Proclaims türkçesi Proclaims nedir

Proclaims ingilizcede ne demek, Proclaims nerede nasıl kullanılır?

Proclaim : Açığa vurmak. Bildirmek. Yere göğe sığdıramamak. Duyurmak. Beyan etmek. Beyan. Belli etmek. İlan. İlan etmek. Açıkça göstermek.

Proclaimed : Duyurulmuş. Deklare. Deklara edilmiş. İlan edilmiş.

Proclaimer : İlan eden. Duyuran.

Proclaimers : Duyuran. İlan eden.

Proclaiming : Beyan. Belli etmek. Açığa vurmak. Bildirmek. Beyan etmek. Yere göğe sığdıramamak. İlan. İlan etmek. Yere göğe koyamamak. Duyurmak.

Proclivity : İnhimak. Eğilim. Eğim. Yatkınlık. Meyil.

Proclitic : Sonraki kelime ile söylenen sözcük. Vurgusuz sözcük.

Proclivities : Eğim. Eğilim. İnhimak. Meyil. Yatkınlık.

Self proclaimed : Kendini ilan eden. Kendinden menkul.

Unproclaimed : Bildirilmemiş. İlan edilmemiş. Deklare edilmemiş. Duyurulmamış.

İngilizce Proclaims Türkçe anlamı, Proclaims eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Proclaims ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Exalts : Göklere çıkarmak. Heyecanlandırmak. Sevindirmek. Yüceltmek. Artırmak. Övmek. Yükseltmek. Methetmek.

Trumpet : Boru çalmak. Çığlık. Fil sesi. Boru çalarak ilan etmek. Borazan. Trompet. Boru. Trompet çalmak. Borazan çalmak.

 

Announce : Okumak. Yüksek sesle bildirmek. Anons ettirmek. Adaylığını açıklamak. Anons yapmak. Tebliğ etmek. Anons etmek.

Advertisement : Tanıtı. Bir filmin izleyicisini çoğaltmak amacıyla çeşitli yollardan (gazete tanıtısı, radyo tanıtısı, el tanıtısı, vb.) yararlanılarak yapılan duyurular. tv. televizyon yoluyla yapılan tanıtı; bu tanıtı için hazırlanmış izlence. Tanıtım. Bilgisayar, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. El duyurusu. Duyuru. Reklam. Bir tiyatro oyununu duyurmak için dağıtılan, oyun, yazar, oyuncular üzerinde bilgi veren küçük boy duyuru.

Promulgate : Yürürlüğe sokmak. Kamuya açıklamak. Yayımlamak. Resmen ilan etmek. Yayınlamak. Neşretmek. Kamuya ilan etmek. Yaymak (inanç veya düşünce vb'ni).

Affirms : Olumlamak. Söylemek. Söz vermek. Onaylamak. İleri sürmek. Doğrulamak. Tasdik etmek. İddia etmek. Tekrarlamak.

Attest : Açıklamak. Onaylamak. İddia etmek. Delalet etmek. Kanıtı olmak. Kanıtlamak. Şahadet etmek (belgeyi imzalayarak bir şeyin doğruluğuna veya gerçekliğine). Doğrulamak.

Annunciation : Haber verme. Bildirme. Haber. İhbar. Cebrail meleğin meryem ana'ya isa peygamber'in vücut bulmasını bildirmesi. Bildiri. Tebliğ. Bu bildiri anısına yapılan kilise tatil günü. Duyuru.

Manifest : Manifesto. Apaçık. Toplumsal bir hareketin iktisadi, sosyal ve siyasal amaçlarının anlatıldığı belge. (manifesto cargo) gemi ile taşınan yükün içeriğini gösteren ve varılan yerin gümrük idaresine yapılan bildiri. Belirtmek. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Açığa çıkmak. Göstermek. Aşikar. Bildiri.

 

Lauds : Övmek. Yüceltme. Yüceltmek. Övme. Övgü. Methetmek. Methiye.

Proclaims synonyms : proclaiming, affirm, evincing, evinces, advertisements, acquaint, glorify, adverted, acquainting, blaze abroad, adverting, proclaim, advise, be declaratory of, expositions, announcements, annunciations, argue, come clean, declarations, asseverations, asseveration, announcement, advertizes, advertising, annunciating, attests, asseverated, give vent to, entitle, avowal, arguing, extol.

Proclaims zıt anlamlı kelimeler, Proclaims kelime anlamı

Criticize : Kritiğini yapmak. Ayıplamak. Tenkit etmek. Kritik etmek. Yermek. Eleştiri getirmek. Kusur bulmak. Değerini belirtmek için (birşeyi) incelemek. Eleştiri yöneltmek. Eleştirmek.

Undeclared : Açığa vurulmamış. Beyan edilmemiş. Açıklanmamış. Bildirilmemiş. Beyan edilmeyen.