dinsel, simgesel eylemlerden yararlanarak yaptıkları, kökenleri tarihin temeline dayanan sözde haber verme işi. bk. hava bakısı, horoz bakısı, un bakısı, tuz bakısı, dölüt örtüsü bakısı. Tahmin. Bakı. Keşif.

Betiding : Meydana gelmek. Başına gelmek. Haber vermek. Ortaya çıkmak. Olmak.

Braced : Bağlamak. Desteklenmiş. Neşelendirmek. Desteklemek. Zindeleştirmek. Hazırlanmış. Güçlendirmek. Desteklenen. Germeli. Canlandırmak.

Clairvoyance : Esin. İlham. Basiret. Geleceği görebilme gücü. Altıncı his. Keskin gözlülük. Falcılık. Görülemeyen şeyleri görme yeteneği. Sağgörü.

Auspice : Kuş falı. Fal.

Signalizing : İşaretle bildirmek. Karakterize etmek. Göstermek. İşaret etmek. Sinyalize etmek. Bildirmek. Belirginleştirmek. Meşhur etmek.

Processed : İşlenmiş. İşleme tabi tutulan. İşlendi. İşlem görmüş. Yönlendirmek. İşlenen. Alaya katılmak (geçit).

 

Augury : Fal. Falcılık. İşaret. Kahinlik. Alamet.

Foreshowed : Tahminde bulunmak. Önceden göstermek. Belirtisi olmak. İlahi ilham vasıtasıyla önceden haber vermek.

Presaged synonyms : oven ready, up, denounced, have a hunch, guess, forefeel, embattled, denouncing, fitted out, guessed, clairvoyances, foreruns, bodement, foreseeing, foresees, boded, auguring, omen, omens, imply, denounces, divines, divine, divinations, foretell, argues, inclined, forebodings, oracles, portend, presentiments, premonitions, divining.

Presaged zıt anlamlı kelimeler, Presaged kelime anlamı

Unprepared : Hazırlıksız. İhtiyatsız. Önceden hazırlanmamış. Hazırlanmamış.

Unready : Hazır değil. Hazır olmayan. Hazırlıksız. Çabuk davranmayan. Ağırkanlı.

Unwilling : Zoraki. Hevessiz. Gönülsüz. İnatçı. Boyun eğmeyen. Kafasının dikine giden. İsteksiz.