Priorities türkçesi Priorities nedir
- Öncelikler.
- Öncelik.
- Rüçhan hakkı.
- Kıdem.
- Öncelik kaideleri.
Priorities ile ilgili cümleler
English: I have different priorities than you do.
Turkish: Ben senden daha farklı önceliklere sahibim.
English: Our priorities are wrong.
Turkish: Bizim önceliklerimiz hatalı.
English: Tom's priorities are different.
Turkish: Tom'un öncelikleri farklı.
English: Get your priorities straight.
Turkish: Önceliklerini açıklığa kavuştur.
English: There are some priorities in life.
Turkish: Hayatta bazı öncelikler vardır.
Priorities ingilizcede ne demek, Priorities nerede nasıl kullanılır?
Set priorities : Olayları halletmek için bir önem sırası vermek. Öncelikleri belirlemek.
Setting priorities : Çeşitli görevlerin önem sırasını belirleme. Öncelikleri belirleme.
Prioritisation : Öncelik verme. Önceliklendirme.
Prioritise : Öncelemek. Öncelik sırasına koymak. Önem sırasına göre sıralamak. Önem sırasına göre dizmek. Önceliklendirmek. Öncelik tanımak. Öncelik vermek. Ön planda tutmak. Önem sıralaması yapmak.
Prioritised : Öncelik verilmiş.
Priority level : Öncelik düzeyi.
Priority bond : Birinci inancalı borç belgiti. İlk kertede inancası olan borç belgiti.
Prioritises : Öncelik sırasına koymak. Öncelemek. Ön planda tutmak. Öncelik vermek. Önceliklendirmek. Önem sırasına göre dizmek. Önem sırasına göre sıralamak. Öncelik tanımak. Önem sıralaması yapmak.
Prioritising : Öncelik verme.
Priority indicator : Öncelik göstergesi.
İngilizce Priorities Türkçe anlamı, Priorities eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Priorities ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Range : Sıralı olmak. Seri (ürün vb). Menzil. Bölgede yaşamak. Uzanmak. Turlamak. Sürtmek. Tüketicinin bir malı satın almak için gitmeyi göze alabileceği en uzak mesafe, bir başka deyişle malların tüketiciye ekonomik olarak taşınabileceği en uzak mesafe. Nişan almak. Bir dağılımın yayılmasını ölçmek üzere başvurulan ve dizideki gözlemlerin uç değerleri ya da en yüksek gözlemle en düşük gözlem arasındaki ayrıma eşit olan değer.
Grade : Seviye. Türüne göre kimi zaman damarlarının sıklık ve paralellik düzeyinden doğan güzelliği ile, kimi zaman üzerindeki figürlerin düzgünlüğü ve çekiciliği ile ölçülen; bir taneden dört taneye kadar yan yana konulabilen a harfleri ile derecelendirilen; kerestenin fiyatı için belirleyici olan ağaç ve kereste özelliği. Not vermek. Rütbe. Derecelendirme yapmak. Sınıflamak. Eğim. Kademe. Meyil. Not vermek (sınav kağıdını veya ödevi okuyup).
Rank : Rütbelendirmek. Yer almak. Sıralama. Parametrik olmayan testlerde kullanılan bir işlem olup yalın bir dizideki n verinin küçükten büyüğe doğru dizilmesi ve en küçük verinin sıra numarasının 1 ve en büyük verinin sıra numarasının ise n olacak biçimde tüm verilere sıra numaralarının verilmesi işlemi. Sıra. Sıraca. Kademe. Gruptan biri sayılmak. Sınıf. Rütbe.
Anteriority : Tercih. Üstünlük. Önde olma.
Primacies : Önde gelme. Üstünlük. Başpiskoposluk. Önce gelme. Papalık.
Primacy : Üstünlük. Papalık. Önce gelme. Önde gelme. Başpiskoposluk.
Initiative : Girişkenlik. İnisiyatif. Girişim. Ön ayak olma. Yasa teklifinde bulunma hakkı. Önayak olma. İnsiyatif. Başkalarının yardımı olmadan karar verme yeteneği. Başlatan.
Preemption : Önce satın alma hakkı. Önalım. Herkesten önce satın alma hakkı. Ön alım hakkı. Önalım hakkı. Satın almada öncelik hakkı. Şufa hakkı.
Privilege : Öncelik hakkı. Bilgisayar, hukuk, iktisat, sosyoloji alanlarında kullanılır. Nasip. Müsaade. Muaf tutmak. Ayrıcalık. Şeref. Dokunulmazlık. Herhangi bir konuda, bir kişiye ya da kişilere belirli koşullarla tanınan hak. Ekonomik ve siyasal gücün eşitsiz dağılımından dolayı kimi birey ve toplumsal kümelerin elde ettiği; yasa ya da töreyle yaptırıma bağlanmış olan ya da olmayan üstünlük durumu.
Priorities synonyms : previousness, order, antecedency, place, prioritize, prioritise, privileging, seniorities, option to call, privileges, preferences, pre emptive right, precedences, priority, right of priority, preemptions, seniority, stock warrant, preferential right, refusal, antecedence, precedence, rate, refusals, precedency, preference.

Bu kısımda Priorities kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Priorities ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Priorities anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Priorities ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.