Price transparency türkçesi Price transparency nedir
- İktisadi karar birimlerinin fiyatlara ilişkin tüm bilgilere eşit erişime sahip olduğu durum. iktisadi karar birimlerinin fiyatlara ilişkin tüm bilgilere erişme derecesi.
- Fiyat saydamlığı.
- İktisat alanında kullanılır.
Price transparency ingilizcede ne demek, Price transparency nerede nasıl kullanılır?
Price : Ücretlendirmek. Bedel. Bir birim mal, hizmet ya da üretim faktörü ile satın alınabilecek para miktarı, diğer bir deyişle bir birim mal, hizmet ya da üretim faktörünün parasal değeri. Değer. Fiyat koymak. Bilgisayar, iktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Bir malın ya da işin karşılığı olan değer, fiyat, denklik. Karşılık. Değer biçmek. Kıymet.
Transparency : Piyasanın durumu veya herhangi bir iktisadi olay, gelişme veya düzenleme hakkında, herkesin tam bilgi sahibi olması. krş. bakışımsız bilgi bk. mali saydamlık bk. finansal saydamlık. Slayt. Saydamlık. Geçirgenlik özelliği. Berraklık. Diyapozitif. Tiyatro konuşmasında ünsüz harfleri birbirinden kesin olarak ayırdetmek, arka düzeyin görülmesini sağlayan efekt. Kamuyu aydınlatma. Işığı geçirebilme özelliği. Fizik, iktisat, tiyatro alanlarında kullanılır.
Price and support information : Ücret ve destek bilgisi.
Price appreciation : Fiyat takdiri. Fiyat biçme. Satağa yeni sürülen bir mala satış ederi koyma, satılacak mala, tümdeğer göz önünde tutularak değer biçme. Eder biçme.
Price awareness : Fiyat bilinci. Alıcıların satın alacakları mallar ve bu mallara alternatif malların fiyatları hakkında sahip oldukları bilgi düzeyi.
Price band : Fiyat aralığı. Taşınır değerler borsasında hisse senedinin bir seansta belirlenen en alt ve en üst fiyat düzeyleri. bir malın fiyatının perakende ya da toptan satış biçimine göre belirli bir aralıkta olması.
İngilizce Price transparency Türkçe anlamı, Price transparency eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Price transparency ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Abnormal budget receipts : Olağanüstü bütçe harcamalarını karşılamak için, söz konusu dönemde ek harç, vergi ve borçlanma gibi yollarla elde edilen gelir. Olağanüstü bütçe geliri.
A change in individual demand : Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. Bireysel istem kayması.
A change in supply : Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması. Sunum kayması.
A shift in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.
A pass through certificate : Taşınmaz rehniyle sağlanmış bir kişisel alacak karşılığında alacak sahibi finansal kurum tarafından çıkarılan değerli kağıt. Tutsat senedi.
Abolition of forced labour convention : Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi. Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi.
A group shares : A grubu hisse senedi. Şirkete sonradan ortak olanlardan farklı olarak, şirketin ilk kurucularına genellikle kara iştirak ve oy kullanmayla ilgili haklar veren ayrıcalıklı hisse senedi türü.
Abnormal budget expenditures : Olağanüstü bütçenin giderleri. Olağanüstü bütçe gideri.
Ability to pay approach : Güç yaklaşımı. Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı.
Ability to pay principle : Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi. Ödeme gücü ilkesi.
Price transparency synonyms : abnormal budget, a type mutual funds, a shift in supply, a change in demand, ability rent, a shift in individual demand.

Bu kısımda Price transparency kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Price transparency ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Price transparency anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Price transparency ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.