Proclaimer türkçesi Proclaimer nedir
- Duyuran.
- İlan eden.
Proclaimer ingilizcede ne demek, Proclaimer nerede nasıl kullanılır?
Proclaimers : İlan eden. Duyuran.
Proclaimed : Deklara edilmiş. Deklare. Duyurulmuş. İlan edilmiş.
A state of emergency was proclaimed : Bir acil durum ilan edildi. Büyük çaplı bir felaket karşısında tepki olarak devletin yaptığı açıklama.
Self proclaimed : Kendini ilan eden. Kendinden menkul.
Unproclaimed : Duyurulmamış. Bildirilmemiş. İlan edilmemiş. Deklare edilmemiş.
Proclamations : Resmi olarak açıklama. Kanunun ilanı. Bildiri. Açıklama. Duyuru. Bildirge. Beyanname. Bildirme. İlan.
Emancipation proclamation : 1863'te tüm güney kölelerini serbest bırakan abd cumhurbaşkanı abraham lincoln tarafından verilen emir (1865'deki iç savaş sona erene kadar yürürlüğe girmemiştir). Özgürlük bildirgesi.
Proclamation : Bildirge. Açıklama. Beyanname. Bildirme. Duyuru. İlan. Resmi olarak açıklama. Bildiri. Kanunun ilanı.
Proclaim : Duyurmak. Açığa vurmak. Beyan etmek. İlan etmek. Açıkça göstermek. İlan. Yere göğe sığdıramamak. Bildirmek. Beyan. Yere göğe koyamamak.
Proclaiming : Açığa vurmak. Belli etmek. Beyan. Bildirmek. Yere göğe koyamamak. Yere göğe sığdıramamak. Beyan etmek. İlan etmek. İlan. Duyurmak.
İngilizce Proclaimer Türkçe anlamı, Proclaimer eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Proclaimer ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Declarer : Beyanname sahibi. Oyunu oynayan (briç). Beyan eden kimse.
Declarers : Beyan edenler. Oyunu oynayan (briç). Beyan eden kimse.
Enunciator : İfade eden. Tarif eden. Anlatan. Deklare eden kimse. Açık seçik veya anlaşılır tarzda konuşan kimse. Anons yapan kimse. İlan eden kimse. Sunucu. Telaffuz eden.
Entitle : Ünvan vermek. Yetki vermek. Hak etmek. Hak kazandırmak. Adlandırmak. Hak tanımak. Başlık koymak. Ad koymak. Ad vermek. Hak vermek.
Clarion : Açık. Temiz. Yüksek ses. Zurna. Yüksek (ses). İlan etmek. Duyurmak. Boru. Davulla zurnayla duyurmak. Boru sesi.
Exclaim : Bağırıp çağırmak. Diye bağırmak. Bağırmak. Çığlık atmak. Haykırmak. Çığlık koparmak. Feryat etmek.
Trumpet : Trompet. Boru. Bağırmak (fil). Borazan çalmak. Fil sesi. Bağırış. Trompet çalmak. Çığlık. Borazan. Boru çalmak.
Declare : İfade vermek. Açıklamak. Söylemek. Haber vermek. Afişe etmek. Deklare etmek. Beyan etmek. Fikrini belirtmek. İlan etmek. İddia etmek.
Enunciators : Sunucu. Anlatan. Beyan eden. İfade eden. Telaffuz eden. Tarif eden. Bildiren. Deklare eden kimse. Anons yapan kimse.
Proclaimer synonyms : proclaimers, crier, announcer, promulgate, criers, annunciatory, title, announcers.
Proclaimer zıt anlamlı kelimeler, Proclaimer kelime anlamı
Criticize : Eleştiri getirmek. Kritiğini yapmak. Eleştirmek. Tenkit etmek. Kritik etmek. Eleştiri yöneltmek. Ayıplamak. Kusur bulmak. Değerini belirtmek için (birşeyi) incelemek. Yermek.
Undeclared : Beyan edilmeyen. Açığa vurulmamış. Açıklanmamış. Bildirilmemiş. Beyan edilmemiş.
Proclaimer ingilizce tanımı, definition of Proclaimer
Proclaimer kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : One who proclaims.

Bu kısımda Proclaimer kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Proclaimer ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Proclaimer anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Proclaimer ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.