Prize possession türkçesi Prize possession nedir

  • En değerli şey.
  • En gözde şey.

Prize possession ingilizcede ne demek, Prize possession nerede nasıl kullanılır?

Prize : Değer biçmek. Manivela ile kaldırmak. Ödül olarak verilen. -e çok değer vermek. Su katılmadık. Takdir etmek. Ödül kazanan. Kanırtmak. Ödül. Ganimet almak.

Possession : Servet. Egemenlik. Mülk. Almak. Cinnet. Saplantı. Hakim olma. İyelik. Ç.mal mülk. Hüküm.

Prize matrix : Oyun kuramında bir karar sürecinde seçenekler, olaylar ve bunlara bağlı olarak elde edilecek ödüllerin tablo biçiminde gösterimi. Karar matrisi.

Prize winning bond : İkramiyeli tahvil. Tahvil satışını özendirmek amacıyla faiz ve erken satış primine ek olarak satın alanlara ikramiye veren tahvil.

Prized : Değerli. Değer vermek. Ganimet almak. Takdir etmek. Kaldıraçla kaldırmak. Değer verilen. Manivela ile açmak. Değer biçmek.

Prizefighter : Profesyonel boksör. Ödül için dövüşen boksör.