Price band türkçesi Price band nedir

  • İktisat alanında kullanılır.
  • Fiyat aralığı.
  • Taşınır değerler borsasında hisse senedinin bir seansta belirlenen en alt ve en üst fiyat düzeyleri. bir malın fiyatının perakende ya da toptan satış biçimine göre belirli bir aralıkta olması.

Price band ingilizcede ne demek, Price band nerede nasıl kullanılır?

Price : Fiyatını belirlemek. Bir mal ya da işin para ile olan değişim değeri. paranın mal birimini kapsayan eder. Bedel. Fiyat. Bir birim mal, hizmet ya da üretim faktörü ile satın alınabilecek para miktarı, diğer bir deyişle bir birim mal, hizmet ya da üretim faktörünün parasal değeri. Bilgisayar, iktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Bir malın ya da işin karşılığı olan değer, fiyat, denklik. Karşılık. Fiyat koymak. Değer biçmek.

Band : Çemberlemek. Çete. Boş film yapımında kullanılan, üzeri duyarkatla örtülü, çok geniş bir tabandan film boylarına göre istenilen ende kesilmiş parçalardan her biri. bir filmin, boşfilmden dolu filme kadarki bütün çeşitlerini anlatır genel terim. henüz birleştirilmemiş ses ve görüntü taşıyan filmler. (kötü anlamda) dikkate değer hiç bir özellik taşımayan, sıradan sinema yapıtı. Bir izgenin iki sıklık değeri arasında kalan ışınım bölgesi. Birleşmek. Ağın üst kenarında, içinden germe telinin geçtiği uçkurluk. Bant. Orkestra. Mızıka. Kayış.

 

Price and support information : Ücret ve destek bilgisi.

Price appreciation : Fiyat takdiri. Fiyat biçme. Satağa yeni sürülen bir mala satış ederi koyma, satılacak mala, tümdeğer göz önünde tutularak değer biçme. Eder biçme.

Price awareness : Alıcıların satın alacakları mallar ve bu mallara alternatif malların fiyatları hakkında sahip oldukları bilgi düzeyi. Fiyat bilinci.

Price blockage : Fiyat dondurma. Fiyatların artmasının idari bir kararla belirli bir süre için engellenmesi.

İngilizce Price band Türkçe anlamı, Price band eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Price band ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A shift in supply : Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması. Sunum kayması.

Ability to pay principle : Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi. Ödeme gücü ilkesi.

A shift in demand : Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. İstem kayması.

 

Abolition of forced labour convention : Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi. Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi.

Abnormal budget expenditures : Olağanüstü bütçenin giderleri. Olağanüstü bütçe gideri.

Ability to pay approach : Güç yaklaşımı. Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı.

A shift in individual demand : Bireysel istem kayması. Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

Ability rent : Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı. Yetenek rantı.

A change in individual demand : Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. Bireysel istem kayması.

A change in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

Price band synonyms : a type mutual funds, abnormal budget, a pass through certificate, abnormal budget receipts, a group shares, a change in supply, price range.