Primps türkçesi Primps nedir

  • Kendine çeki düzen vermek.
  • Saçlarını taramak.
  • Taranmak.
  • Süslenip püslenmek.

Primps ingilizcede ne demek, Primps nerede nasıl kullanılır?

Primp : Saçlarını taramak. Kendine çeki düzen vermek. Süslenip püslenmek. Taranmak.

Primped : Kendine çeki düzen vermek. Saçlarını taramak. Taranmak. Süslenip püslenmek.

Primping : Taranmak. Vücudun tamamının ya da bazı kısımlarının temizlenmesi. Kendine çeki düzen vermek. Saçlarını taramak.

Prim and proper : Dikkatli ve kuralcı. Aşırı titiz (kuralcı). Aşırı kuralcı.

Prim of foreign exchange : Bir ülkenin dış ödemeleri için aranan serbest dövizi arttırmak amacıyla özel bir bilgi ve emek karşılığı sağlanan dövizler için devletçe kabul edilen ve ilgililerine ödenen özence. Döviz özencesi.

Primacies : Üstünlük. Önce gelme. Başpiskoposluk. Öncelik. Papalık. Önde gelme.

Prima : Kılavuz söz. Eskiden yazmalarda, bugün genellikte ansiklopedi ve sözlüklerde kullanılan, bir sayfanın son satırının sağ alt köşesine yazılan bir sonraki sayfanın ilk sözcüğü.

Prim : Çok dikkatli ve ağırbaşlı. Çok ciddi davranmak. Kuralcı. Formaliteci. Aşırı resmi. Aşırı düzenli. Aşırı ciddi. Fazla resmi. Biçimci. Bağnaz.

Prima donna : Baş kadın oyuncu (opera). Nazlı kimse. Zor beğenen kimse. Primadonna. Kendini beğenmiş kişi. Kaprisli. Opera'da başrolde oynayan kadın sanatçı. Baş kadın şarkıcı.

 

Primaeval : Dünyanın en eski çağlarına özgü. İlkel. Kadim. Tarihöncesi çağlara ait.

İngilizce Primps Türkçe anlamı, Primps eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Primps ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Overdressing : Çok kalın giyinmek. Kat kat giydirmek. Aşırı şık giyinmek. Giyimde aşırıya kaçmak. (çocuğu vb.) çok kalın giydirmek. Üst giysi. Giyinip kuşanmak. Çok şık giyinmek.

Overdress : Giyimde aşırıya kaçmak. Kat kat giydirmek. Giyinip kuşanmak. Çok şık giyinmek. Aşırı şık giyinmek. (çocuğu vb.) çok kalın giydirmek. Çok kalın giyinmek. Üst giysi.

Do : Büyük toplantı. İlgilenmek. Davranmak. Düzenlemek. Uymak. Düzeltmek. Ayağını kaydırmak. Parti. Dolandırmak (argo terim). Rol üstlenmek.

Instigate : Tahrik etmek. Fitlemek. Başlatmak. Önayak olmak. Ayağa kaldırmak. Teşvik etmek. (isyanın başlamasına vb) önayak olmak. Kundaklamak. Körüklemek. Ayartmak.

Induce : Kışkırtmak. Sebep olmak. Teşvik etmek. İkna etmek. Uyarmak. Kandırmak. Kandırıp yaptırmak. Tüme varmak. Kandırıp bir şey yaptırmak. İndüklemek.

Make : Yapılış şekli. Marka. Erişmek. Kapatmak (devreyi). -e neden olmak. Verim. Yapı. Biçim. Düdüklemek. Zorlamak.

Affect : Gibi davranmak. Tutmak. Sarsmak. Bozmak. Yaşamak ( de). Duyguları etkilemek. Poz yapmak. Üzmek. Tesir etmek. Etkilemek.

Fig up : Giyinip kuşanmak. Çok şık giyinmek. Aşırı şık giyinmek. Süslenmek.

Primps synonyms : comb oneself, primped, get, overdresses, impress, prink, inspire, fig out, propel, move, prinking, have, incite, strike, dress up, fancy up, primping, dressing up, motivate, cause, comb, deck out, actuate, prinked, primp, doll oneself up, stimulate.

 

Primps zıt anlamlı kelimeler, Primps kelime anlamı

Last : Tutmak. Herşeyden sonra. Tutunmak. Sürmek. Son şey. Sonuncu olarak. Son. Sonuncu. Yetmek. Bozulmamak.

Unready : Çabuk davranmayan. Hazır olmayan. Hazır değil. Ağırkanlı. Hazırlıksız.