Signalizing türkçesi Signalizing nedir

Signalizing ingilizcede ne demek, Signalizing nerede nasıl kullanılır?

Signalization : Açık tanımlama. Dikkat çekici ve göze çarpan hatırı sayılır önemli yapma eylemi. Sinyalizasyon. Aşikar belirti (ayrıca signalisation). Önem verme hareketi.

Signalize : İşaret etmek. Meşhur etmek. İşaretle bildirmek. Karakterize etmek. Göstermek. Belirginleştirmek. Sinyalize etmek. -e işaret etmek. Bildirmek.

Signalize oneself by : Sivrilmek.

Signalized : Meşhur etmek. Belirginleştirmek. İşaretle bildirmek. Sinyalize etmek. İşaret etmek. Bildirmek. Karakterize etmek.

Signalizer : Işıkla ya da görünmeyen akımmıknatıssal ve sesüstü dalgalarla bilgi yayan araç. İmleyici.

Switching signalization : Anahtarlama sinyalleşmesi. Anahtarlama sinyali eşmesi. Anahtarlama imleşimi.

Wideband signaling : Geniş bantlı sinyalleşme.

In band signaling : Bantiçi imleşim.

Data signaling rate : Veri iletişim hızı.

Out of band signaling : Bantdışı imleşim.

İngilizce Signalizing Türkçe anlamı, Signalizing eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Signalizing ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Crystalized : Kristal hale getirmek. Kristalize. Şekil almak veya biçimlenmek. Anlaşılmaz olması nedeniyle açıklığa kavuşturmak (ayrıca crystalise). Şekil alma veya biçimlendirilmesine neden olmak. Açıklık getirmek. Kristalize edilmiş. Kristalleştirmek. Kristal hale gelmesine neden olmak.

Crystallize : Tebellür etmek. Belirginleşmek. Aydınlığa kavuşturmak. Kristalize etmek. Işık tutmak. Kristalleştirmek. Billurlaştırmak. Açıklığa kavuşturmak. Billurlaşmak.

Recording : Kayda geçme. Yazıcı. Kayıt. Bir görüşmede yanıtlayıcının yaptığı sözlü açıklamaların ölçünlü ve yazılı bilgilere dönüştürülmesi. Bant. Zabıt. Ses kaydı. Yazım. Kaydeden. Zapta geçme.

Hallmarks : Nitelik. (altın veya gümüş ayar) damga basmak. Özellikli yapmak. Ayar damgası. Altın ile gümüşten yapılan şeylere basılan resmi ayar damgası. Alamet-i farika. Kalite işareti. Ayar damgası basmak. Ayırıcı özellik. Ayar damgası vurmak.

Betoken : Belirtisi olmak.

Radio beacon : Radyofar. Telsiz parıldağı. Radyo parıldağı. Radyo sinyal vericisi. Radyo biykın.

Signal : Yapım imleri. Sinyal. Dikkate değer. Açık. Fiziksel bir olaya bağlı olan ve veri taşıyan, zamana bağımlı bir değer. Uzaktan anlaşmak için öngörülen biçimde alıp verilen im. Uyarıcı gösterge. İşaret vermek.

Communication : İletiliş. Düşünce ve duyguların bireyler, toplumsal kümeler, toplumlar arasında söz, el-kol devimi, yazı, görüntü vb. aracılığı ile değiş tokuş edilmesini sağlayan toplumsal etkileşim süreci. Ulaşım. Haber. Bir yerden, bir kişiden, bir makineden bir başkasına, herhangi bir ortamdan yararlanarak bilgi gönderme. Haberleşme. Bir düşüncenin, bir duygunun yüz anlatımı, el, kol ve baş hareketleri, konuşma yoluyla ya da yazı, telefon, radyo, televizyon gibi bildirişim araç ve gereçlerinden yararlanarak bir kimseden başka bir kimseye iletimi. Bildirişim. Mesaj. Bir bilginin, bir haberin, bir niyetin, bir konuşmanın ilkel veya gelişmiş bir işaret sisteminden yararlanılarak bir zihinden başka bir zihne yahut da bir merkezden başka bir merkeze ulaştırılması. dil en önemli iletişim aracıdır.

 

Beam : Gözleri parlamak. Yatay ağaç. Işın. Parlamak. Işık demeti. Elektromagnetik ışınımın veya parçacıkların tek yönlü ya da yaklaşık olarak tek yönlü akışı. Kiriş. Yayılmak. Yayın yapmak. Sinyal vermek.

Denote : Anlamına gelmek. Göstermek (belirtmek vb). Adı olmak. İşareti olmak. Belirtmek. İfade etmek. Delalet etmek. Simgelemek.

Signalizing synonyms : input signal, electronic signal, high sign, signalize, affirm, boded, announces, sign, crystallizing, acquainting, signalized, signalizes, connoted, acquaints, presage, ticktack, betokening, feature, denotes, concretize, designate, beckoned, popularizing, crystallizes, starting signal, characterises, be indicative of, threaten, start, popularize, drumbeat, threatens, presages.