Price increase türkçesi Price increase nedir
- İktisat alanında kullanılır.
- Mal, hizmet ve üretim faktörü fiyatının artırılması.
- Zam.
- Fiyat artışı.
Price increase ile ilgili cümleler
English: The East Asian economies were hit hard by energy price increases.
Turkish: Doğu Asya ekonomileri enerji fiyat artışlarından çok etkilenmiştir.
English: Price increases explain the difference between the real and nominal growth rates.
Turkish: Fiyat artışları reel ve nominal büyüme oranları arasındaki farkı açıklar.
English: We haven't had a price increase in the last five years.
Turkish: Son beş yıldır fiyat artışımız yok.
Price increase ingilizcede ne demek, Price increase nerede nasıl kullanılır?
Price : Karşılık. Rüşvet. Bilgisayar, iktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Bir mal ya da işin para ile olan değişim değeri. paranın mal birimini kapsayan eder. Ücret. Fiyatlandırmak. Fiyatını belirlemek. Bedel. Fiyat. Eder.
Increase : Artış. Yükseltmek. Yükselmek. Üremek. Artma. Artmak. Yükseklik, herhangi bir mal ya da nesneye ilişkin değerin arttırılması. Büyümek. Artışa geçmek. Zam yapmak.
Price and support information : Ücret ve destek bilgisi.
Price appreciation : Fiyat biçme. Fiyat takdiri. Satağa yeni sürülen bir mala satış ederi koyma, satılacak mala, tümdeğer göz önünde tutularak değer biçme. Eder biçme.
Price awareness : Alıcıların satın alacakları mallar ve bu mallara alternatif malların fiyatları hakkında sahip oldukları bilgi düzeyi. Fiyat bilinci.
Price band : Fiyat aralığı. Taşınır değerler borsasında hisse senedinin bir seansta belirlenen en alt ve en üst fiyat düzeyleri. bir malın fiyatının perakende ya da toptan satış biçimine göre belirli bir aralıkta olması.
İngilizce Price increase Türkçe anlamı, Price increase eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Price increase ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Raising : Tüylendirme. Şardonlama. Kendini bilen. İlave. Yükselen. Kaldırma. Yetiştirme. Yükseltme. Kabartma. Yükseklik, herhangi bir mal ya da nesneye ilişkin değerin arttırılması.
Additions : Eklenti. Toplama. Ek. Katılma. Ekleme. İlave. Katılan şey. Katıntılar.
A shift in supply : Sunum kayması. Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması.
Abolition of forced labour convention : Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi. Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi.
A shift in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.
A type mutual funds : Ağırlıklı olarak hisse senetlerinden oluşan ve iç tüzüklerinde (esas sözleşmelerinde) asgari sınırları belirtilmek koşuluyla, portföy değerinin en az % 25ini özelleştirme kapsamına alınan kamu iktisadi teşebbüsleri dahil türkiyede kurulmuş ortaklıkların hisse senetlerine bağlanmış olan uzun vadeli yatırım fonu. A tipi yatırım fonu ortaklığı. A tipi yatırım fonu.
Markups : Zamlar. Perakende fiyat farkı.
Abnormal budget expenditures : Olağanüstü bütçenin giderleri. Olağanüstü bütçe gideri.
Raisings : Kendini bilen. Kaldırma. Tüylendirme. Yükseltme. Şardonlama. Yetiştirme. Yükselen. Kabartma. İlave.
A shift in individual demand : Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. Bireysel istem kayması.
Price increase synonyms : a pass through certificate, pay raise, increase in price, ability rent, raises, a change in demand, a change in supply, raise, additional charge, incrementing, a group shares, abnormal budget, accession, rise, rise in price, a change in individual demand, ability to pay approach, increment, abnormal budget receipts, price increasing, ability to pay principle, markup, salary increase, accessioning.

Bu kısımda Price increase kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Price increase ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Price increase anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Price increase ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.