Prime mover türkçesi Prime mover nedir
- Muharrik.
- Römork.
- İtici güç.
- Ana kuvvet.
- Fikir babası.
- Birincil hareket kası.
- İnsan tarafından üretilen doğal kuvvet.
- Ana işletici.
- Tırın öndeki çekici kamyonu.
- Çekici.
- Güç kaynağı.
- İşletici makine.
Prime mover ingilizcede ne demek, Prime mover nerede nasıl kullanılır?
Prime : En önemli. Aster sürmek. Astar çekmek. Asal. Nasıl cevap vermesi gerektiğini önceden söylemek (birine). Başlıca. Astar vurmak. Baş. En kaliteli. Ne söyleyeceğini öğretmek (tanığa).
Mover : Ev eşyası taşıma firması. Taşıma firması. Nakliyeci. Hareket ettiren. Taşıma şirketi. Teklif eden. Nakliye firması. Hareket ettirici. Nakliye şirketi. Taşıyıcı.
Prime a pump : Çalıştırmadan önce pompanın içine su akıtmak.
Prime cost : Maliyet fiyatı. Temel maliyet. Ön maliyet. Malın üretimi için gerekli işçilik ve ham madde maliyeti. Direkt maliyet. Asıl fiyat. Üretim maliyeti. Primer maliyet. Maliyet bedeli. Asıl maliyet.
Prime factor : Asal çarpan.
Prime field : Asal cisim.
İngilizce Prime mover Türkçe anlamı, Prime mover eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Prime mover ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Agitating : Kışkırtmak. Çalkalama. Çalkalamak. Karıştırma. Tekrar karma. Sarsmak. Üzmek. Sallamak. Altüst etmek.
Arrestive : İlginç. Dikkat çeken. Etkileyici. Alımlı.
Trailering : Sürüngen bitki. Fragman. Treyler. Gelecek program. Tanıtma filmi. Artbilgi. Treyler (kamyona veya traktöre takılan). Dorse. Motorlu bir taşıt tarafından çekilen motorsuz taşıt.
Propulsion : İleriye doğru sürme. İleriye sürme. Sevk. İleri itiş. Yürütme. İtme. Yürütücü güç. Tahrik.
Attractor : Cazibe merkezi.
Originator : Krediye kaynak sağlayan. Kaynak. İhraççı. Düzenleyene göre. Üretken kimse. Mucit. İcat eden kimse. Yaratan kimse. Yaratıcı.
Power plant : Enerji üretim tesisi. Enerji santrali. Santral. Elektrik santralı. Jeneratör. Elektrik tesisi. Çıngı santralı. Elektrik santrali. Dinamo.
Attractant : Hayvan ve böcekleri yuvalarından çıkararak öldürmek amacıyla kullanılan çekici ve hoş kokulu zehir. Çekici (madde). Çeken. Atraktant. Çeken madde. Atraktan.
Driving force : İtici kuvvet. Cesaret veren kişi. Sürükleyici kuvvet. Destekçi. Bir nesneyi ya da bir dizgeyi devindirmek için kullanılan kuvvet. Sürücü kuvvet. İtme kuvveti. Olayın arkasındaki insan.
Prime mover synonyms : propulsive force, breakdown lorry, motored, trailer, abetters, allured, power unit, impetus, alluring, affinitative, stimulant, abetter, cargo glider, trailers, moving, power supply, repulsion, motor, propellants, impulsion, attractants, driving power, appealing, bonnie, allure, impulsions, allures, impetuses, attracting, adorable, originators, attractive, propellant.

Bu kısımda Prime mover kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Prime mover ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Prime mover anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Prime mover ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.