Initiative türkçesi Initiative nedir

  • Ön ayak olma.
  • Yasa teklifinde bulunma hakkı.
  • Öncelik.
  • Başkalarının yardımı olmadan karar verme yeteneği.
  • Önayak olma.
  • Girişkenlik.
  • İlk adım.
  • Başlangıç.
  • İnsiyatif.
  • Başlatan.
  • İnisiyatif.
  • Girişim.

Initiative ile ilgili cümleler

English: He opposes this initiative.
Turkish: O, bu girişime karşı çıkıyor.

English: Don't be shy about talking to the teacher; if you don't understand, use some initiative!
Turkish: Öğretmenle konuşmaktan çekinme, eğer anlamazsan biraz girişken ol!

English: He's just a petty hooligan, but if he had just a little more initiative, he could be a major criminal leader.
Turkish: O sadece küçük bir holigan ama sadece onun biraz daha inisiyatifi olsa, o büyük bir suç lideri olabilir.

English: This initiative strives to promote writing in Occitan.
Turkish: Bu girişim, Oksitanca yazmaya teşvik etmek için çaba göstermektedir.

Initiative ingilizcede ne demek, Initiative nerede nasıl kullanılır?

Ballot initiative : Genel halk kitlesi tarafından oylanan kamu politikası meselesi (genellikle bir vatandaşın dilekçesiyle başlatılır). Halk oylaması.

Mediterranean initiative : Akdeniz girişimi.

Take the initiative : İlk adımı atmak. Ön ayak olmak. Girişmek. İnisiyatifini kullanmak. İnisiyatifi ele almak. Önayak olmak. İnisiyatifi almak.

 

Taking the initiative : İlk adımı atmak. Girişmek. Önayak olmak.

Took the initiative : Komutayı alan. İnsiyatif alan. İşin başına geçen. Bağımsız bir şekilde birşeye başlayan.

Tumoral initiation : Tümör inisiyasyonu. Kanser yapıcı bir etki veya maddenin hücrede yol açtığı genomdan genoma geçebilen, kalıcı ve dönüşümsüz kalıtsal bozukluk, tümör inisiyasyonu. hedef hücrede dna hasarı oluşur. Tümör başlatılması.

Initiations : Başlama. Bilgili olma durumu. Kabul töreni. Başlatma. Üyeliğe kabul töreni. Öncülük yapma. Devreye girme.

Initiate : Göstermek. Önayak olmak. Yetiştirilmiş kimse. Üyeliğe kabul etmek. Başlamak. Ön ayak olmak. Sunmak. Öğretmek. Alıştırmak.

Initiation : Başlama. Girme. Başlatma. Eğitim, sosyoloji alanlarında kullanılır. Üyeliğe kabul töreni. Bireylerin ergin kişiliğe, belli yaş kümesine, kimi inanç kümelerine girişlerinde yapılan tören. Öncülük yapma. İlk adımını atma. Bilgili olma durumu. Erginleme.

Initiation codon : Bir polipeptit dizisindeki birinci aminoasidi kodlayan aug (bazen prokaryotlarda gug) kodonu. aug kodonu metiyonini, gug kodonu n-formil metiyonini kodlar. Rna sentezinin başlamasını sağlayan ilk kodon. Başlama kodonu. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Başlangıç kodonu.

İngilizce Initiative Türkçe anlamı, Initiative eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Initiative ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Cradle : Oturak. Beşiğe yatırmak. Büyütmek. Korumak. Trapezin oturma yeri. Beşikte sallamak. Kırık kemiğin sarıldığı tahta parçaları. Kızak (gemi). Yetiştirmek. Sakınmak.

 

Essay : Tecrübe etmek. Denemek. Yapmaya kalkışmak. Rapor. Tahrir. Yapmaya kalkışma. Numune. Tecrübe. Kalkışmak.

Fist : Yumruk atmak. El. El yazısı. Yumruk. Yumruklama. Teşebbüs. Muşta. Avuçlamak.

Preference : Tercih edilen şey. Belli kimi ülke malları için tanınan ve "en çok kayrılan ulus kuralı" dışında yalnızca o ülkelere uygulanan bildirmelik indirimi, bağışıklıklığı ya da nicelik kısıtlamalarının dışında tutulma gibi ayrıcalıklar a. bk. bildirmelik yeğlemeleri. Öncelik hakkı. Tercih. Gümrük, iktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Yeğleme. İktisadi karar biriminin herhangi bir kısıt olmaksızın farklı seçenekler arasında yaptığı sıralama. İmtiyazlı hisse senedi. Yeğ tutma. Tercih yapmak.

Precedences : Öncelik hakkı. Takaddüm hakkı. Öncelik sırası. Kıdem. Rüçhan. Önce olma. Üstünlük. Önde gelme. Önce gelme.

Seniorities : Üstlük. Eskilik. Kıdemlilik. Bir işte daha deneyimli ve daha eski olma. Bayrılık. Kıdem. Büyüklük. Yaşça büyüklük.

Birth : Veladet. Doğuş. Soy. Doğma. Türe özgü normal gebelik süresi sonunda yavrunun ve plasentanın döl yatağı içi ortamdan dış ortama geçiş süreci, yavrulama. Doğum. Yeni bir bebeğin dünyaya geliş olayı. Tevellüt. Kaynak. Köken.

Rudiments : En temel bilgiler. İlke. Esaslar. Temel bilgiler. En temel kurallar. Ön bilgiler. Temel.

Sociability : Toplumculluk. Bireyler ya da toplumsal kümeler arasındaki karşılıklı bağımlılık biçimleri. bireylerin küme yaşamı ile bütünleşme yeteneği, karşılıklı yardımlaşma yatkınlığı. Sosyallik. Girginlik. Sokulganlık. Sosyabilite.

Initiative synonyms : peace initiative, opening move, pioneering, previousness, business enterprise, bids, assertiveness, effort, commencements, precedence, instigative, anteriority, preferences, anlage, departure, efforts, doorway, seniority, start, first base, opening, go ahead, fists, initiatory, gumption, commencement, fling, da capo, initiators, antecedence, priorities, push, beginning.

Initiative zıt anlamlı kelimeler, Initiative kelime anlamı

Finish : Tüketmek. Son vermek. Bitmek. Mahvetmek. Gitar boya veya cilasının dışarıdan görünen katı. Yıkmak. Mükemmelleştirmek. Bitirmek. Cilalamak. Varış.

Closing : Yaklaşım. Uç. Kapat. Kapama. Kapanış. Kapatma. Kapatılıyor. Kapatıyor. Kapanma.

Initiative ingilizce tanımı, definition of Initiative

Initiative kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The right or procedure by which legislation may be introduced or enacted directly by the people, as in the Swiss Confederation and in many of the States of the United States. Preliminary. Inceptive. In others it is state-wide and includes the making of constitutional amendments. Initiatory. Introductory. Serving to initiate. An introductory step or movement. Chiefly used with the. The procedure of the initiative is essentially as follows: Upon the filing of a petition signed by a required number or percentage of qualified voters the desired measure must be submitted to a popular vote, and upon receiving the required majority (commonly a majority of those voting on the measure submitted) it becomes a law. In some States of the United States the initiative is only local. An act which originates or begins.