Proficient türkçesi Proficient nedir

Proficient ile ilgili cümleler

English: Ali is proficient in French.
Turkish: Ali Fransızcada yeterli.

English: He got very proficient in English in a few years.
Turkish: Birkaç yıl içinde İngilizcede uzmanlaştı.

English: He is proficient in both Spanish and Italian.
Turkish: O hem İspanyolcada hem de İtalyanca da yeterlidir.

English: Ali is a proficient marksman.
Turkish: Ali uzman bir keskin nişancıdır.

English: He is proficient in English.
Turkish: O, İngilizcede yeterlidir.

Proficient ingilizcede ne demek, Proficient nerede nasıl kullanılır?

Proficiently : Becerikli bir şekilde.

Proficiencies : Yeterlik. Beceriklilik. Maharet. Ustalık. Aşinalık. Uzmanlık. Meleke. Yeterlilik.

Proficiency : Aşinalık. Maharet. Ustalık. Uzmanlık. Yeterlik belgesi. Ehliyet. Yeterlilik. Yeterlik. Meleke. Beceriklilik.

Proficiency test : Yeterlik sınavı.

Improve proficiency : Bilgiyi arttırmak. Uzmanlaşmak.

İngilizce Proficient Türkçe anlamı, Proficient eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Proficient ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Builder : Bir yapının ya da kent ve kasabaların düzentasarlarının tümünün ya da bir bölümünün hazırlanmasını üstlenen kimse, yüklenici. Üstenci. Yapsatçı. Yapı ustası. Kurucu. Geliştirmen. Kendi adına veya sözleşmeciden devraldığı inşaat işini yapmakla yükümlü gerçek kişi. Yapı kurucu.

 

Facultative : İsteğe bağlı. Seçmeli. Çeşitli çevre koşullarında yaşayabilen. Zorunlu olmayan. Değişik koşullar altında yaşayabilme yeteneğine sahip olan. hücre içinde veya oksjensiz koşullar gibi özel bir çevrede de yaşama yeteneğinde olma. isteğe bağlı, mecburi olmayan. İhtiyari. Kaçınılmaz olmayan. Bilinçli. Fakültatif.

Skilled : Kalifiye. Yetişkin. Teknik bilgisi iyi olan. Eli yatkın. Deneyimli. Becerili. Ustalık gerektiren.

Agile : Atik. Kıvrak. Tetik. Çevik. Levent. Hareketli. Faal.

Deftly : Eli çabuk bir biçimde. Ustaca. Becerikli bir şekilde. Becerikli bir biçimde.

Adequately : Yeterli şekilde. Yeterli düzeyde. Yeterince. Layıkıyle. Layığı veçhile. Yeteri kadar. Yeterli derecede. Yeterli olarak. Layıkıyla.

Daedalian : Marifetli. Ustalıkla işlenmiş. Ustalıkla veya mahirane bir şekilde oluşturulmuş ya da çalışılmış. Zeki. Ustaca yapılmış. Hünerli. Yaratıcı.

Abler : Muktedir. Gücü yeten. Beceri gerektiren. Daha muktedir. Ebilen. Yapabilen.

Bonniest : Göze hoş görünen. Gürbüz. Güzel. İyi. Sağlıklı. Zarif. Hoş. Sıhhatli. Sevimli.

Proficient synonyms : aufait, dextrously, ables, amplest, deft, artisan, consultant, bonny, practiced, accomplished, don, canny, wise, artists, apt, wises, cleverest, experts, capable, dexterously, handiest, technical, clever, craftsmanly, skillful, craftsman, constructors, constructor, adroit, good, skillfully, handier, adepts.

 

Proficient zıt anlamlı kelimeler, Proficient kelime anlamı

Unskilled : Becerisiz. Dirayetsiz. Vasıfsız. Beceri gerektirmeyen. Maharetsiz. Kaba. Beceriksiz. Deneyimsiz. Niteliksiz. Hünersiz.

Proficient ingilizce tanımı, definition of Proficient

Proficient kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Versed. Possessed of considerable acquirements. Adept. A proficient in mathematics, music, etc. As, proficient in a trade. An expert. Well-skilled. Well advanced in any branch of knowledge or skill. An adept. One who has made considerable advances in any business, art, science, or branch of learning.